
İçindekiler
Günümüz dünyasında her geçen gün ticaret çevresi genişlemekte ve iş kolları da artmaktadır. Bu durum da doğal olarak yeni ticaret alanlarıyla karşılaşmamıza neden olmaktadır. Genel itibarıyla tacirlerin ticaretini kendilerinin yaptığına şahit olmaktayız. Ancak bu hep böyle olmak zorunda değildir. O tacir adına hareket eden ticari temsilciler veya vekiller de söz konusudur. Bununla birlikte, başka bir tacirin ticaret yapmasına aracılık edenler de vardır. Bu kişiler ticaretini kendi adlarına yaparlar ancak başka tacirlerin ticaretine aracılık ederler. Bu şekilde ticaret yapan kişiler ticaret hukukunda acente adıyla yer almaktadır.
Bu durumu bir örnekle açıklayalım. Sahip olduğumuz değerli bir şeyi sigortalamak istediğimizde görüştüğümüz sigorta şirketlerinin genel merkezleri haricindeki şubeleri genellikle acente şeklinde çalışmaktadır. Buralarda görev alan kişiler sigorta şirketi ile aranızda anlaşma yapılmasına aracılık ederler. Sigorta şirketine doğrudan bağlı olmamakla birlikte, aralarındaki anlaşmaya istinaden çalışırlar. Bu itibarla acenteyi kabaca, başka bir tacirle yaptığı anlaşma gereği üçüncü kişilerin o tacirle anlaşmasına aracılık eden kişi olarak tanımlamak mümkündür. Şimdi bu kavramı detaylıca inceleyelim.
Acente Kavramı
Acente kavramı Türk Ticaret Kanunu‘nun 102 vd maddelerinde yer almaktadır. Buna göre bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık eden ve bu işletmeden bağımsız olan kişiler acentedir. Kanun’daki tanıma göre acenteden bahsetmek için şu hususların varlığı gereklidir:
- Acentenin bir ticari işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık yapması,
- Acente ile ilgili işletme arasında geçerli bir hukuki ilişki (sözleşme gibi),
- Süreklilik gösteren mesleki faaliyet.
Acente, adına faaliyet gösterdiği ticari işletme adına belirli bir yer veya bölgede çalışır. Faaliyetleri sadece aracılık etmekle sınırlı olmak zorunda değildir. Bu konuda bir anlaşmanın varlığı halinde, acente ilgili işletme adına sözleşme yapma hakkına da sahip olur. Yukarıda verdiğimiz örnekte bahsettiğimiz sigorta şirketlerine ait acenteler genelde böyle çalışmaktadır. Sigorta yaptırmak isteyen kişiler doğrudan gittikleri acentede sigorta poliçesi imzalayarak sigorta hakkına sahip olur.
Acenteler, ilgili ticari işletme ile mevcut anlaşmasına göre sözleşmelerde ya sadece aracılık yapar ya da doğrudan sözleşme yapar. İşletmenin kendisine verdiği yetki her ne olursa olsun, bazı durumlarda acentenin işletmeyi temsil yetkisi vardır. Buna göre acenteler, işletme lehine koruyucu ve önleyici tedbirler için gerekirse mahkemeler nezdinde işletmeyi temsil etme hakkına sahiptir.
Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde farklı kuralların uygulanması söz konusu olur. Sadece aracılık yapan acenteler hakkında Türk Borçlar Kanunu’ndaki simsarlık sözleşmesine ilişkin hükümler uygulama alanı bulur. Ayrıca sözleşme yapma yetkisi olan acenteler için ise komisyon sözleşmesi hükümleri uygulanır. Ancak bu hükümlerin de uygulanamayacağı konularda vekalet sözleşmesi hükümleri uygulama alanı bulur.
Acentelerin Hak ve Borçları
Haklar
Acentelerin en temel hakkı ücret hakkıdır. İşletme adına aracılık yapan acente, işletme ile müşterisi sözleşme yaparsa yaptığı aracılık faaliyeti nedeniyle ücrete hak kazanır. Müşteri, sözleşme karşılığında ödemesi gereken ücreti ödediği anda acentenin de ücret hakkı doğar.
Acentelerin belirli bir yer veya bölgede yer aldığından bahsetmiştik. Buna göre acente, belirli bir yer veya bölgede tek başına çalışma hakkına sahiptir. Aynı işletme, aynı yer veya bölgede aynı konuda başka acente görevlendirme hakkına sahip değildir. Bu yönüyle acentenin yetkisi bölgesel açıdan inhisaridir.
Faaliyetleri sırasında olağanüstü, yani beklenmedik harcamalar yapan acenteler, bu zararlarını ilgili işletmeden tazmin etme hakkına sahiptir. Örneğin bir müşterinin sözleşme imzalaması için başka bir sözleşmesini feshetmesinin gerektiğini düşünelim. Bu fesih işlemi için müşterinin yüklü bir para ödemesi gerektiğini varsayalım. İşte bu durumda acente, müşterisi adına ödeme yaparsa bu parayı adına çalıştığı işletmeden tazmin edebilir.
Denkleştirme Tazminatı
Burada özellikle bahsetmemiz gereken haklardan biri denkleştirme tazminatıdır. Bu tazminat, acentenin, işletmeye kazandırdığı müşterilerden normal şartlarda elde edeceği ücret hakkını sözleşmenin bitmesi nedeniyle talep edememesi halinde söz konusu olabilir. Özellikle işletme, acentenin bulduğu müşterilerle sözleşme sona erdikten sonra önemli menfaatler elde ediyorsa tazminat sorumluluğu oluşur. Aynı şekilde, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle kısa vadede elde edeceği ücret alacağı hakkından mahrum kalıyorsa yine tazminat hakkı kazanır. Bu hak sözleşme sona erdikten sonra 1 sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Tazminat miktarı, acentenin son beş yıllık dönemdeki ortalama yıllık kazancıdır.
Rekabet Etmeme Tazminatı
Acente ile işletme, yaptıkları sözleşmede acente için sözleşme sona erdikten sonra rekabet yasağı hükümlerini kararlaştırabilir. Bu durumda acente, sözleşme sona erdikten sonra işletme ile rekabet edemez. Bu halde işletme, acenteye rekabet yasağı nedeniyle uygun bir tazminat öder. Bu sözleşme en fazla iki yıl için yapılabilir ve yazılı olması şarttır.
Borçlar
Acente, işletmenin kendisini yetkilendirdiği bölgede üstlendiği faaliyetleri yürütmekle yükümlüdür. İşletmenin menfaatlerini gözetmesi ve gerektiğinde koruyucu/önleyici tedbirleri alması gerekir. Güven ve sadakat yükümlülüklerine uygun hareket etmelidir. Bu kapsamda, işletmeyi bilgilendirmek, talimatlarına uymak, rekabet etmemek ve gizliliği korumak gibi yükümlülüklerini ihmal etmemelidir.
Acentelik İlişkisinin Sona Ermesi
Acentelik sözleşmeleri belirli ya da belirsiz süreli olabilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde feshetmek isteyen tarafın diğer tarafa en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunması gerekir. Belirli süreli sözleşmelerde ise kural olarak süre bitiminde sözleşme kendiliğinden sona erer. Ancak taraflar, fesih bildiriminde bulunulmaması halinde sözleşmenin kendiliğinden uzayacağına ilişkin anlaşmışlarsa bu durumda sözleşme kendiliğinden belirsiz süreli hale gelir. Bundan ayrı olarak her iki durumda da taraflar için haklı sebeplerin varlığı halinde, sözleşmenin derhal sona ermesi mümkündür.
Acente kavramı ile ilgili yazdığımız bu yazı bilgilendirme amaçlı olup hukuki görüş içermemektedir. Herhangi bir hukuki sorununuz olduğunda uzman bir avukattan destek almanızı öneririz.




