
Cayma hakkı ve caymaya itiraz davası 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 58’inci maddesinde düzenlenmektedir.
Eser Sahibinin Cayma Hakkı
Eser sahipleri ya da bununla bağlantılı hak sahibi, eser, icra veya yapımları üzerinde hak sahipliği olan kişiler 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan kaynaklanan mali haklarını kullanım için başkalarıyla yapacağı sözleşmede devretmekte veyahut kullanım konusunda bu kişilere ruhsat (lisans) sağlamaktadır. Sözleşmeyle mali hakkı devralan veya ruhsat sağlanan kişiler eser sahiplerine ya da bununla bağlantılı hak sahibi, eser, icra veya yapımlar üzerinde sahibi olan kişilere karşı yükümlülükler yüklenmektedir. Kişiler bu yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmeyerek kullanmaz ise, eser sahibi veya bağlantılı hak sahibi bu mali hakkın devrinden veya ruhsat (lisans) verilmesinden vazgeçebilecektir. Cayma hakkı kurucu etkiye sahip, bozucu yenilik doğuran bir haktır.
FSEK Cayma Hakkı
Cayma hakkı uyarınca mali bir hak veya ruhsat iktisap eden kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmediği hallerde işin mahiyetine göre münasip bir zaman içerisinde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanmaz ise ve bu sebeple eser sahibi ile bağlantılı hak sahibinin menfaatlerini esaslı surette ihlal ediyorsa eser sahibi veya bağlantılı hak sahibi sözleşmeden cayabilecektir.
Cayma hakkının kullanılması için öncelikle mali hak ve ruhsatın mevcut olması gerekmektedir. Cayma hakkı bakımından ruhsatın tipi (münhasır lisans/münhasır olmayan lisans) burada önem arz etmemektedir. Ayrıca mali hakkın veya ruhsatın hukuka uygun bir biçimde sözleşmeye konu hakların tek tek gösterildiği bir sözleşmenin imzalanmış olması gerekir.
Bir diğer ölçüt ise süredir. Mali bir hakkın kullanılması için taraflar belirli bir süre kararlaştırmış olabilir. Süre geçtikten sonra eser sahibi veya bununla bağlantılı hak sahibi sürenin dolduğunu bildiren ihtarnamesiyle, sözleşmeden cayabilecektir. Belirli bir sürenin kararlaştırılması halinde eser sahibi veya bağlantılı hak sahibinin artık mali hak veya ruhsat sahibine mehil vermesi gerekmemektedir.
Taraflar hakkın kullanılmasına dair aralarında bir süre kararlaştırmamışsa, kanunun lafzından hareketle mali hakları devralan veya bu hakları kullanma konusunda ruhsat elde eden kişiye işin mahiyetine, halin icabına göre uygun bir süre verilmesi gerekmektedir. Bu süre somut olayın koşullarına göre belirlenecektir. Bir tiyatro oyununun sahnelenmesi uzun aylar alabileceğinden veya bir kitabın basılması daha kısa bir sürede tamamlanabileceğinden somut olaylar dikkate alınarak mehil olarak farklı uzunlukta süreler tayin olunacaktır.
Cayma hakkının kullanılmasında bir diğer ölçüt ise gereği gibi faydalanmama koşuludur. Madde metninde hak ve salahiyetlerden gereği gibi faydalanılmamasından bahsedilmiştir. Bu faydalanmama hali hiç faydalanmama veyahut yeterince faydalanmama şeklinde ortaya çıkabilecektir. Gereği gibi faydalanmama hali eser sahibinin ya da bağlantılı hak sahibinin olumsuz davranışlarından kaynaklanmamalıdır. Örneğin hakkın kullanılması için eser sahibi veya bağlantılı hak sahibinin birtakım gereklilikleri yerine getirmesini gerektiriyor fakat eser sahibi veya bağlantılı hak sahibi bir türlü bu gereklilikleri yerine getirmiyorsa artık olumsuz davranışlardan bahsedilebilecektir. Olumsuz davranışlarda bulunulduğu takdirde eser sahibinin veya bağlantılı hak sahibinin cayma hakkını kullanması artık mümkün değildir.
Cayma hakkı kullanılırken dikkat edilmesi gereken bir diğer ölçüt ise menfaatlerin esaslı surette ihlali koşuludur. Menfaat kavramı hem maddi hem de manevi menfaati kapsamaktadır.
Eser sahibi veya bağlantılı hak sahibi bu hakkın devredildiği veya ruhsat verildiği kişinin hakkı kullanması için noter aracılığıyla münasip bir mehil vermesi de gereklidir. Burada mehil somut olayın kapsamına ve mehil verilecek konunun içerisinde bulunduğu sektörel koşullara bakılarak verilecektir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 58’inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibinin sözleşmedeki hakların kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil vermesi gerektiği açıklanmıştır. Hakkın kullanılması, iktisap eden kişi için imkansızsa veya reddediliyorsa veyahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri esaslı surette tehlikeye düşecek ise mehil verilmesine artık gerek olmayacaktır.
Yukarıda bahsedilen iki ihtimal özelinde mehil neticesiz kalmışsa veya mehil verilmesine gerek olmayan bir durum ortaya çıkmışsa noter vasıtasıyla yapılacak ihbar ile cayma gerçekleştirilmiş olacaktır. Mehil verilmiş olmasına rağmen kullanım hakkı sahibi veya ruhsat elde eden kişi kendisine verilen kullanma hakkı veya ruhsatı hiç kullanmıyorsa ya da gereği gibi kullanmamışsa mehil artık neticesiz kalmış olacaktır. Mehil verilmesine gerek olmayan hallerde ise noter tarafından çekilen ihtarname muhatabına vardıktan sonra cayma tamamlanacaktır. Mehil verilmesi gereken hallerde ilk ihtarın mehil süresini ifade etmesi sebebiyle kullanım hakkını devralan kişiye veya ruhsat sahibine ayrıca bu hak devrinden ve ruhsattan cayıldığının da ayrı bir ihtarname ile bildirilmesi gerekecektir.
İtiraz Davası
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 58’inci maddesinin (3) numaralı fıkrasında cayma ihbarının yapıldığı tarihten itibaren dört hafta geçtikten sonra caymaya itiraz davası açılamayacağı belirtilmiştir.
Caymanın usulüne göre yapılmadığını ve caymaya dair koşulların gerçekleşmediğini iddia eden kişi caymaya itiraz davası açarak caymanın geçersizliğinin tespitini talep edebilecektir. Kişinin dava açmak yerine cayma ihtarnamesine karşılık olarak eser sahibine itirazda bulunması ve ona ihtarname göndermesi hukuken caymaya itiraz şeklinde hüküm ifade etmeyecektir. Kişi bu süre içerisinde dava açmadığı takdirde itirazda bulunsa dahi bu ayakta tutulamayacak, sözleşmenin cayma hakkının kullanılması yoluyla sona erdiği kabul edilecektir.
Caymaya itiraz davası için dört haftalık süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Mahkeme süre içerisinde dava yoluna başvurulup başvurulmadığını re’sen inceleyecek, hak düşürücü süre içerisinde başvurulmadığını tespit etmesi halinde süre sebebiyle davayı reddedecektir. Mahkeme tarafından davanın kabulü halinde caymanın hukuka uygun olmadığı mahkeme kararıyla tespit edilecektir. Bu durumda taraflar sözleşme ilişkisine devam edecektir. Davanın reddedilmesi halinde caymanın hukuka uygun olduğu mahkeme kararıyla tespit edilmiş olacaktır. Burada sözleşme geriye etkili olarak cayma ihtarnamesinin muhatabına tebliğ edildiği tarihten itibaren sözleşme ilişkisi sona ermiş olacaktır.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 58’inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında iktisap edenin mali hakkı kullanmakta kusuru olmaması halinde veya eser sahibinin kusurunun daha ağır olması halinde iktisap edenin münasip miktarda tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Buna göre iktisap eden mücbir bir sebep sebebiyle mali hakkı kullanamıyor veya bu malı kullanmamakta kusuru yoksa veyahut eser sahibinin kusurunun daha ağır olması sebebiyle bu mali hakkı kullanmakta güçlük çekiyorsa zararını tazmin hakkını kullanabilecektir.
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 58’inci maddesinin son fıkrasında ise cayma hakkından önceden vazgeçmenin caiz olmadığı ve bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre için men eden takyitlerin de hükümsüz olduğu açıklanmıştır. Yasal düzenleme uyarınca iki yıla kadar cayma hakkından dermeyan edilemeyeceği kararlaştırılabilecektir. Bu süreyi aşan takyitler hükümsüz sayılacaktır.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden cayma hakkı ve caymaya itiraz davası konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. Cayma hakkı ve caymaya itiraz davası hususu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




