Fikri Mülkiyet HukukuMarka Hukuku

Coğrafi İşaret Hakkının Sona Ermesi

Yazar 28 Temmuz 2023Ekim 3rd, 2023No Comments10 dakikalık okuma
Coğrafi İşaret Hakkının Sona Ermesi

Coğrafi işaret hakkının sona ermesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve ilgili mevzuatta düzenlenmiş konulardandır. Bu yazımızda coğrafi işaret hakkının sona erme hallerini ve bu sona erme hallerinden olan coğrafi işaretin hükümsüzlüğünü konusunu Sınai Mülkiyet Hukuku mevzuatı kapsamında değerlendireceğiz.

Coğrafi İşaret Hakkının Sona Erme Halleri

Doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ve sanayi ürünlerinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilen şartlara uygun olanlar tescil edilmesi şartıyla coğrafi işaret korumasından yararlanabilecektir. Coğrafi işaretle; belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürün koruma altına alınacaktır. Ürün özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç işareti olarak coğrafi işaret kapsamında tescil edilebilecektir.

Ancak bazı hallerde coğrafi işaret hakkı sona erebilecektir. Bu hallerden ilki coğrafi işaret sahibinin yükümlülükten vazgeçmesidir. Bu husus, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Tescilin Sağladığı Hak ve Sorumluluktan Vazgeçme başlıklı 52. maddesinde düzenleme alanı bulmuştur. İlgili hükme göre coğrafi işareti tescil ettiren, tescilin sağladığı haklarından ve kullanımın denetimiyle ilgili sorumluluklarından vazgeçebilecektir.

Bültende yayımı takip eden üç aylık süre içerisinde coğrafi işaret başvurusunda bulunabilecek kişi grupları tarafından tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulması halinde ise bu husus başvuru yapan veya tescil ettirenlerde değişiklik kapsamında incelenecektir. 

Üç aylık süre içinde tescil ettiren kişiye ilişkin değişiklik talebinde bulunulmaması halinde, coğrafi işaret tescili üç aylık sürenin sonunda Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bulunduğu sicilden terkin edilecek ve terkine ilişkin bilgi Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tutulan bültende yayımlanacaktır. Vazgeçme sicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğuracaktır. 

Coğrafi işaret hakkının sona erme hallerinden ikincisi ise coğrafi işaretin hükümsüzlüğüdür. Bu husus 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddelerinde düzenlenmiştir.

Coğrafi İşaretin Hükümsüzlüğü

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı ikinci kitabının Hakkın Sona Ermesi başlıklı beşinci kısmında coğrafi işaret hakkının sona ermesi halleri düzenlenmiştir. Coğrafi işaretin hükümsüzlüğü de bu hallerden biridir. 

Hükümsüzlük Sebepleri

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Hükümsüzlük Talebi ve Hükümsüzlük Halleri başlıklı 50. maddesinde coğrafi işaretin hükümsüzlük halleri açıklanmıştır;

  • Coğrafi işaret tescilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilen koruma kapsamındaki ürünler (33. madde), menşe adı, mahreç işareti ve geleneksel ürün adı (34. madde), tescil edilemeyecek adlar (35. madde), başvuru şartları (37. madde), yabancı ülke kaynaklı başvurular (39. madde) maddelerinde yer alan şartlarından herhangi birine uygun olmaması.

Koruma kapsamındaki ürünler, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Koruma Kapsamındaki Ürünler başlıklı 33. maddesinde açıklanmıştır. İlgili hükme göre doğal ve beşeri unsurların bir araya gelmesi sonucu gıda, tarım, maden, el sanatları ürünlerinden kanunun ilgili kısmında belirtilen şartlara uygun olanlar, tescil edilmesi şartıyla coğrafi işaret korumasından yararlanabilecektir. Bu kapsama girmeyen ürünlerin tescili yukarıda belirtildiği üzere bir hükümsüzlük sebebi olarak gösterilmiştir.

Menşe adı ve mahreç işareti 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinde açıklanmıştır. İlgili hüküm uyarınca coğrafi işaret, belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımında kökenin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren işarettir. Coğrafi işaretler özelliklerine göre menşe adı ya da mahreç işareti olarak tescil edilebilecektir. Tanımda da açıklandığı üzere coğrafi işaret kapsamına girmeyen ya da bu başlık altında menşe adı ya da mahreç işaret korumasından yararlanamayacak bir ürünün tescili bir hükümsüzlük sebebi olarak değerlendirilecektir.

Diğer bir hükümsüzlük sebebi ise tescil edilemeyecek adların tescilidir. Tescil edilemeyecek adlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Tescil Edilemeyecek Adlar başlıklı 35. maddesinde gösterilmiştir. İlgili hükme göre; menşe adı ya da mahreç işaret kapsamına girmeyen adlar, ürünlerin öz adı olmuş adlar; ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki tür ve çeşitleri, hayvan ırkları veya benzeri adlar, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar, başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunamayan, koruması sona eren veya kullanılmayan adlar ve tescilli veya başvurusu yapılmış bir coğrafi işaret ile tamamen veya kısmen eş sesli olan ve tüketiciyi yanıltabilecek adlar coğrafi işaret olarak tescil edilemeyecektir. Bu yasaklamaya rağmen tescil edilmiş coğrafi işaret hakkında hükümsüzlük sebebi öne sürülebilecektir.

Coğrafi işaretler için öne sürülebilecek bir diğer hükümsüzlük sebebi coğrafi işaret başvuru şartlarının yerine getirilmemesidir. Başvuru şartları 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Başvuru Şartları başlıklı 37. maddesinde açıklanmıştır. İlgili hükümde belirtilen bilgi ve belgelerin Türk Patent ve Marka Kurumu’na eksik ya da yanlış bir şekilde bildirilmesine rağmen tescil yapılması halinde bu bir hükümsüzlük sebebi haline gelecektir.

Coğrafi işaret için öne sürülebilecek hükümsüzlük sebeplerinden bir diğeri olan yabancı ülke kaynaklı başvurular, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Yabancı Ülke Kaynaklı Başvurular başlıklı 39. maddesinde açıklanmıştır. İlgili hükme göre uluslararası anlaşma hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yabancı ülke kaynaklı coğrafi işaret başvuruları için talep edilen başvuru şartlarının yanısıra başvuruya konu coğrafi işaretin kaynak ülke ya da dahil olduğu uluslararası topluluk tarafından korunuyor olması, denetim işlemlerinin kaynak ülkede sağlanmış olması ve kaynak ülkenin Türkiye’den yapılacak coğrafi işaret tescil başvurusuna eşit koruma sağlaması gerekmektedir. Yabancı ülke kaynaklı başvuru bu hususlar dikkate alınmadan yapıldığı ve tescil edildiği takdirde bu bir hükümsüzlük sebebi oluşturacaktır.

  • Tescilin başvuru hakkına sahip olanlar tarafından yapılmamış olması.

Coğrafi işaret tescili için başvuru hakkının kimlere ait olacağı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Başvuru Hakkı başlıklı 36. maddesinde gösterilmiştir. İlgili hükme göre üretici grupları, ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler ile ürünün tek bir üreticisi varsa bu durumu ispat etmesi şartıyla ilgili üretici, coğrafi işaret başvurusunda bulunabilecektir. Coğrafi işaret başvurusunun bu kişiler tarafından yapılması ve coğrafi işaretin bu şekilde tescil edilmesi halinde bu bir hükümsüzlük sebebi oluşturacaktır.

  • Denetim işlemlerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen biçimde yerine getirilmemesi.

Tescilden sonra coğrafi işaretin ve geleneksel ürün adlarının kullanımının denetlenmesi gerekmektedir. Tescilli coğrafi işareti taşıyan ürünlerin üretimi, piyasaya arzı veya dağıtımı aşamalarında veya ürün piyasada iken kullanımın tescilde belirtilen özelliklere uygunluğunun denetimi bu kapsama girecektir. Bu denetimin eksik veya yanlış yapılması coğrafi işaretin hükümsüzlüğü sebeplerindendir.

Hükümsüzlük Kararı

Yukarıda belirtmiş olduğumuz sebeplerin varlığı halinde coğrafi işaretin hükümsüz sayılmasına karar verilecektir. Hükümsüzlüğe ilişkin dava, menfaati olan kişiler tarafından mahkemeden talep edilebilecektir.

Mahkeme tarafından coğrafi işaretin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, tescil edilen coğrafi işarete sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacaktır. 

Kesinleşmiş mahkeme kararları mahkeme tarafından re’sen Türk Patent ve Marka Kurumu’na bildirilecektir. Hükümsüz kılınan coğrafi işaret sicilden terkin edilecek ve terkine ilişkin bilgi bültende yayımlanacaktır.

Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Coğrafi İşaret Hakkının Sona Ermesi” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Coğrafi İşaret Hakkının Sona Ermesi” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code