
İçindekiler
Patent hükümsüzlüğü davası, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“Kanun”) Hükümsüzlük Halleri başlıklı 138. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. AEY Legal olarak bu yazımızda sizlere patent hükümsüzlüğü şartları, hükümsüzlüğe karar verilemeyecek haller ile patent hükümsüzlüğü davası ve patent hükümsüzlüğünün sonuçları konularında açıklama yapacağız.
Patent Hükümsüzlüğü Şartları Nelerdir?
Patent hükümsüzlüğü şartları, Kanun’un Hükümsüzlük Halleri başlıklı 138. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (“Kurum”) nihai kararından sonra;
- Patent konusu, patent verilebilirlik şartlarını taşımıyorsa,
Patentlenebilen buluşlar, Kanun’un 82. ve 83. maddelerinde düzenlenmektedir. Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilecektir. Tekniğin bilinen durumuna dahil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir. Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumun erişilebildiği her şeyi kapsamaktadır. İlgili olduğu teknik alandaki uzmana göre aşikar olmayan buluşun buluş basamağı içerdiğinin kabul edilebilmesi, tekniğin bilinen durumunun dikkate alınması ile olur. Buluş, tarım dahil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikteyse sanayiye uygulanabilir sayılacaktır.
Ancak bazı buluşlar patent verilebilirlik şartlarını taşımayacaktır. Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler; zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler; bilgisayar programları; estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri ve bilginin sunumu buluş niteliğinde sayılmayacak ve patentlenebilirlik dışında kalacaktır.
Yukarıda belirtilenlere ek olarak aşağıda sayılan buluşlara da patent verilmeyecektir:
- Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar.
- Mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucu elde edilen ürünler hariç olmak üzere, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemler.
- İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemle dâhil tüm tedavi yöntemleri.
- Oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeni ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi de dâhil olmak üzere insan bedeninin öğelerinden birinin sadece keşfi.
- İnsan klonlama işlemleri, insan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri, insan embriyosunun sınai ya da ticari amaçlarla kullanılması, insan ya da hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri ve bu işlemler sonucu elde edilen hayvanlar.
Buluşun Yeteri Kadar Açıklanmadığı Durumda Ne Olur?
Buluşun açıklanması, Kanun’un 92. maddesinde açıklanmıştır. İlgili hüküm uyarınca buluş, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alanda uzman bir kişi tarafından buluşun uygulanabilmesini sağlayacak şekilde yeterince açık ve tam olarak patent başvurusunda; tarifname, istemler ve tarifnamede veya istemlerde atıf yapılan resimlerle açıklanacaktır. Buluş, toplum tarafından erişilemeyen ve patent başvurusunda ilgili teknik alandaki uzman tarafından buluşun uygulanmasına yeterli olacak şekilde tanımlanamayan bir biyolojik materyalle ilgiliyse veya bu materyalin kullanımını içeriyorsa bu materyalin tevdi edilmesi halinde buluşun yukarıdaki açıklamaya uygun olarak açıklandığı kabul edilecektir.
- Patent konusu, başvurunun ilk halinin kapsamına aşıyorsa veya patentin Kanun’un 91. maddesine göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110. Maddenin 3. Fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk halinin kapsamını aşıyorsa,
Burada anlatılmak istenen; buluşun, patentin sağladığı koruma kapsamının dışına çıkarılmasıdır. İlgililer bu şarttan yararlanarak patentin hükümsüzlüğünü talep edebilecektir. Patent başvurusu tek bir buluşu veya tek bir genel buluş fikrini oluşturacak şekilde bir araya gelmiş buluşlar grubunu içermektedir. Bu hükme uygun olmayan başvurular, başvuru sahibinin talebi veya Kurum’un bildirimi üzerine bölünmüş başvurulara ayrılabilir. Bölünmüş başvuru, işlemleri devam eden başvuru ile ilgili olarak bu başvuru konusunun kapsamını aşmayacak şekilde yapılmalıdır. Yine patent başvurularında hak sahipliğine ilişkin dava sonucu kararın davacı lehine kesinleşmesi halinde, dava açan hak sahibi geçerliliği devam eden başvuru için kararın kesinleşme tarihinden itibaren üç ay içinde varsa aynı rüçhan hakkından yararlanarak aynı buluş için yeni bir patent başvurusu yapabilecektir. Bu durumda önceki başvurunun ilk halinin kapsamını aşmamalıdır. Yoksa bu patentin hükümsüzlüğüne karar verilecek haller kapsamında değerlendirilecektir.
- Patent sahibinin, 109. Maddeye göre patent isteme hakkına sahip olmadığı ispatlanmışsa,
Kanun’da patent isteme hakkı sahipleri düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine ait olup bu hak başkalarına devredilebilecektir. Yine buluş birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmişse patent isteme hakkı, taraflar aksini kararlaştırmadıysa bu kişilerin tamamına ait olacaktır. Bu kişi veya kişiler tarafından patent başvurusu yapılmadıysa bu husus patentin hükümsüzlüğü sebeplerinden sayılacaktır.
- Patentin sağladığı korumanın kapsamı aşılmışsa
Patent Hükümsüzlüğüne Karar Verilemeyecek Haller
Patent hükümsüzlüğüne karar verilemeyecek haller Kanun’un 138. Maddesinin (2) numaralı fıkrasında açıkça belirtilmiştir. İlgili hüküm uyarınca 99. Maddenin (3) ve (7) numaralı fıkraları uyarınca yapılan yayımdan önce;
- Patent konusunun, patent verilebilirlik şartlarını taşımaması,
- Buluşun yeteri kadar açıklanmaması,
- Patent konusunun, başvurunun ilk halinin kapsamına aşması veya patentin Kanun’un 91. maddesine göre yapılan bölünmüş bir başvuruya veya 110. Maddenin 3. Fıkrasının (b) bendine göre yapılan bir başvuruya dayanması durumunda en önceki başvurunun ilk halinin kapsamını aşması
hallerinde mahkeme tarafından hükümsüzlük talebine ilişkin olarak karar veremeyecektir.
Patent Hükümsüzlüğü Davası
Patent hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresince (Bu süre patentin koruma süresi olan yirmi yıldır.) veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde, Türk Patent ve Marka Siciline patent sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılacaktır. Menfaati olanlar, cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları patentin hükümsüzlüğünü isteyebilecektir. Patent sahibinin patent isteme hakkına sahip olmaması nedeniyle yapılacak patentin hükümsüzlüğü talebini ancak buluşu yapan ve halefleri tarafından istenebilir
Patentin hükümsüzlüğü davası, davalının yerleşim yerinde bulunan Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nde görülecektir. Eğer bu bölgede Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi yoksa uyuşmazlık asliye hukuk mahkemesi tarafından çözüme kavuşturulacaktır.
Patent Hükümsüzlüğünün Sonuçları
Kanun’un Patentin Hükümsüzlüğünün Etkisi başlıklı 139. maddesi uyarınca patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olacak ve patent veya patent başvurusuna Kanun ile sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacaktır. Ancak hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi şu durumları etkilemeyecektir:
- Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, patentin sağladığı haklara tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
- Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler.
Ancak patent sahibinin ağır ihmali veya kötü niyeti varsa patentin hükümsüzlüğü kararı geçmişe etkili olarak sonuç doğuracaktır. Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğuracaktır. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme bu kararı Kurum’a resen bildirecektir. Kesinleşmiş karar ile hükümsüz kılınan patent, Kurum tarafından sicilden terkin edilecek ve bu durum yine aynı kurum nezdinde çıkarılan bültende yayımlanacaktır.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Patent Hükümsüzlüğü Davası” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Patent Hükümsüzlüğü Davası” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




