
İçindekiler
- 1 Marka Hakkına Tecavüz Davaları
- 2 Tecavüzün Tespiti Davası Nedir?
- 3 Muhtemel Tecavüzün Önlenmesi Davası Nedir?
- 4 Tecavüzün Durdurulması ve Tecavüzün Kaldırılması (Ref’i) Nedir?
- 5 Sınai Mülkiyet Kanunu’nda Yer Verilen ve Marka Hakkından Kaynaklanan Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı Davaları Nelerdir?
- 6 Delil Tespiti İşlemi Nedir?
Marka hakkına tecavüz 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Marka Hakkına Tecavüz başlıklı 29. vd. maddelerinde açıklanmıştır. Bu filler:
- Marka sahibinin izni olmaksızın 6769 sayılı sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanılması,
- Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi,
- Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünlerin satılması, dağıtılması, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarılması, ithal işlemine tabi tutulması, ihraç edilmesi, ticari bir amaçla elde bulundurulması veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunulması,
- Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakların izinsiz bir biçimde genişletilmesi veya bu hakların üçüncü kişilere devredilmesi
olarak gösterilmiştir. Marka hakkına tecavüz fiilleri değerlendirilirken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. ve 29. maddeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Marka hakkına tecavüz için öncelikle marka hakkının koruma kapsamına giren bir işaretin kullanılması gerekmektedir. Marka, TÜRKPATENT tarafından tescil edildiği takdirde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda yer alan hükümler uygulama alanı bulacaktır. Markanın tescil edilmediği hallerde ancak ve ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan haksız rekabet hükümlerine dayanılabilecektir.
Marka Hakkına Tecavüz Davaları
Marka hakkına tecavüz halinde açılabilecek davalar şu şekildedir:
- Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması ve Önlenmesi (Men’i) Davaları
- Marka Hakkına Tecavüzün Kaldırılması (Ref’i) Davası
- Tazminat Davaları (Maddi/Manevi/İtibar)
- Diğer Talepler
- Delillerin Tespiti
- İhtiyati Tedbir Talebi
- El Koyma Talebi
- Belge İsteme Hakkı
- El Konulan Ürünler Üzerinde Mülkiyet Tanınması Talebi
- El Konulan Ürünlerin İmhası Talebi
- Hükmün İlgililere Tebliği ve İlanı Talebi
Tecavüzün Tespiti Davası Nedir?
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca fiilin tecavüz olup olmadığını tespiti için dava ikame edebilecektir. Bu tespit davası içerisinde davalı tarafın fiilinin marka hakkına tecavüz olup olmadığının tespiti yapılmaktadır. Burada yazılı yargılama usulü görülecek olup marka hakkı sahibi tecavüzün tespitinin yanısıra tecavüzün men’i ile tazminat vb. taleplerini de bu davayı ikame etmesi sırasında birlikte talep edebilecektir.
Marka hakkına tecavüzün tespit edilebilmesi için eylemi gerçekleştirenin kusurlu olması ve eylem sonucu bir zararın ortaya çıkması gerekmemektedir.
Muhtemel Tecavüzün Önlenmesi Davası Nedir?
Marka hakkı tecavüze uğrayan kişi, fiilin tecavüz olup olmadığının tespitinin yanı sıra 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca muhtemel tecavüzün önlenmesi talebinde de bulunabilecektir. Burada gerçekleşmek üzere olan ya da tekrarlanma ihtimali bulunan bir tecavüzün önlenmesi talep edilmektedir. Tecavüzün önlenmesi davasının açılabilmesi için tecavüzün tekrarlanması ya da gerçekleştirilmesi için güçlü emareler bulunmalıdır.
Muhtemel tecavüzün önlenmesi davasının açılabilmesi için kural olarak marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştiren kişinin kusuru ve bir zararın ortaya çıkması koşulu aranmayacaktır.
Tecavüzün Durdurulması ve Tecavüzün Kaldırılması (Ref’i) Nedir?
Marka hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca tecavüz fiilinin durdurulmasını talep edebilecektir.
Tecavüzün durdurulması davası tecavüz fiilinin devam ettiği süre boyunca açılabilecektir. Tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. Ancak tecavüz sona ermişse artık tecavüzün durdurulması talep edilemeyecektir.
Marka hakkı tecavüze uğrayan kişi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendi uyarınca tecavüz fiilinin kaldırılmasını (ref’i) ile maddi ve manevi zararın tazminini de talep edebilecektir. Bu kapsamda talep konusu marka hakkına tecavüzün öncesi durumun geri getirilmesini ve bunun maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır. Bu davanın açılması için marka hakkına tecavüzün devam ediyor olması şart değildir. Tecavüzün giderilmesi talebi, marka hakkına tecavüz veya tecavüzün sonuçları devam ettiği sürece yapılabilecektir. Ancak tecavüz sona erdiği ve bunun sonuçları ortadan kalktığı takdirde tecavüzün kaldırılması (ref’i) talebinde bulunulamayacaktır.
Tecavüzün kaldırılması davasında marka hakkına tecavüz eden kimsenin kusuru aranmamaktadır. Tecavüzün kaldırılması davasıyla birlikte maddi ve manevi tazminat davaları birlikte açılabileceği gibi ayrı ayrı da talep olunabilecektir.
Sınai Mülkiyet Kanunu’nda Yer Verilen ve Marka Hakkından Kaynaklanan Maddi, Manevi ve İtibar Tazminatı Davaları Nelerdir?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Tazminat başlıklı 150. maddesinde marka hakkı tecavüze uğrayan kişi tarafından talep edilebilecek tazminat kalemleri hüküm altına alınmıştır. İlgili hüküm uyarınca mütecaviz, gerçekleştirdiği fiiller sonucu hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Marka hakkına tecavüz sebebiyle dava ikame edileceği takdirde tazminat davası açmadan önce zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmesi gereklidir. Ancak tazminat talebinin yansıra tecavüzün durdurulması ve kaldırılması taleplerinde bulunulacaksa bu talepler zorunlu arabuluculuk kapsamına girmediğinden doğrudan dava açılabilecektir.
Maddi tazminat davasının konusu hak sahibinin uğradığı zarar, fiil kaybı ve yoksun kalınan kazançtır. Yoksun kalınan kar hesaplanırken şu usuller dikkate alınacaktır:
- Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edeceği muhtemel gelir.
- Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
- Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli.
Yoksun kalınan kar hesaplanırken özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulmaktadır.
Marka hakkına tecavüz sebebiyle talep edilebilecek tazminat kalemlerinden ikincisi manevi tazminattır. Manevi tazminat hakkı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (ç) bendinde ve 150. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hüküm kapsamında marka hakkı sahibi ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasını talep edebilecektir.
Marka hakkı sahibi maddi ve manevi tazminatın yanı sıra marka hakkına tecavüzün bir sonucu olarak itibar tazminatı da talep edebilecektir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 150. maddesinin (2) numaralı fıkrasında itibar tazminatı hüküm altına alınmıştır. İlgili hüküm uyarınca hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi ya da uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda marka hakkının itibarı zarara uğrarsa mütecavizden itibar tazminatı talebinde bulunulabilecektir. Bu tazminat kalemi çoğunlukla sektördeki kalite ve imajı yüksek seviyelerde olan markalar için söz konusu olacaktır.
Delil Tespiti İşlemi Nedir?
Delillerin tespitine ilişkin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak 150. maddenin (3) numaralı fıkrası uyarınca hak sahibi sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi adına, marka hakkının kullanımına ilişkin belgelerin tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilecektir.
Belgelerin verilmesi talebi tazminat davası açılmadan önce öne sürülürse bu ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400 vd. maddeleri gereğince delil tespiti ile mümkün olabilecektir. Ancak marka hakkı sahibi, bu talebinde hukuki yararının olduğunu ve delillerin ileride kaybolması veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşma tehlikesi olduğunu somut bir biçimde belirtmelidir.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden Marka Hakkına Tecavüz konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. Marka Hakkına Tecavüz konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




