Fikri Mülkiyet HukukuMarka Hukuku

Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti Davası

Yazar 9 Ağustos 2022Ekim 3rd, 2023No Comments9 dakikalık okuma
Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti Davası

Marka bir işletmenin mal veya hizmetlerinin diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan işarettir. Piyasada mal ve hizmetlerin çeşitlenmesi marka ihlallerinin doğmasına neden olmaktadır. Marka sahiplerinin markalarını her türlü tehlikeden korumak amacıyla açtığı marka hakkına tecavüzün tespiti davası da bu hususta başvurulan en önemli hukuki yollardan birini oluşturmaktadır.

Marka Hakkına Tecavüzün Tespiti Davası

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) bir işletmenin mal veya hizmetlerinin diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan marka hakkına yönelik düzenlemeler içermektedir. İlgili Kanun’un 7. maddesinde marka hakkının kural olarak tescil ile kazanıldığı ve marka hakkının tescil edilen mal ve hizmetleri kapsayan bir hak olduğu belirtilmiştir. Tescil ile birlikte marka hakkı sahibine markaya karşı gerçekleşebilecek tehlikeleri bertaraf etmek için mahkemeden çeşitli taleplerde bulunabilme imkânı tanınmıştır. 

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. Maddesinde sayılan sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği taleplerden biri 1. fıkranın a bendinde belirtilen markaya fiili tecavüzün olup olmadığı tespitidir. Marka ihlali tespit davası olarak da bilinen marka hakkına tecavüzün tespiti davası olarak uygulamada adlandırılan bu dava bir tür olumlu tespit davasıdır. Bu tespit davası marka hakkı sahibinin markasına yönelik gerçekleştiğini düşündüğü ihlallerin içeriklerinin tespit edilmesini ve tecavüzün varlığının kesinliğini sağlamaya yöneliktir. İhlal içerikleri tespit edildikten sonra marka hakkı sahibi ihlallerin ve zararının giderilmesi için kanunda öngörülmüş tazminat davası gibi diğer davaları açabilmektedir.

Marka hakkına tecavüzün tespiti davası açmak için en başta hak sahibinin hukuki yararının bulunması gerekmektedir. Doğrudan markaya tecavüzün giderilmesi, zararın tazmini gibi davalar açarak ihlali gidermek mümkün olduğundan tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur diyen görüşler mevcuttur. Ancak böyle bir dava kanunda düzenlendiğinden markaya tecavüzün giderilmesi veya önlenmesi gibi davalar açmadan önce marka ihlali tecavüzün tespiti davası açılabilmektedir.

Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak marka ihlali tecavüzün tespiti davası fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına girmektedir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin kurulmadığı yerlerde bu davaya asliye hukuk mahkemeleri bakmaktadır. Davada yetkili mahkeme ise davacı marka hakkı sahibinin yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir.

Marka İhlali Tecavüzün Tespiti Davası Ne İşe Yarar?

Marka ihlali tecavüzün tespiti davası tek başına açıldığında tespit dışında ayrıca ihlali giderici bir etkiye sahip değildir. Ancak bazı durumlarda tespit hükmü tek başına işlevsellik kazanabilmektedir. Örneğin üçüncü kişiler tarafından marka hakkı sahibine açılan menfi tespit davasında daha önceden marka hakkı sahibinin açmış olduğu tespit davası hükmü önem kazanır. Üçüncü kişinin aynı marka hakkı sahibine aynı vakıalardan dolayı menfi tespit davası açması ihtimalinde marka sahibinin tecavüzün var olduğuna dair aldığı hüküm üçüncü kişi tarafından açılan ikinci tespit davasının reddedilmesine sebep olacaktır.

Bir başka durumda ise marka hakkı sahibinin üçüncü kişiye karşı açmış olduğu tecavüzün önlenmesi-giderilmesi, maddi-manevi tazminat davalarında daha önce marka hakkı sahibinin marka ihlali tecavüzün tespiti davası neticesinde aldığı tespit hükmü unsur etki göstermektedir. Bu tespit hükmüne dayanılarak mahkemeden talep edilenler desteklenmekte ve yerine getirilmektedir.

Marka Hakkının İhlali

Markanın tescil ile birlikte markayı kullanma hakkı münhasıran marka sahibine ait olmaktadır. Ancak bazen markanın tescilinden sonra kötü niyetli üçüncü kişilerin hak sahibi olmamalarına rağmen marka hakkını kullandığı durumlar ortaya çıkmaktadır. Marka hakkının hak sahibinden izinsiz olarak veya hukuka aykırı olarak kullanılması halinde marka hakkının ihlali ve marka hakkına tecavüz gündeme gelmektedir.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde sayılan marka hakkını ihlal eden durumlar şu şekildedir:

  • Marka sahibinden izinsiz olarak markayı kanunun 7.maddesinde sayılan şekillerde kullanmak 
  • Marka sahibinden izinsiz olarak markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markayı taklit etmek
  • Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticari alana çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde tutmak veya bu ürüne dair sözleşme yapma amacıyla öneride bulunmak
  • Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilen hakları izinsiz olarak genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek

Maddede sayılan marka ihlali hallerinin gerçekleşmesi durumunda hak sahibi hak ihlali gerçekleştiren üçüncü kişiye karşı marka hakkına tecavüzün tespiti davası, ihlalin giderilmesi, ihlalin önlenmesi, tazminat davası gibi davalar açabilmektedir. Ayrıca marka hakkına tecavüzün cezai boyutuna ilişkin işlemler de şartlarını sağlaması ve şikayet olması halinde uygulanabilmektedir. Tescilli olmayan markalarda ise haksız rekabetin tespiti davası başta olmak üzere diğer haksız rekabet davaları açılabilmektedir.

Marka Hakkının İhlali Nedeniyle Tazminat Davası

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. maddesinde sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibine marka ihlali tecavüzün tespiti davası dışında markasına tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabilmesi imkânı da tanınmıştır.

Maddi tazminat: Marka hakkı ihlal edilen marka sahibinin maddi kayıplar yaşaması halinde ihlalde bulunandan maddi tazminat isteme imkânı vardır. Marka hakkını ihlal eden üçüncü kişinin fiili sonucu marka sahibi zarara uğramışsa dava yoluyla uğradığı zararın tazminini isteyebilmektedir. Maddi tazminat marka hakkı sahibinin fiili zararını ve marka ihlalinden dolayı yoksun kaldığı kârı kapsamaktadır.

Manevi tazminat: Marka hakkının ihlali nedeniyle tazminat davası açan marka hakkı sahibi manevi tazminat talebinde bulunabilmektedir. Marka hakkını ihlal etmek aynı zamanda bir haksız fiil teşkil etmektedir. Bu haksız fiil neticesinde marka hakkı sahibinin kişisel veya ticari varlığı zarar görmektedir. Manevi açıdan kişisel veya ticari varlığı zarar gören hak sahibinin SMK m. 149’a göre manevi tazminat talebinde bulunması mümkündür.

Sınai Mülkiyet Kanunu m.150/2 ‘de düzenlenen bir diğer tazminat davası da itibar itibar tazminat davası olarak nitelendirilmektedir. Marka hakkının konusu olan mal veya hizmetlerin marka hakkını tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, kötü şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi veya uygun olmayan şekilde piyasaya sürülmesi sonucu sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa bu nedenle ayrıca tazminat istenebilmektedir.

Marka Avukatı 

Avukatlar her türlü hukuki sorunun çözümünde başvurulan kişiler olmakla birlikte avukatların belirli alanlarda uzmanlaşması mümkündür. Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka konusuna ilişkin daha detaylı bilgiye sahip olan ve müvekkillerine bu konuda hizmet veren avukatlar marka avukatı olarak isimlendirilir. 

Marka avukatının sağladığı başlıca hizmetlerden bahsedecek olursak:

  • Marka ile ilgili hukuki danışmanlık vermek ve marka uygunluğu araştırması yapmak
  • Marka tescilinde bulunmak isteyen müvekkillere bu konuda yardımcı olmak, gerekli evrakları düzenlemek ve tescil başvurusunda bulunmak
  • Marka hakkına sahip olan müvekkillerin haklarını korumak ve sağlamak
  • Haksız rekabete ilişkin davaların yürütülmesini sağlamak
  • Fikri sınai sözleşmeleri hazırlamak, sözleşmenin yorumlanmasında çıkan uyuşmazlıkları çözmek
  • Korsan yayınların tespiti halinde gerekli hukuki süreçleri başlatmak ve takip etmek

Marka avukatları yukarıda sayılan hizmetler dışında fikri ve sınai mülkiyet hukukuna ilişkin her türlü konuda müvekkillerine hizmet vermektedir. Fikri ve sınai mülkiyet hukukuna ilişkin daha fazla hukuki danışmanlık almak, marka ihlali tecavüzün tespiti davası açmak ve marka konusunda yaşadığınız diğer uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak için en iyi marka avukatları ve hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz. 

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code