
İçindekiler
Kişisel veriler internet çağında eskiye nazaran günümüzde oldukça önem arz eden bir konu haline gelmiştir. Çünkü gelişen teknolojik imkanlar sayesinde internet ortamında birçok kişisel verimizi paylaşmaktayız. Web siteler tarafından ise bu kişisel veriler saklanıp kullanılmaktadır. Bu durum ise pek çok insanın belli açılardan mağduriyet yaşamasına sebebiyet vermektedir. Kişisel verilerin korunması hakkında 2016 yılında ayrıca bir kanun da yasa koyucular tarafından çıkarılmıştır.
Kişisel verilerin internet ortamında kullanılmasının haricinde çeşitli teknolojik cihazlarla kaydedilmesi de mümkündür. Bu cihazlara örnek olarak telefon, kamera, ses kayıt cihazları verilebilir. Ancak kişisel verilerin kaydedilmesi ayrıca bir suçtur ve Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun’da (KVKK) yer almamaktadır. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu Türk hukuk sistemi içerisinde Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenmiş bir suçtur.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi
Kişisel veri kavramı KVKK’da, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Örnek olarak kişinin T.C. kimlik numarası, anne baba adı, kimlik bilgileri, biyolojik örnekleri, parmak izi verilebilir.
TCK’ya göre bir kişinin kişisel verilerinin yasaya aykırı olarak kaydedilmesi suçtur. Bu fiil hukuk düzeni tarafından korunmaz. İlgili kişiye ait verilerin kullanılmaması durumunda dahi yalnızca kaydedilmesi Ceza Kanunu kapsamında bu suçu oluşturur. Hukuk düzeni kişilerin her türlü kişisel değerini, kişilik haklarını koruma altına almıştır. Kişilik hakları kapsamında insanın üzerinde serbestçe tasarruf yetkisinin bulunmadığı haklar dahi vardır. Anayasa ile garanti altına alınan yaşama hakkı bunlardan birisidir. Hiç kimse kendi iradesi ile yaşama hakkından vazgeçemez. Yaşamına son veremez.
Kişilik haklarına bu denli değer veren bir hukuk sisteminde kişisel veriler yani kişiye ait bilgilerin de hukuki olarak koruma altına alınması son derece doğaldır. Bu sebeple hiçbir gerçek kişinin verileri bir başkası tarafından kaydedilemez. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu bazen özel hayatın gizliliğini de ihlal edecek nitelikte gerçekleşebilir. Ancak bu özel hayatın gizliliğini ihlal ayrı bir suçtur ve bu iki suç birbiri ile karıştırılmamalıdır. Örnek olarak Yargıtay bir kararında kişinin çıplak fotoğraflarını bir veri ortamında kaydetmeyi özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak değerlendirmiştir.
Kişisel Verilerin İşlenmesi
Bu kavramda KVKK ‘da özel olarak tanımlanmıştır. Kanuna göre kişisel verilerin işlenmesi kişisel verilerin otomatik olarak veya olmayarak her türlü şekilde kaydedilmesi, kullanılması, kayıt altına alınması gibi veriler üzerinde gerçekleştirilebilecek her türlü iş ve işlemi anlatmaktadır.
Kişisel verilerin işlenmesi bazı hallerde kişinin inisiyatifine bırakılmıştır. Bu hallerde kişi icazet vermeden veriler işlenirse burada hukuki olmayan bir iş ve işlem var denilecektir. Ancak kişinin icazet vermesi halinde verilerin işlenmesi hukuka aykırı bir durum oluşturmayacaktır. Bu duruma örnek olarak web sitelerine girerken kullanılan çerezleri onaylayıp onaylamadığınız sorulur. Onayladığınız takdirde bilgisayarınız ve konumunuz ile ilgili verileri site sahipleri ile paylaşmış olur bu duruma kendiniz onay vermiş sayılırsınız. Site sahipleri de site için yapacağı çalışmalar da bu verileri işleyebilir. İstatistiksel veriler çıkarabilir.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçunun Unsurları
Yasa gereği işlenen her fiil suç olmaz. Bir fiilin suç oluşturabilmesi için beraberinde birtakım unsurları barındırması gereklidir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun unsurları ise aşağıda sıralanmıştır.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Fiili
Herhangi bir kayıt cihazı ile kişiye ait özel bilgilerin kaydedilmesi yahut bilgilerin kullanılarak belli yerlere profil oluşturulması bu fiili oluşturur. Yargıtay’ın konuya ilişkin içtihatlarında da durum böyledir. Bir kimsenin kimlik bilgilerinin kaydedilmesi suretiyle internet sitelerine üye olmak bu suçu oluşturmaktadır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Hukuka uygun şekilde kaydedilmiş veriler Ceza Kanunu kapsamında bu suçu oluşturmamaktadır.
Fail ve Mağdur
Bu suçun faili ve mağduru herkes olabilir. Belli bir sınırlama bulunmamaktadır. Ancak cezayı artıran sebeplerde fail kanunda bahsi geçen kişilerden birisi olursa bu durumda suça verilecek ceza yarı oranında artacaktır.
Suçun Konusu
Suçun konusunu her türlü kişisel veri oluşturmaktadır. Bu kişisel veriler illaki sır niteliğinde olmak mecburiyetinde değildir. Kişiye ait her türlü açık kimlik bilgisi de bu anlamda kişisel veri grubuna girmektedir. Suçun Ceza Kanunundaki ilgili maddesinin ikinci fıkrasında ise özel nitelikte kabul edilecek kişisel veriler ayrıca sıralanmıştır. Bunlara örnek olarak; kişilerin siyasi, felsefi görüşleri, ırk kökenleri, cinsel tercihleri vs. gösterilebilir. Özel nitelikte sayılan bu verilerin kaydedilmesi ise suçun cezasını arttıran sebepler olarak gösterilmiştir.
Nitelikli Haller
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun nitelikli halleri Ceza Kanununun 137.maddesinde sayılmıştır. Buna göre kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak kullanılmak suretiyle ve belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle bu suç işlenirse cezasında artırım yapılacaktır.
Suçu nitelikli olarak işleyebilecek kişilere örnek olarak nüfus memurları, polisler, avukatlar, hakimler gösterilebilir. Kişisel verilere mesleği sebebiyle kolayca ulaşabilecek nitelikteki kişiler bu gruba girer.
Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu Cezası
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu hapis cezası verilen bir suçtur. Verilecek hapis cezası bir yıldan üç yıla kadar olabilir. Suçun özel nitelikteki kişisel verilerin kaydedilmesi suretiyle işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında yani ½ oranında arttırılır. Aynı şekilde kamu görevlisi yahut mesleğinin getirdiği kolaylıktan yararlanan kişiler tarafından işlenmesi de yine cezayı yarı oranında ½ artıracak nedenler arasındadır.
Bu suça verilecek hapis cezasının ertelenmesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanması mümkündür. Bu konuda takdir yetkisi yargılamayı yapan ve hükmü kuran hâkime tanınmıştır. Aynı şekilde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de mümkündür. Ancak bu durum için belli şartların gerçekleşmiş olması gereklidir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, belli bir süre ile hükümlünün hiçbir suça karışmaması şartı ile cezanın kaldırılmasıdır. Ancak verilen süre içerisinde herhangi bir suça karışırsa bu durumda kaldırılan bu ceza hükmü de uygulama alanı bulacaktır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçunun mağduru veya faili olan taraflar yargılama aşamasında hukuki hak ve yarar kaybına uğramamak adına mutlaka hukuki yardım almalıdır. Bir müdafi yardımıyla gerçekleşecek olan ceza yargılamasında her zaman daha hakkaniyetli ve adil sonuçlar alınacaktır. Ceza Hukuku anlamında tecrübeli ve yeterli donanıma sahip müdafiler konuya ilişkin her türlü hukuki yardımı müvekkillerine gösterecektir. Müdafinin yaptığı savunma sayesinde hâkimde kanaat oluştuğu takdirde verilecek cezada artırım yahut indirim meydana gelecektir.
Şikayet ve Zamanaşımı
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bir suç şüphesi haber alındığında Cumhuriyet savcıları tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatılır. Bu suçun dava edilebilmesinin süresi ise 8 yıldır. Yani suç işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde dava açılmalıdır. Suçun işlendiği haber alındığı anda savcılık bu durumdan haberdar edilmelidir ve hemen soruşturma başlatılmalıdır. Aksi halde suç zamanaşımına uğrar ve dava edilebilirlik hakkı kaybolur. Bu hak kaybolduğunda ise suç hakkında soruşturma başlatılamaz.




