Ceza Hukuku

Dezenformasyon Suçu ve Unsurları

Yazar 6 Haziran 2023Ekim 3rd, 2023No Comments8 dakikalık okuma
Dezenformasyon Suçu ve Unsurları

Günümüzde internetin hızla yayılmasıyla birlikte artık neredeyse her evde bir şekilde internete ulaşım mümkün olmaktadır. Bu sayede neredeyse hepimiz interneti kullanma şansına sahip olmaktayız. Bunun bir sonucu olarak da internette üzerinde yer alan birçok içerik kapılarını bize açmaktadır. Bu içeriklerin bir kısmı faydalı olmakla birlikte bir kısmı ise maalesef zararlıdır. Bu zarar açıkça olabileceği gibi (şiddet, pornografi vb.) gizli de olabilir. Özellikle ilk başta gerçek gibi gözüken ama aslında yanlış olan bilgiler de sosyal medyada yer almaktadır. Kimi içerik sahipleri bunu bilmeden yapsa da kimi maalesef kasıtlı olarak bunu yapmaktadır. Bilinçli yapılan bu faaliyetlerin bir diğer adı dezenformasyondur.

Kelime anlamı ile dezenformasyon, kasıtlı olarak yanlış bilgi paylaşmak, bilgiyi çarpıtmaktır. Genel itibarıyla bireyleri ve/veya toplumları yönlendirmek ve algı yaratmak amacına hizmet eder. Hukukumuzda dezenformasyon ile ilgili önceden bir düzenleme mevcut değildi. Ancak 7418 sayılı Kanun ile hukukumuzda artık dezenformasyon da suç haline gelmiştir. Şimdi bu suçun detaylarına bakalım.

Dezenformasyon Suçunun Tanımı

7418 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nda yerini alan dezenformasyon suçu, TCK’nin 217/A maddesinde düzenlenmiştir. Kanun’da açıkça dezenformasyon ibaresi yer almamaktadır. Ancak dezenformasyonun kapsamı kendisine madde metninde yer bulmuştur. Buna göre, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse dezenformasyon suçunu işlemiş sayılmaktadır. Buna göre, madde hükmünü özetlememiz gerekirse;

  • Failin amacı halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak olmalıdır.
  • Failin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi paylaşması gerekir.
  • Failin paylaştığı bu bilginin kamu barışını bozmaya elverişli olması gerekir.

Yukarıdaki şartları taşımayan bir hareketi dezenformasyon suçu kapsamında değerlendirmek mümkün değildir. Failin amacı, suça konu bilginin kapsamı ve eylemin elverişlilik şartı Kanun’da açıkça yer almıştır. Dolayısıyla bu unsurları taşımayan bir fiili Kanun kapsamında suç saymak mümkün olmayacaktır.

Dezenformasyon suçu için Kanun’un öngördüğü ceza 1 ilâ 3 yıl arasında hapis cezasıdır.

Dezenformasyon Suçunun Nitelikli Halleri

Suçun unsurları yukarıda yer verdiğimiz madde metninde kendisine yer bulmuştur. Bu suçun nitelikli hali olarak ilgili madde metninde tek bir hüküm mevcuttur. Bu da failin gerçek kimliğini gizlemesi veya bir örgüt faaliyeti içerisinde suçu işlemesi halidir. Bu halde ceza yarı oranında artırılacaktır. Örneğin 2 yıl hapis cezası söz konusu ise, bu halde ayrıca yarısı (1 yıl) oranında artırmak gerekecektir.

Dezenformasyon Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Dezenformasyon suçu ağır ceza mahkemesinin görev alanında olmadığı için görevli mahkeme asliye ceza mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise genel yetki kurallarına göre belirlenir. Buna göre yetkili mahkemeler şunlardır;

  • Suçun işlendiği yer biliniyorsa, işlendiği yer mahkemesi,
  • Bilinmiyorsa, şüphelinin/sanığın yakalandığı yer mahkemesi,
  • Türkiye’de yerleşim yeri olmayan şüpheli/sanık için, Türkiye’de en son bulunduğu yer mahkemesi,
  • Bunların hiçbiri bilinmiyorsa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi.

Dezenformasyon Suçunda Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

TCK takibi şikayete bağlı suçları açıkça belirtmektedir. Bu nedenle bu yönde bir hüküm yer almayan suçların takibi şikayete bağlı değildir. Yetkili adli makamın suçu re’sen (kendiliğinden) soruşturması/kovuşturması gerekir. Dezenformasyon suçunda bu yönde bir hüküm yoktur. Bu nedenle suçun takibi şikayete bağlı değildir.

Dezenformasyon suçunda zamanaşımı da yine genel hükümlere tabidir. Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren hükmün açıklanması gereken tarihe kadar geçen süreyi ifade eder. Yani suç işlendikten sonra dava zamanaşımı süresinin sonuna kadar hüküm verilmesi gerekir. Aksi takdirde kamu davası düşer. TCK m. 66’da dava zamanaşımı süresi ilgili suçun azami ceza süresine göre belirlenmiştir. Dezenformasyon suçunun azami cezası 3 yıl olduğu için madde hükmüne göre dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Ceza zamanaşımı ise cezanın infaz süresini ifade eder. Ceza kesinleştikten sonra bu süre içerisinde infaz edilmelidir. Aksi takdirde infaz mümkün değildir. TCK m. 68’de ceza zamanaşımı süresi ilgili suçun azami ceza süresine göre belirlenmiştir. Dezenformasyon suçunun azami cezası 3 yıl olduğu için madde hükmüne göre ceza zamanaşımı süresi 10 yıldır.

Diğer Kişilerin Dezenformasyon Suçuna Karşı Sorumlulukları

7418 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nda dezenformasyon suçu kendisine yer bulmuştur. Bununla birlikte, Kanun ile başka kurumların da bu suça karşı sorumlulukları oluşturulmuştur. Bunlardan kısaca bahsedelim.

Kanun ile sosyal ağ sağlayıcılarının kendi platformlarında dezenformasyon suçunu işleyen kişilere ait bilgileri yetkili makamlarla paylaşması gerektiği belirlenmiştir. Sosyal ağ sağlayıcı, internet üzerinde içerik oluşturma, paylaşma ve görüntüleme ortamı sağlayan kişiyi/kişileri ifade eder. Buna göre; Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya sitelerini idare eden kişiler kanuna göre sosyal ağ sağlayıcıdır. Bu sosyal ağ sağlayıcıları, kendi siteleri üzerinde dezenformasyon suçunu işleyen kişilere ait bilgileri gerektiğinde yetkili makamlarla paylaşmak zorundadır. Aksi takdirde yetkili makamların bu siteler üzerinde tedbir uygulama hakları vardır.

Bir diğer sorumluluk ise basın çalışanları hakkındadır. 7418 sayılı Kanun, Basın Kanunu’nda da bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişikliklerden biri de dezenformasyon suçuna ilişkindir. Basın Kanunu’na göre basın mensubu olan kişilerin çeşitli hakları vardır. Bu haklardan faydalanmaları için ise basın kartı almaları gerekmektedir. Bu zorunluluk Kanun’a 7418 sayılı Kanun ile eklenmiştir. İşte bu basın kartını alabilmek için Kanun’un aradığı bazı şartlar vardır. Bu şartlar kabaca şöyledir:

  • 18 yaşını bitirmiş olmak,
  • Lise veya dengi kurumlardan mezun olmuş olmak,
  • TCK’de yer alan bazı suçlardan hüküm giymemiş olmak,
  • Kısıtlı veya kamu hizmetinden yasaklı olmamak,
  • Terörle ilgili bazı kanunlarda yer alan suçlardan hüküm giymemiş olmak.

Kanun’da TCK’de yer alan suçlar açıkça sayılmış olup içinde dezenformasyon suçu da yer almaktadır. Bu nedenle dezenformasyon suçundan hüküm giyenler basın kartı alma hakkını kaybeder. Bununla birlikte, basın kartı olan kişiler sonradan bu suçtan hüküm giyerse basın kartını kaybederler. Zira Kanun’da buna ilişkin de bir hüküm vardır. Buna göre sonradan bu şartları yitiren kişilerin aldıkları basın kartı iptal edilebilir.

Dezenformasyon suçu ile ilgili bu yazımız bilgilendirme amaçlı olup hukuki görüş ve tavsiye içermemektedir. Herhangi bir hukuki sorununuz var ise uzman bir avukattan destek almanızı öneririz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code