E-Ticaret HukukuTicaret Hukuku

Ticari İşletmenin Devri

Yazar 28 Şubat 2023Ekim 3rd, 2023No Comments7 dakikalık okuma
Ticari İşletmenin Devri

Ticarette zaman zaman şahısların, kendi adlarına kayıtlı şirketlerini başkalarına devrettiklerine şahit olmaktayız. Bu durumda şirketin eski sahibi mevcut yükümlülüklerinden kurtulur. Şirketin hukuki işlemlerinden doğan sorumluluk şirketin yeni sahibine geçer. Bu durumda ticaret hukukuna göre ticari işletmenin devri söz konusu olur. Ticari işletme varlığını sürdürürken eski sahibin sorumluluğu ise kural olarak sona erer. Bu süreci şimdi ayrıntılarıyla birlikte inceleyelim.

Ticari İşletme Kavramı

Türk Ticaret Kanunu‘na göre ticari işletme, esnaf işletmesini aşan ölçüde gelir kazanmayı amaçlayan işletmelerdir. Bu işletmeler faaliyetlerini devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütür. Bu itibarla esnaf işletmesi ile arasındaki fark yalnızca elde edilen gelir durumudur. Yasal hükümler uyarınca esnaf işletmesinin kazancı belirli bir miktarla sınırlıdır. Bu sınırın üstünde gelir elde eden, devamlı ve bağımsız şekilde faaliyet gösteren işletmeler ticari işletmedir. Bu sınırı belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, düzenleyeceği karar ile sınırı belirlemektedir.

Ticari İşletmenin Devri

Devrin Kapsamı

Türk Borçlar Kanunu uyarınca, bir ticari işletme aktif ve pasifleriyle birlikte bütün olarak devre tâbi olabilir. Yalnızca aktifler veya pasifler devre tâbi olamaz. Devir, aynı zamanda devamlılığı da sağlayacak şekilde olmalıdır. Bu itibarla kural olarak ticari işletmeyi oluşturan bütün unsurlar devre tâbidir. Ancak bazı unsurların devrin dışında tutulması mümkündür:

  • Duran malvarlığı,
  • İşletme değeri,
  • Kiracılık hakkı,
  • Ticaret unvanı,
  • Diğer fikri mülkiyet hakları ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurları.

Devrin Şekli

Devir, TTK uyarınca yazılı şekil şartına tâbidir. Yazılı olarak düzenlenen devir sözleşmesi, akabinde ticaret sicilinde tescil ve ilan edilir. Bu sözleşmede şu unsurların yer alması gerekir:

  • Tarafların ad ve soyadları, tebligata elverişli adresleri,
  • Sözleşme dışında yer alacak unsurlar,
  • İşletmenin bütün olarak ve devamlılığını sağlayacak şekilde devredildiğine ilişkin beyan,
  • İşletmenin bedeli ve ödeme şartları.

Devir sözleşmesinin ticaret sicilinde tescil ve ilanı zorunludur. Tescil ve ilan gerçekleşmeden devir gerçekleşmemektedir. Ticari işletmenin devri bir bütün olarak gerçekleştiğinden, devir kapsamındaki unsurlar için ayrıca tasarruf işlemi yapılmasına gerek yoktur. Devir ile birlikte devir kapsamındaki diğer unsurlar da devralana geçer.

Ticari İşletmenin Devrinin Sonuçları

İşletmeye Ait Borçların Durumu

Ticari işletme bir bütün halinde devre tâbidir. Bu nedenle devir ile birlikte işletmenin pasifleri, yani borçları da devralana geçer. Ticari işletmeyi devralan, devir anında mevcut olan, bildiği/bilmediği bütün borçlardan sorumludur.

Devralanın devredenle bazı borçlardan sorumlu olmayacağına dair anlaşması esasen geçerlidir. Ancak bu anlaşma, işletmenin alacaklıları hakkında hüküm ifade etmez. Alacaklılar açısından devralanın sorumluluğu halen mevcuttur. Ancak devralan, devredenle imzaladığı sözleşme nedeniyle devredene rücu etme hakkına sahiptir.

Tacir Sıfatı

Ticari işletmeyi devreden kimse, başka bir işletmenin sahibi değil ise tacir sıfatını yitirir. Bu kişi, yeni bir ticari işletme açmadığı ve/veya devralmadığı sürece tacir sıfatına sahip olamaz.

İşletmeye Özgülenen Unsurların Durumu

İşletmenin işleyişi için işletmeye sürekli olarak özgülenen bütün unsurlar da devirle birlikte devralana geçer. Ticari işletme bir bütün halinde devre tâbidir. Bu nedenle bu unsurların devri için ayrıca tasarruf işlemi yapılmasına gerek yoktur.

Rekabet Yasağı

Devreden işletme sahibinin devirden önce yapmış olduğu faaliyetler nedeniyle sahip olduğu bir müşteri çevresi vardır. Bu nedenle devre rağmen yine faaliyetlerine devam etmesi halinde devralana zarar verme ihtimali vardır. Kural olarak devredenin devralanla rekabet etmesi yasaktır. Devredenin bu yasağa aykırı hareket etmesi halinde haksız rekabet söz konusu olur.

Devredenin Müteselsil Sorumluluğu

Kural olarak devreden, devir ile birlikte sorumluluklarından kurtulur. Ancak devirden itibaren kural olarak iki yıl boyunca devirden önce mevcut borçlardan sorumluluğu devam eder. Bu süre muaccel borçlar için devrin tescil ve ilanından sonra başlar. Tescil ve ilan gerçekleşmedikçe süre başlamaz. Devirden önce olan, ancak henüz muaccel olmamış borçlar için ise muacceliyet tarihinde süre başlar.

İş Hukuku Açısından

Ticari işletmenin devri ile birlikte işletmenin bünyesinde olan işyeri de devralana geçer. Bu itibarla İş Hukuku açısından işyerinin devrine dair sonuçlar uygulama alanı bulur. Buna göre, devir sırasında mevcut olan iş sözleşmelerinden doğan tüm hak ve borçlar devralan işverene geçer.

Devreden işverenin sorumluluğu, devirden itibaren iki yıl süre boyunca borçların tamamı yönünden mevcuttur. Bu sorumluluğun kısmi olduğu tek konu, kıdem tazminatıdır. Kıdem tazminatı yönünden halen yürürlükte olan 1457 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi uygulanır. İlgili hükme göre, devreden işverenin sorumluluğu, devir sırasında işçiye vermiş olduğu ücret ve işçinin devir sırasındaki kıdemiyle sınırlıdır. Başka bir deyişle, devreden işveren, işçinin devir tarihinde hak etmiş olduğu kıdem tazminatı miktarıyla sınırlı olarak sorumlu olur.

Başka Bir İşletmeyle Birleşme

Bir ticari işletmeyi devralan, işletmeyi kendi işletmesiyle birleştirmek suretiyle de devralabilir. Bu durumda devredilen şirket, devralan şirkete katılacak ve ortada tek bir şirket olacaktır. Bu şirket de devralan şirkettir. Bu nedenle devredilen şirketin ticari işletme vasfı de kalmayacaktır. Bir diğer deyişle, devredilen şirket sona erecektir. Nitekim Türk Ticaret Kanunu’nda da buna ilişkin hüküm mevcuttur. Buna göre, birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir.

Ticari işletmenin devrine ilişkin yazmış olduğumuz bu yazı tamamen bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir hukuki yorum veya görüş içermemektedir. Bu konuyla ilgili hukuki bir uyuşmazlık mevcut ise uzman bir avukattan profesyonel destek almanızı öneririz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code