
İçindekiler
Coğrafi işarete ilişkin hususlar, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ikinci kitabında Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı başlığı altında hüküm altına alınmıştır. Bu makalemizde sizlere coğrafi işaret kapsamına girebilecek hususlar ile türleri hakkında bilgi sunacağız.
Coğrafi İşaret Nedir?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Koruma Kapsamındaki Ürünler başlıklı 33. maddesi uyarınca doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünleri ve sanayi ürünlerinden Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı kitabında yer alan şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla coğrafi işaret veya geleneksel ürün adı korumasından yararlanabilecektir.
Kanun koyucu, coğrafi işaretlerin hukuki kapsamını 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı ikinci kitabında hüküm altına almaktadır.
Coğrafi işaret, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Menşe Adı, Mahreç İşaret ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca coğrafi işaret; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işaret olarak karşımıza çıkmaktadır.
Coğrafi kökenin bulunduğu yer bir köy, kasaba, bir bölge ya da ülke olabilecektir. Coğrafi işaret çoğunlukla ürünün elde edildiği yerin ismini alarak oluşturulmaktadır. Bu yer genellikle bir yöre olarak kendini göstermekte olup kişilerce üretilen ürün bu yöre adıyla tanınmakta, onunla özdeşleştirilmekte ve onunla çağırılmaktadır. Görele dondurması, Antakya künefesi, Kayseri pastırması, Kars kaşarı, Amasya elması, Malatya kayısısı ve Antep baklavası örnek olarak gösterilebilecektir.
Tescilin Sağladığı Yararlar
Coğrafi işaret tescilinin hak sahiplerine birçok konuda yararı bulunmaktadır. Bunlardan ilki üretici ve tüketicileri haksız rekabete karşı korumasıdır. Tüketiciler; coğrafi işareti, güvenilir bir biçimde ürünün kökeni ve kalitesini belirten bir unsur olarak değerlendirmektedir. Bu işaretin olmadığı ürünler çoğu zaman ticari istismarlar ile karşılaşmakta ve bu ürünlerin sahte kullanımı tüketici ve dürüst üreticiler için maddi ve manevi anlamda yüksek derecede olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye’de bu kapsamda, en fazla; Ezine peyniri, Erzincan tulum peyniri, Finike portakalı, Gemlik zeytini ve Ayvalık zeytinyağı gibi coğrafi işaretler haksız rekabet sebebiyle mağduriyete konu olmaktadır.
Coğrafi işaret tescilinin yararları arasında gösterilen diğer bir konu tüketiciyi yönlendirmesi ve tüketicinin kaliteli beslenmesini sağlamasıdır. Coğrafi işaret tüketiciyi yönlendirerek tüketicinin ürünün kökeni ve kalitesi konusunda ayrıntılı bilgiye sahip olmasını ve doğru tercih yapmasını sağlayacaktır. Böylelikle tüketiciler sağlıklı beslenebilecektir. 1990’lı yıllardan itibaren dünyada yaşanan pek çok gıda skandalı ile günümüz tüketicisinin, büyük gıda firmaları ve doğrudan hükümetlere olan güveni sarsılmış, bu durum özellikle tüketici davranışı ve beslenme alışkanlığına büyük ölçüde etki etmiştir.
Coğrafi işaretin diğer bir yararı katma değer ve istihdam yaratmasıdır. Coğrafi işaret sahibi kişi/kişiler ürünlerini pazarda yüksek fiyatla pazarlayabilecek olup bu coğrafi işaret tescili ürün fiyatını yükselten bir etki olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna ek olarak coğrafi işaret tescilli ürünlerin yaratacağı katma değer ve iş olanakları sayesinde kırsal göç engellenerek kırsal bölgelere çok önemli bir istihdam kaynağı sağlanmaktadır. Örneğin Antep baklavası sayesinde Gaziantep ilinde birçok yerde baklavacı ustalarına ve bu alanda lojistiği sağlayabilecek pek çok kişiye istihdam imkanı sunmaktadır. Böylece kırsal kalkınma politikaları, yerel ürünler ve yerel değerlere sağlanan desteklerle ön plana çıkmaktadır.
Coğrafi işaretlerin bu yazımızda yer vereceğimiz son yararı ise turizme sağladığı katkıdır. Coğrafi işaretin bulunduğu yörenin turizmi bu coğrafi işaretin tanıtılması sonucu gelişecek, bu yöreyi coğrafi işaret sahibi sayılan ürün tarafından daha tanınır ve ziyaret edilir bir alan haline getirecektir. Turizmin getirdiği gelir hem yöre hem de ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.
Coğrafi İşaret Türleri Nelerdir?
Coğrafi işaret türleri, menşe adı işareti ve mahreç işareti adlı ikili bir koruma sistemi kullanılarak korunmaktadır. Menşe adı ve mahreç işareti 6769 sayılı sınai Mülkiyet Kanunu’nun Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinde düzenleme alanı bulmuştur.
Menşe İşaret
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde menşe işaret düzenlenmiştir. İlgili hükme göre coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya istisnai durumlarda ülkeden kaynaklanan, tüm veya esas özelliklerini bu coğrafi alana özgü doğal ve beşeri unsurlardan alan, üretimi, işlemesi ve diğer işlemlerin tümü bu coğrafi sınırlar içinde gerçekleşen ürünleri tanımlayan adlar menşe adı sayılacaktır.
Menşe adı işareti bütün özelliklerini üretildiği coğrafi alandan alan, üretim/işleme/hazırlama vb. süreçlerin tamamının o coğrafi alanda gerçekleştiği başka bir coğrafi alanda aynı kalitede üretilemeyen ürünleri tanımlamaktadır. Bu ürünler geldiği coğrafi yörenin doğal ve beşeri unsurlarından kaynaklanan tüm özellikleri taşımaktadır ve bu ürünler o yörenin özellikleri ile ün kazanmaktadır. Bu coğrafi işaret ürünleri ait oldukları coğrafi bölge dışında kesinlikle üretilemeyecektir. Örnek olarak Ezine peyniri yalnızca Ezine bölgesinde üretilebilen bir peynir türü olduğundan bu bir menşe adı işareti olacaktır.
Mahreç İşareti
Mahreç işareti adı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde tanımlanmıştır. İlgili hüküm uyarınca coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, bölge veya ülkeden kaynaklanan, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından bu coğrafi alanla özdeşleşen, üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerden en az biri belirlenmiş coğrafi alanın sınırları içinde yapılan ürünleri tanımlayan adlar mahreç işareti sayılacaktır.
Mahreç işarette menşe adı işaretinden farklı olarak üretimi/işlenmesi ve diğer işlemlerden en az biri belirlenmiş coğrafi alan sınırları içerisinde gerçekleşen ürünler tanımlanmaktadır. Bu ürünler daha çok bilgi, beceri, maharet veya ustalığa dayanmakta olup gıda ve el sanatları ürünleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Menşe adında ürün kökeni büyük önem arz etmekteyken mahreç işaretinde ürün köken ilişkisi daha zayıftır. Üretim, değişim ya da işleme işlemlerinin gerçekleştiği bir yer ya da bir bölgenin olması ürünü tanımlamaya yeterli olacaktır. Örnek olarak Mersin cezeryesi, Çorum leblebisi gibi ürünler gösterilebilecektir.
Bu saydığımız ürünlerde coğrafi işaretin tescil belgesinde belirtilen coğrafi sınırların dışında üretildiği takdirde ürünle aynı adı taşıyamayacaktır.
Ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca coğrafi bir yer adı içermese dahi coğrafi işaret tanımında yer alan şartları taşıyan bir ürünü belirtmek için geleneksel olarak kullanılan, günlük dilde yerleşmiş ve coğrafi bir yer adı içermeyen adlar da menşe adı veya mahreç işareti olabilecektir. Örneğin Eiffiel Kulesi, Kız Kulesi, Boğaz Köprüsü vb. yapılar bir bölgeye özgü olduğundan coğrafi işaret tanımında yer almasa dahi tescili mümkün olacaktır.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Coğrafi İşaret” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Coğrafi İşaret” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Detaylı bilgi ve danışmanlık almak için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




