
Hisse devri, tüzel kişiliğe sahip bir şirketi oluşturan bütün hisselerin bir kısmının bir kimseden başka bir kimseye aktarılması işlemidir. Buna göre aktarılan şey hissedir. Öte yandan hisse devri ile amaçlanan esasen şirketi oluşturan sermayenin devridir çünkü bir hissenin karşılığını şirketin sahip olduğu sermayenin bir kısmı oluşturmaktadır. Hisse devri birtakım belirli şartlara ve kurallara bağlıdır. Buna göre öncelikle Türk Ticaret Kanunu hükümleri doğrultusunda anonim şirket ve limited şirket dahil olmak üzere ticaret şirketleri bakımından hisse devri hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Sonuç olarak hisse devri, esasları TTK hükümlerince belirlenmiş olan, bir şirketin sermayesinin ve ortaklığının bir kısmının bir kimseden başka bir kimseye geçirilmesi işlemidir.
Ticaret şirketleri, faaliyetlerini yönetim organlarınca alınan kararlar doğrultusunda yürütebilen tüzel kişilerdir. Ticaret şirketlerin kuruluş aşamasında esaslarının belirlendiği bir esas sözleşme yapılmaktadır. TTK hükümleri esas alınarak serbestçe düzenlenen bu şirket sözleşmesi ile aslında ticaret şirketinin ortaklarının sahip oldukları imtiyazlar ve hisse paylarının özellikleri belirlenmektedir. Buna göre esas sözleşme çerçevesinde oluşturulan hisse paylarının devri yasaklanabileceği gibi hissenin karşılığının diğer hisselere nazaran bir takım farklı ve üstün haklara sahip olması mümkündür. Bu nedenle hisse devrinden önce devrolunan hissenin karşılığının bildirildiği senedin suretinin incelenmesinin yanında noterlikçe onaylanmış şirket sözleşmesi hükümleri doğrultusunda devre konu hissenin özellikleri de incelenmelidir.
Hisse parçası temelinde ticaret şirketinin sahip olduğu sermayenin bir kısmını karşılayan değerdir. Bununla birlikte hisse üzerine şirket yönetimine ilişkin veya başka bir takım, şirket ile ilgili haklar da bağlanmış olabilmektedir. Söz konusu sermaye değeri nama veya hamiline yazılmış bir senedin sonucu olabilmektedir. İşte bu durumda senet üzerinden devrin belirli şartları mevcuttur. Esasında doğrudan hisse devri sonucundan öte sermaye payı devri olarak görülebilen senet devrinde senedin karşılığı sermaye borcunun ödenmiş olması ve ortaklığın devir hususuna karşı çıkmaması gerekmektedir. Buna göre hisse devrinin bir kısmı olan sermaye parçasının devri, sermayeyi oluşturan ödenmiş bir senedin devredilmesi neticesinde de mümkün olabilmektedir. Özellikle belirtmek gerekir ki söz konusu senet, şirkete sermaye koyma borcunun karşılığı olan bir senettir.
Ticaret şirketlerinde hisse devri kurumunun yakından ilişkili olduğu senet hususlarından birisi de hisse senetleridir. Hisse senetleri ile amaçlanan hamiline yazılı senetler ile piyasaya hisse payı ihraç etmektir. Bu şekilde temelde dolaşımda bir değer yaratılmakta ve tüm hisselerin değeri arttırılarak teknik olarak para kazanılmaktadır. Günümüzde hisse senetlerinin devri SPK kontrolünde aracı kurumlar vasıtası ile yapılmaktadır. Bu nedenle üzerinde durmakta olduğumuz husus, tüm sermayenin bir kısmının karşılığından öte haklar yönünden de bir ticaret şirketine ilişkin hisse devri ve bunun esaslarıdır.
Hisse devrine öncelikle esas sözleşmenin izin vermesi gerekmektedir. Bu yönde bir izin tüm hisse paylarına yönelik olmak zorunda olmadığı gibi sayılan paylar yönünden yasaklar veya izinler mevcut olabilmektedir. Bununla birlikte esas sözleşme yönünden bir kısıtlama olmadığı hallerde, sermaye koyma borcu da bulunmayan hisse değerleri yönetim kurulu izni veya onayı ile hisse devir sözleşmesi yapılması sonucunda devredilebilmektedir.
Hisse Devri Sözleşmesi
Hisse devri sözleşmesi ile amaçlanan temel husus, devir işleminin sabit ve belirlenebilir şekilde usulüne uygun halde yapılmasıdır. Sözleşme devir sürecinin aşamalarından birisidir. Yukarıda anlattığımız şekilde devire uygun haldeki hisse üzerinde artık devir şeklinde bir tasarruf yapılacaktır. Buna göre mevzuat hükümleri uyarınca hisse devri sözleşmesi yapılması gerekmektedir.
Hisse devri sözleşmesi, ticaret şirketine mahsus söz konusu hisse payının bir kimseden başka bir kimseye devredildiğini gösteren yazılı belgedir. Bununla birlikte devir işleminin hangi şartlar bakımından yapıldığını kurallara bağlayan belgedir. Buna göre devir işleminin konusunun, esaslarının belirlendiği yazılı sözleşme belgesine bu isim verilmektedir.
Sözleşme ile amaçlanan temel husus hisse devrinin gerçekleştirilmesidir. Öte yandan sözleşme hükümleri kapsamında devredilen pay üzerine birtakım şartlar getirilebilmektedir. Söz konusu şartlar tarafların iradelerinin bir yansıması şeklinde olduğu için ancak ve ancak tarafları bağlayacak şekilde değil, daha kapsamlı, şirketin başkaca ortakları yönünden de devir alanı bağlayan nitelikte olması mümkündür.
Sözleşme ile birlikte belirlenen şartlar altında devir alan kişi hem devreden hem de diğer ortaklar yönünden rekabet yasağına tabi tutulabilir, söz konusu rekabet yasağı ağırlaştırılabilir, hisse payının devrine ilişkin bedelin ödenmesi yönünden çeşitli düzenlemeler yapılabilir. Bunlara ek olarak sözleşmede, ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerine ilişkin veya şirkete birtakım ödemeler yapılmasına ilişkin şartlar konulabilmektedir. Buna göre ek ödeme veya yan edim şartı mevcut ise ortaklık bunlara ilişkin teminat gösterilmesini isteyebilmektedir. İstenip gösterilemediği halde ortaklık devir işlemini reddetme hakkına da sahip olabilecektir.
Öte yandan ticaret şirketinin işleyişi ile ilgili veya alım, geri alım ve önalım haklarına ilişkin olarak şartlar belirlenebilir. Önemli bir husus olarak sözleşmeye ilişkin cezalar belirlenebilmektedir.
Görüldüğü üzere devrin kapsamının belirlenmesinin yanında bedel ve tarafların arasındaki hukuki ve ticari ilişkiye göre çeşitli şartlar belirlenmesi, hisse devri sözleşmesi ile taraflarca hüküm altına alınan hususlardır.
Hisse Devri Nasıl Yapılır?
Hisse devri esasında hisse senetlerinin devri veya devrin bir sözleşme ile yapılması halinde mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken temel husus, şirket esas sözleşmesi hükümleri uyarınca devrin yasaklanmamış olmasıdır. Yasak olmayan hallerde hisse payının devri devreden açısından çoğunlukla mümkündür. Öte yandan bir takım istisnai hallerde yönetim kurulunun kararları neticesinde payın 3. kişiye çıkması engellenebilmektedir. Bu istisnai haller dışında 3. kişi de pay devri sonucunda hissedar olabilmektedir.
Yazılı senet devri şeklinde hisse devri yapılması arzulandığı hallerde esas sözleşme yasaklamamışsa ve hissenin bedeli tamamen ödenmiş ise devri, onayın ardından mümkündür aksi halde tamamen ödenmemiş senetler bakımından yönetim kurulu onayı ardından devir işlemine muhatap olunabilecektir. Kural olarak bedeli ödenmemiş senetler devredilmemelidir. Bu durumda borsaya açık şirketler nezdinde işlemler aracı kurumlar vasıtası ile devir işlemi sağlanmaktadır. Hisse senedini devralmak isteyen kimse tarafından öncelikle SPK kaydı oluşturulur ve aracı kurum vasıtası ile işlem kolayca yerine getirilir. Borsada işlem görmeyen şirketler açısından ise senet ciro edilir, karar defterinde gösterilir ve ortaklık kaydı ticaret siciline işletilir.
Hisse devrine konu payın evlilik birliğinin sona ermesi, miras, cebri icra veya mahkeme kararı gibi durumlar neticesinde de yeni malikler üzerine tescili gerekmektedir. Bu hususlarda şirket onayı aranmamaktadır. Esas olarak diğer tüm hallerde devir için yönetim kurulu onayı şarttır.
Senet üretilmemiş, ihraç edilmemiş veya esas sözleşmede bu yönde yasaklar mevcut olabilir. Bu halde ancak ve ancak noter onaylı hisse devri sözleşmesi marifeti ile hisse payının devri mümkün olabilecektir. Buna göre söz konusu sözleşmenin yazılı olması şarttır. Yazılı sözleşme yönetim kurulu kararı ile birlikte noter tarafından imzalarla birlikte onaylanır. Hükümlerin esas sözleşme ile tezat oluşturmaması esastır. Aksi halde çatışan kurallar bakımından esas sözleşme dikkate alınır. Sözleşmenin tümden geçersiz sayılması gibi bir durum söz konusu değildir çünkü devir işlemlerin serbestçe yapılması kuraldır.
Sözleşmenin elde edilmesinden sonra, hamiline yazılı senedin ciro edilmesinden sonra; nama yazılı senedin kanuni tüm borcun ödenmesi kararından sonra veya esas sözleşmede belirtilmiş ise yönetim kurulu kararı ile birlikte yeni devralana ciro edilmesinden sonra ilgilisinin başvurusu ile birlikte kişi pay defterine kaydedilmektedir. Pay defterinde kişinin temel bilgileri, kimin ne kadarlık payının devredildiği gibi hususlar yer almaktadır. Pay defterine de işlenmesi ile paydaş haline gelinmiş olunmaktadır.
Ciro ile devir durumlarında ticaret siciline tescil zorunlu bir hal değildir. Öte yandan sözleşme ile devir hallerinde tescilin yapılması ve ilan edilmesi esastır. Buna göre devir işleminden sonra ticaret siciline yönetim kurulunca 30 gün içerisinde bildirim yapılması gerekmektedir. Aksi halde tescile zorlama davası açılabilmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2007/1265, K. 2008/2831) Dava ilamı ile birlikte ilgilisi tescili yapmayan yönetim kurulu yerine kendisi tescilini yaptırabilecektir.



