
İçindekiler
Markalar, marka sahiplerinin ürettiği ürünler veya hizmetler üzerinde bir nevi işletmelerinin kimliğini oluşturmaktadır. Kişiler bir ürün aldıklarında veya almayı düşündüklerinde hangi markanın ürünü olduğunu göz önünde tutmaktadırlar. Haliyle kalitesi ve güvenirliği ile bilinen bir markanın ürünü veya hizmeti daha çok tercih edilmektedir. Bunu bilen ve kolay yoldan kazanç sağlamak isteyen kötü niyetli kişiler kanunun izin verdiği ölçünün dışına çıkarak markayı izinsiz olarak kullanmakta ve marka hakkını ihlal etmektedirler. Bu durumda marka hakkı sahibi marka ihlali suç duyurusu yaparak markasını koruyabilmektedir.
Marka İhlali Suç Duyurusu
Ceza Hukukunda suçların soruşturulması ve kovuşturulması re’sen veya şikâyete bağlı olarak iki şekilde olabilmektedir. Bir suç hakkında soruşturma ve kovuşturma yapabilmek için şikâyette bulunulması gerekli ise bu durumunun kanunda açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nda düzenlenen marka ihlali suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabii suçlardan biridir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 30. maddesinin 6. fıkrasında “Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır” denilerek bu suçun ancak şikâyet edilmesi halinde soruşturulup kovuşturulacağı açıkça belirtilmiştir. Bu sebeple marka hakkının ihlal edildiğini iddia eden marka hakkı sahibi, ihlalin giderilmesi için bizzat savcılığa marka ihlali suç duyurusunda bulunmalıdır.
Sınai Mülkiyet Kanunu’nda marka ihlali suç duyurusu yapma süresi ayrıca düzenlenmemiştir. Bu halde Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesinin “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz” hükmü gereği 6 ay içerisinde şikâyette bulunulması gerekmektedir. 6 aylık şikâyet süresi marka hakkı sahibinin marka ihlalini ve failini öğrenmesinden itibaren başlamaktadır. Sürenin başlamasından itibaren 6 ay içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına yapılacak marka ihlali suç duyurusu markanın kim tarafından ve ne şekilde ihlal edildiği somutlaştırılarak yapılmalıdır.
Marka İhlali Suçu ve Cezası
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “marka hakkına tecavüz sayılan fiiller” başlıklı 29. maddesinde marka ihlali oluşturan durumlar sayılmıştır. Kanunun 30. maddesi ise “marka hakkına ilişkin cezai hükümleri”düzenlemektedir. Bu cezai hükümler özetle şu şekildedir:
- Başkasına ait marka hakkını iktibas veya iltibas yoluyla ihlal ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal eden ya da ihraç eden, ticari maksatla satın alan, elinde bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.
- Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.
- Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır.
- Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunmaktadır.
Marka ihlali suçunun meydana gelmesine sebep olan fiiller maddeden de anlaşılacağı üzere çeşitli şekillerde gerçekleşebilmektedir. Kanunda sayılan fiillerden birinin gerçekleşmesi halinde marka ihlali suçu oluşmaktadır. Fiillerin işlenişine göre marka ihlali suçu bakımından farklı yaptırımlar öngörülmüştür. Marka ihlali suçunun cezasız kalmaması için süresinde Cumhuriyet Başsavcılığına marka ihlali suç duyurusu yapmak gerekmektedir.
Marka Hakkının İhlali Cezası
Her suç bakımından birtakım müeyyideler öngörüldüğü gibi marka hakkının ihlal edilmesi de cezasız kalmamıştır. Ancak bir kişinin gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı marka hakkı ihlali edilirse, ihlalde bulunan hakkında ceza verilebilmesi için hakkı ihlal edilen markanın Türkiye’de tescil edilmiş olması şarttır. Bu şartı sağlamayan yani tescil edilmemiş olan markalara karşı ihlallerin gerçekleşmesi halinde herhangi bir ceza verilmemektedir. Türkiye’de tescil edilmiş bir markayı ihlal edenlerin ceza alması için ise hak ihlalini gerçekleştiren kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına marka ihlali suç duyurusu yapılması gerekmektedir.
Tescil edilmiş bir markanın haklarının ihlal edilmesi durumunda marka ihlali suçunun yaptırımları ve ceza miktarları da suçun işleniş biçimine ve kim tarafından işlendiğine göre değişmektedir. Yani cezaların farklılaşmasında fiillerin ağırlığı ve suçu işleyen kişi etkili olmaktadır. Örneğin yetkisi olmadan başkasının markasını bir başkasına devren kişi hapis cezası ve adli para cezası yaptırımları ile karşılaşırken tüzel kişiler bakımından aynı suçun işlenmesi halinde hapis cezası veya adli para cezası öngörülmemiştir. Tüzel kişiler için kendilerine özgü güvenlik tedbirlerine hükmedileceği belirtilmiştir. İhlalde bulunanların belirtilen cezaları almaları için marka ihlali suç duyurusunda bulunulmalıdır.
Marka hakkı ihlalinde bulunan kişilerin etkin pişmanlık hükmünden yararlanabilme imkânı da bulunmaktadır. Sınai Mülkiyet Kanunu’nu 30/7 ‘de etkin pişmanlık hükmü yer almaktadır. İlgili maddeye göre etkin pişmanlıktan yararlanmak için:
- Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş mal olmalı,
- Bu malı satışa arz eden veya satan kişi bu malı nereden temin ettiğini bildirmeli ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara el konulmasını sağlamalıdır.
Maddede belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde marka hakkına tecavüzde bulunan kişi hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanacak ve kişi hakkında cezaya hükmolunmayacaktır. Bu yüzden marka hakkını ihlal edenlerin cezasız kalmaması için zamanında marka ihlali suç duyurusu yapmak oldukça önemlidir.
Marka Hakkına Tecavüz Suçu
Marka hakkını ihlali suçu bir başka deyişle marka hakkına tecavüz suçu ve cezası daha öncesinde 556 sayılı kanun hükmünde kararname ile düzenlemekteydi. Daha sonrasında 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’nunda marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümlerin yer almasıyla birlikte bu suç ve cezası kanunilik ilkesine uygun şekilde düzenlenmiştir. Marka hakkına tecavüz suçunun oluşması halinde hak sahibi marka ihlali suç duyurusu yaparak şikâyette bulunabilecektir. Suçun oluşması için gerçekleşmesi gereken fiiller kanunda belirtilmiştir:
- Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üretmek hizmet sunmak, satışa arz etmek, satmak, ithal ya da ihraç etmek, ticari amaçla satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak (Bu fiillerin gerçekleşmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür)
- Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmaksızın kaldırmak (Bu fiillerin gerçekleşmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür)
- Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunmak (Bu fillerin gerçekleşmesi halinde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür)
Yukarıda sayılan ve marka hakkına tecavüz suçunu oluşturan fiillerin tüzel kişiler tarafından işlenmesi halinde ise tüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri uygulanmaktadır.
Kanun maddesinde belirtilen hareketlerden birinin gerçekleşmesi suçun oluşumu bakımından yeterlidir. Hangi hareket sonucu marka hakkının tecavüze uğradığı ancak cezai yaptırımın ağırlığının ve türünün belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır.
Genel çerçevesiyle anlattığımız marka ihlalinin gerçekleşmesi sonucunda markanın korunmasını sağlamak için marka ihlali suç duyurusu yaparak şikâyette bulunmak oldukça önemli bir husustur. Markanızın korunması ve zarara uğramaması için en iyi marka avukatları ve hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




