Marka Hukuku

Marka Başvurusunun Nispi Ret Sebeplerine Dayanılarak Reddedilmesi

Yazar 23 Kasım 2022Ekim 3rd, 2023No Comments9 dakikalık okuma
Marka Başvurusunun Nispi Ret Sebeplerine Dayanılarak Reddedilmesi

2017 yılında yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6. maddesi marka tescilinde nispi red nedenlerini düzenlemektedir. Bu madde ile tescil başvurusundan ilkin hak kazanmış kişilerin haklarının koruması amaçlanmıştır. Mutlak ret sebeplerinin aksine nispi ret sebeplerinin varlığı halinde amme menfaatini ilgilendiren bir konum laf mevzusu olmadığından bu nedenler TÜRKPATENT tarafınca kendiliğinden dikkate alınmaz sadece itiraz üstüne incelenir. Marka başvurusunun reddi bu anlamda iki türlü nedene dayanılarak istenebilmektedir.

SMK’nın 18. maddesi uyarınca, “alakalı kişiler” bültende yayınlanmış bir marka başvurusunun, mutlak ve nispi ret nedenlerine aykırı olduğu gerekçesiyle, markanın yayımından itibaren iki ay içerisinde TÜRKPATENT nezdinde itirazda bulunabilirler. İlgili şahıs kavramından zarar görme olasılığı bulunan tescilli marka sahipleri, marka tescil başvurusu sahipleri, başvuruya mevzu işareti ve/ya da benzerini tescilsiz kullanan kişiler ve meşru menfaatleri zarar görebilecek kimseler ya da müessese ve kuruluşlar anlaşılmalıdır. Marka başvurusunun reddi sebeplerinin ayrıntılı incelemesi makalemizin devamında ele alınacaktır.

Karıştırılma İhtimali

SMK’nın 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karıştırılma ihtimali hüküm altına alınmıştır. Bu madde kapsamında önceki tescilli markanın yeni tarihli marka ile arasındaki benzerlikler dolayısıyla karıştırılma ihtimali olması, önceki tarihli marka sahibine itiraz ile birlikte ret başvurusu yapma hakkı tanımaktadır. Marka başvurusunun reddi için itiraz şart koşulmuştur. Bu biçimde itiraz niteliğinde TÜRKPATENT tarafınca şu üç husus ayrıntılı olarak incelenir. Bunlar:

  1. Marka başvurusunun önceki bir marka ile aynı ya da benzer olması,
  2. Müracaat kapsamında yer edinen mal/hizmetlerin önceki markanın tescilli olduğu mal/hizmetlerle aynı ya da benzer olması,
  3. Bu benzerlikler sebebiyle halk içinde karıştırılma dahil ilişkilendirilme ihtimalinin varlığıdır. 

Karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde TÜRKPATENT markalar ile mal ve hizmetler arasındaki benzerliğe ayrıca önceki markanın tanınmışlığı ve ayırt ediciliği, yaklaşık tüketicinin dikkat seviyesi ve alakalı sektöre hususi koşullar benzer biçimde değişik faktörleri birbirlerine bağlı bir halde ele alır.

Mal ve hizmetler arasındaki benzerlik değerlendirmesinde benzer alıcı çevresine hitap etmeleri, benzer gereksinimleri karşılamaları, aralarında hammadde-mamül ilişkisinin bulunması, dağıtım kanallarının ortak olması, aynı reyonlarda satılması, hedef kitlenin aynı olması benzer biçimde mal ve hizmetler arasındaki tüm ilişkiler ve özellikler dikkate alınmalıdır. Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi sırasında ise bütünsel bir değerlendirme yapılarak markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olup olmadıkları incelenmelidir. Bu kapsamda markaların ihtiva etmiş olduğu jenerik unsurlar ise değerlendirme dışı bırakılmalıdır.

Markalar içinde göze hitap eden bir benzerlik bulunması halinde bu benzerlik görsel benzerlik kabul edilmektedir. Örneğin Yargıtay hükümsüzlüğü istenen “Helvacı Dede + şekil” markası ile davacının tescilli “KOSKA + dede figürü” ve “Dede figürü” markalarının sözcük unsurlarının değişik bulunmasına rağmen, “yaşlı erkek şekli” kaynaklı bir görsel benzerlik bulunması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar vermiştir.

İşitsel benzerlik ise markaların telaffuzları sebebiyle ortaya çıkan benzerlik halidir. Örneğin “4 US – FOR US” markaları işitsel olarak benzer olduklarına karar verilmiştir. Yargıtay’ın da aynı konuda PIERRE CASSI ve PIERRE CARDIN markalarının işitsel olarak benzer olduğuna hükmettiği karar mevcuttur. Son olarak markaların kavramsal benzerliği iki markanın yaklaşık tüketici nezdinde bu kişilerin zihninde bıraktıkları iz ve görüntü bakımından ortaya çıkabilir. Yargıtay bir öteki sonucunda markaların kavramsal benzerliğine dayanarak Lacoste markasının timsah şeklinin, bir başka marka ile iltibasa yol açacağına karar vermiştir.

İzinsiz Tescil Başvurusu

Marka başvurusunun reddi, ilgililerin başvurusu ile talep edilebilecek bir itiraz şeklidir. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi 2. fıkrası uyarınca marka sahibine yetkisiz ve izinsiz ticari vekil yahut da ticari temsilcinin ayırt edilmeye mahal vermeyecek kadar benzer bir markayı tescil ettirmesi üzerine itiraz hakkı verilmiştir. İlgili madde uyarınca marka sahibinin Türkiye piyasasını gözden çıkarması, süresi dolduktan sonrasında marka tescilini yenilememesi benzer biçimde haklı nedenler bulunmadıkça ticari vekil ya da temsilci tarafınca yapılan marka başvurusunun reddi talebi de Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından reddedilecektir. 

Tanınmış Markalara Sağlanan Hukuki Korumalar

SMK’nın 6/4 hükmüne göre Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi kapsamında tanınmış markalar ile aynı ya da benzer özellikte olan marka başvuruları, aynı ya da benzer mal ya da hizmetler bakımından reddedilir. Bu şekilde Paris Sözleşmesi’ne göre tanınmış bir markanın benzeri için bir marka başvurusu yapılması halinde tanınmış markanın Türkiye’de herhangi bir sınıfta tescilli olup olmadığında bakılmaksızın mevzu marka hakkındaki müracaat aynı ya da benzer mal/hizmetler için reddedilir.

Buna ayrıca SMK’nın 6/5 hükmü ise tescil edilmiş ya da tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış olan bir markanın, Türkiye’de eriştiği tanınmışlık düzeyi nedeniyle; 

  1. O markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, 
  2. O markanın ayırt edici karakterinin zedelenebileceği,
  3. İtibarının zarar görebileceği,

hallerde aynı veya benzer markanın tescil başvurusu, başvurunun aynı, benzer ya da değişik mal ya da hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın reddedilir.

Bu şekilde SMK’nın 6/4 hükmünden değişik olarak Türkiye’de tanınmış markalar, aynı ve benzer marka başvurularına karşı, bu başvuruların aynı, benzer veya tamamen değişik mal ya da hizmet için yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın, daha geniş bir korumaya sahiptir. Ancak tanınmış markanın değişik sınıflarda yer edinen mal ve hizmetler yönünden tescil engeli oluşturabilmesi için tanınmış markanın Türkiye’de tescilli olması veya tescil başvurusu yapılmış olması gereklidir. Nitekim SMK m. 6/5 kapsamında bir markanın tanınmış olması başlı başına bir marka başvurusunun reddi bakımından nispi ret sebebi oluşturmamakta ve maddedeki öteki üç şarttan birinin de sağlanması gerekir.

Örneğin Yargıtay DİDO davasına ilişkin kararında DİDO Bistro markasının hayvan bakım evleri için tescili halinde çikolata ve benzeri besin maddeleri yönünden tanınmış DİDO markasının marka değerinin negatif yönde etkileneceği ve tüketicilerin kafasında negatif çağrışımların doğabileceği, davacının tanınmışlığından haksız bir fayda sağlanabileceği sebebi öne sürülerek davanın kabulüne ve DİDO Bistro markasının reddine karar vermiştir.

Marka Başvurusunun Nispi Reddi

Uygulamada oldukça sık rastlanmamakla beraber Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/6 maddesi ve aynı kanunun SMK 6/7 maddesi uyarınca belirli şartların varlığı halinde marka başvurusunun reddi mümkün kılınmıştır. Bu iki madde hükmü de marka ilgilisinin yapacağı başvuru üzerine reddin imkanını düzenlemiştir. Başkasına ait olan bir unvan, işaret, ticari bir hakkın kullanılması durumunu düzenleyen SMK m.6/6 ile üç yıl kullanılmamış olan ortak markanın benzeri hakkında yapılmış olan marka başvurusu marka sahibinin itirazı üzerine Türk Marka ve Patent Kurumu incelemesi üzerine reddedilecektir.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca marka tescilinde nispi ret sebepleri alakalı kişilerin itirazı uyarınca TÜRKPATENT tarafından incelenir. Başta karıştırılma ihtimali olmak suretiyle markanın tanınmışlığı, gerçek hak sahipliği ilkesi ve kötüniyetli marka başvurusu yapılması marka başvurusunun reddi bakımından nispi ret sebepleri kapsamında alakalı kişiler tarafından öne sürülen ve TÜRKPATENT tarafınca çoğunlukla değerlendirilen hususlardır.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code