Marka Hukuku

Marka Davaları ve Sonuçları

Yazar 6 Ocak 2023Ekim 3rd, 2023No Comments9 dakikalık okuma
Marka Davaları ve Sonuçları

Marka sahibinin izni olmaksızın markayı taklit etmek, benzerini kullanmak, taklit edilen ürünleri kullanmak, dağıtmak, satmak ve böylece ticari kazanç sağlamak marka hakkının ihlali ve dolayısıyla marka hakkını tecavüz suçunu oluşturmaktadır. Marka hakkını tecavüz suçu, marka davalarının en önemli konusunu teşkil etmektedir. Tescilli marka sahibinin maddi ve manevi her türlü hakkının korunması kanunen güvence altına alınmıştır. Böylece marka sahibinin haklarının ihlal edilmesi durumunda hukuki ve cezai yaptırımlar ile karşı karşıya kalınacaktır. Marka davalarında, marka hakkına tecavüz eden kişi  veya kişiler hakkında adli para cezasından hapis cezasına kadar kanuni yaptırımlar öngörülmüştür. 

Marka Davaları Örnekleri 

  • Rusya’da kurulmuş, uluslararası satış yapan bir meyve suyu markası, meyve suyunun satıldığı cam şişenin bir Türk firma tarafından taklit edildiğini ve böylelikle kendi firmasının zarara uğradığını iddia etmektedir. Yapılan araştırmalar ve bilirkişi incelemesi sonucunda; Türk firmanın Rus firmadan çok daha önce kurulduğu ve bu cam şişenin reklamını televizyon dahil olmak üzere birçok yerde yaptığı tespit edilmiştir. Göz ardı edilemeyecek nitelikteki kanıtlar, marka hakkına tecavüz suçunun oluşmadığını göstermektedir.
  • Bir kozmetik markası, kırmızı renkte cilt bakım serumu üretmeye başlamıştır. Tüketiciler tarafından oldukça sevilen serum, pazarda tek olduğu için satış rekorları kırmış ve fiyatı da giderek artmıştır. Firmanın bu ürünü üretmeye başlamasından sonra, birkaç firma daha kırmızı renkte cilt bakım serumunu piyasaya sunmuştur. Daha uygun fiyatlara söz konusu serumu satın alabilen tüketici, diğer firmalara yönelmiştir. Bunun üzerine ürünü satışa ilk sunan kozmetik markasının satışları düşmeye başlamıştır ve diğer firmaları marka hakkına tecavüzden dolayı şikayet etmiştir. Görülen davada, bilirkişi incelemesi neticesinde kırmızı renkteki cilt bakım serumlarının içeriğinin birbirinden yüksek oranda farklı olduğu tespit edilmiştir. Yalnızca kırmızı renkten dolayı marka hakkına tecavüzün söz konusu olamayacağı belirtilerek dava, davacı firmanın aleyhine sonuçlanmıştır.

Marka Davaları Yargıtay Kararları

Marka davalarında, marka hakkına tecavüz şikayete bağlı bir suçtur. Markasının taklit edildiğini ve haklarına tecavüz edildiğini iddia eden kişi savcılığa giderek suç duyurusunda bulunmak durumundadır. Ancak kimlerin suç duyurusunda bulunabileceği, vekilleri aracılığıyla suç duyurusunda bulunacak kişilerin ise vekiline hangi yetkileri verdiği önem arz etmektedir. Aksi halde davanın usulden reddi gerekecektir. 

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/22209 E., 2021/12970 K. sayılı ilamında bu konuya şöyle açıklık getirmiştir:

Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1 maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi olup, katılanlar … Electronics Co Ltd., Apple Inc. ve … firmaları vekilinin şikayeti üzerine, sanığa ait işyerinde yapılan aramada üzerlerinde katılan firmalar adına tescilli markaların bulunduğu taklit ürünlerin satışa arz edilmiş halde ele geçirildiği iddiası ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmışsa da; marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir. Diğer bir ifade ile şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir. Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir.

Marka davalarında her benzerlik ”taklit” niteliği taşımaz. Benzer nitelikte ürünleri piyasaya sunan firmaların markalarında da birtakım benzerlikler ile karşılaşılabilir. Önemli olan, söz konusu benzerliğin taklit niteliğinde olup olmadığı, tüketiciye diğer markayı çağrıştırıp çağrıştırmadığı gibi ayrımların tespit edilebilmesidir. Böyle bir uyuşmazlık yaşandığında bilirkişi incelemesinin yapılması önem taşımaktadır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13603 E.,  2021/10835 K. sayılı ilamı bu konuya ilişkin önemli bir karar vermiştir. Şöyle ki;

Marka birden çok unsur içerdiği takdirde markanın asıl unsurunu, bütünü itibariyle görünüşü ve ayırt ediciliğini vurgulayan imaj oluşturur. Dosyada mevcut orijinal ve taklit olduğu iddia edilen ürünlere ait renkli fotoğrafların incelenmesinde; suça konu ürünler ile orijinal ürünler arasında renk, genel görünüm ve insan duyularında bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas oluşturmayacağı, aksi kabulün tüm ekose desenli kumaşların katılanın tekeline bırakılacağı sonucunu doğuracağı, kaldı ki suç konusu olduğu iddia edilen gömlek üzerine işlenmiş etiket ile ayrıca karton etiket üzerinde ayırıcı nitelikte sanığın “… ” markasının kullanıldığı ve bu durumun hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmayacağı da gözetilerek, sanığın beraati yerine, yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi..” şeklinde hüküm kurulmuştur. Böylece iki markanın yalnızca benzer birer unsurlarına bakılarak taklit suçunun oluşmayacağı, ekose desenli kumaş örneği ile açıklanmıştır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/12511 E., 2021/9526 K. sayılı ilamı ile, marka davalarında, taklit ve marka hakkına tecavüz suçlarına konu ürünlerin hukuka uygun olarak nasıl incelenmesi gerektiğini açıklığa kavuşturmuştur.

Türk Patent ve Marka Kurumundan, suça konu ürünlerin yer aldığı emtia sınıfına uygun markaların Resmi Marka Gazetesinde yayımlanma tarihi ile suç tarihinde geçerli bulunup bulunmadığının tespiti açısından marka tescil belgelerinin emtia listesi ile birlikte onaylı ve renkli örnekleri getirtilip, katılan firmalardan temin edilecek orijinal ürünler ve sanıkta ele geçirilen ürünlerin karşılaştırılması suretiyle marka hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak, dava konusu eşyalarda kullanıldığı iddia olunan marka ve logolar ile orjinal ürünlerde yer alan marka ve logoların karşılaştırılabilmesi için örnekleri veya resimlerinin de temyiz denetimine olanak verecek şekilde dosyaya eklenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken,..” şeklinde hüküm kurmuştur. Bu hükümden anlaşıldığı üzere, marka hakkına tecavüzün gerçekleşip gerçeklemediğinin tespiti için detaylı bir inceleme ve uzman görüşü şarttır.

Marka Hakkına Tecavüz Davaları

Marka hakkına tecavüzün sonucunda hem hukuki hem cezai yaptırımlar doğacaktır.Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması davaları, marka hakkına tecavüz edilen hak sahibi kişi veya kişiler tarafından açılabilecek marka davalarıdır

6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu‘nun marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasına göre; “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi veya manevi tazminat davaları da açılabilir.

Marka hakkına tecavüz, cezai sorumluluğu da bulunan şikayete bağlı bir suçtur. Bu sebeple Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulabilir. Hak sahibi tarafından yapılan şikayetin ardından ilgili kişilere kamu davası açılabilir.

Marka Hakkının İhlali

Markanın, hak sahibinin izni veya bilgisi olmadan taklit edilerek markadan haksız kazanç sağlanmaya çalışılması, marka hakkının ihlali yani marka hakkına tecavüz suçunu oluşturmaktadır. 

Marka hakkının ihlalinde ”tescil” en önemli husustur. Bir ihlalin olup olmadığının tespiti için öncelikli olarak markanın uygun bir şekilde Türkiye’de tescilli olması şartı aranmaktadır. Tescilli bir marka hakkının ihlali ile ilgili uyuşmazlıklar Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri’nin görev alanındadır.

Marka davaları ile ilgili daha fazla bilgi almak için hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code