Marka Hukuku

Marka Hükümsüzlüğü Davası

Yazar 11 Kasım 2022Ekim 3rd, 2023No Comments12 dakikalık okuma
Marka Hükümasüzlüğü Davası

Bu yazımızda sizlere marka hükümsüzlüğü davasıyla ilgili bir perspektif oluşturmak istemekteyiz. Marka hükümsüzlüğü davası teorik yanı ağır basan bir dava türüdür. Bundan dolayı yetkin avukatlardan bilgi ve danışmanlık almak isabetli olacaktır. Alanında uzman, nitelikli marka avukatlarımızdan bilgi ve danışmanlık almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Marka Hükümsüzlüğü Nedir?

Marka hükümsüzlüğü, gerek mutlak gerekse nispi red sebeplerinden en az birinin varlığına rağmen her nasılsa yine de o markanın sicile tescil olmasının hukuki sonucudur. Pek tabi hukuk düzeninin bunu koruması beklenemez. 

Mutlak sebepler Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5’te, nispi sebepler ise madde 6’da düzenlenmiştir. Bu sebeplerin varlığı halinde marka hükümsüzlüğü davası açılabilmektedir.

Marka Hükümsüzlüğü Şartları

Marka hükümsüzlüğü davalarının açılabilmesi için şartların yerine gelmiş olması gerekmektedir.  Bu şartlar olmadan marka hükümsüzlüğü davası açıp terkin istemek mümkün değildir.

Öncelikle tescil edilmiş bir markanın bulunması gerekir. Henüz tescil edilmemiş markalar için marka hükümsüzlüğü davası açılamaz. Daha sonra kanunda sayılmış olan hükümsüz kalma nedenlerinden en az birinin gerçekleşmiş olması aranmaktadır. Birkaçı birlikte de gerçekleşebilir ancak bir tanesinin tek başına da gerçekleşmesi dava şartının yerine gelmesi için yeterlidir. Tabiki dava açılması da gerekmektedir. Bütün bu şartların bir arada var olması gerekmektedir. Birinin eksikliği marka hükümsüzlüğü davası açılmasına engel olmaktadır. 

Marka Hükümsüzlüğü Halleri

Yukarıda da değindiğimiz üzere markanın hükümsüzlüğünü kanun koyucu mutlak ve nispi red hallerinin varlığı şeklinde ikiye ayırarak incelemeyi uygun bulmuştur. Biz de kanunun sistematiğine uyarak ikiye ayıracak ve buna uygun ilerleyeceğiz. 

Mutlak red sebeplerini Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5, nispi red sebepleri Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6 ele almaktadır. 

Marka Hükümsüzlüğüne Sebep Olan Mutlak Red Sebepleri

Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5 referans alınacak olursa:

Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:

  • 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.

Bunlar sicilde gösterilemeyen işaretler ve sahibine tam koruma sağlayacak kadar açık nitelikte olmayan işaretlerdir.

  • Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.

Örneğin tek bir harf “a” harfi tescil edilemez. Ayırt edici olması gerekmektedir. 

  • Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

Örneğin “Antep fıstığı” kelimesi bir marka olarak tescil ettirilemez. “Lüks araba” kelimesi tescil ettirilemez.

  • Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.

Örneğin Nike markasına benzeyen türde Nikes, Nikke, Nixe gibi markalar; Pril markasına benzeyen Pırıl kelimeleri marka olarak tescil ettirilemez.

  • Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.

Örneğin bakkal, kasap, manav gibi isimler tescil ettirilemez.

  • Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler.

Örneğin bir gözlük markasının gözlüğün şeklini tescil alması kabul edilmemektedir.

  • Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler.
  • Paris Sözleşmesinin 2’nci mükerrer 6’ncı maddesine göre reddedilecek işaretler.
  • Paris Sözleşmesinin 2’nci mükerrer 6’ncı maddesi kapsamı dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş diğer işaretler ile yetkili mercilerce tescil izni verilmemiş olan armaları, nişanları veya adlandırmaları içeren işaretler.
  • Dinî değerleri veya sembolleri içeren işaretler.
  • Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı işaretler.
  • Tescilli coğrafi işaretten oluşan ya da tescilli coğrafi işaret içeren işaretler.

Örneğin Çorum leblebisi bir marka olarak tescil ettirilemez. 

Bu nedenlerin birinin varlığı mahkeme tarafından re’sen reddolunmayı gerektirir. Nispi red sebeplerini mutlak red sebeplerinden ayıran en büyük fark budur.

Marka Hükümsüzlüğüne Sebep Olan Nispi Red Sebepleri

Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6 referans alınacak olursa:

MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) Paris Sözleşmesinin 1’inci mükerrer 6’ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. 

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.

Görüldüğü üzere marka hükümsüzlüğü konusu aşırı teknik bilgiden oluşan ve somut olayın özelliklerine göre bilgi alınması gereken incelikli bir alandır. Danışmanlık almanız hem sizin yükünüzü hafifletecek hem de daha doğru bilgiye ulaşmanızı sağlayacaktır. 

Markanın Hükümsüzleştirilemeyeceği Haller

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere bir markanın hükümsüzleştirilebilmesi için kanunda açıkça belirtilen hallerden en az birine mazhar olması ve buna dayanılarak bir dava açılmış olması gerekmektedir. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki markanın hükümsüzleştirilecek nispi ve mutlak red hallerinden birinin yokluğu, o markayı hükümsüzleştirilemez kılar. Zira hükmün aksine hareket edilmiş olunmaktadır. 

Bir başka markanın hükümsüzleştirilemeyeceği durum ise kanun koyucunun belirlediği 5 yıllık zamanaşımı süresidir. Sınai Mülkiyet Kanunu madde 25/6 der ki: Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez. Bu da artık hükümsüzleştirilemeyeceğini göstermektedir.

Bir diğer markanın hükümsüzleştirilemeyeceği hal Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/8 de düzenlenmiştir. Bu maddede tescilli bir markanın yenileme süresi üzerinden 2 yıl geçtikten ve koruma süresi sona erdikten sonra markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilmesinden söz edilmektedir.

Sonuncu markanın hükümsüzleştirilememe hali ise Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/5’te düzenlenmiştir. Burada bahsedilen ise markaların aynı ya da benzer tescil başvurusunda yadsınamaz bir “haklı neden” varsa marka reddedilemez oluşudur.

Markanın Kısmi Hükümsüzlüğü

Diğer hukuki işlemlerin kısmi hükümsüzlüğü söz konusu olabildiği gibi markanın da kısmi hükümsüzlüğü söz konusu olabilmektedir. Hükümsüzlük nedeni, markanın tescil olduğu bir kısım mal veya hizmete ilişkinse o kısmın hükümsüzlüğüne karar verilecek, münezzeh kalan kısım ise hüküm ifa edecektir. Burada dava kısmen kabul olunur. 

Markanın Hükümsüzlüğü Davası 

Bütün bu açıklamalardan sonra asıl değinmek istediğimiz konu ise marka hükümsüzlüğü davasıdır.

Marka hükümsüzlüğü davası, marka tesciline engel olan, kanunda belirtilen gerek nispi gerek mutlak red sebepleri mevcut olmasına rağmen her nasılsa yine de tescil olduğu durumlarda açılmaktadır. Marka hükümsüzlüğü davacısının amacı marka tescilinin terkinini sağlamaktır. 

Marka hükümsüzlüğü davasını yalnızca davadan menfaati olan kişiler, Cumhuriyet savcısı veya ilgili kamu kurum veya kuruluşları açabilmektedir. Buradan anlaşılan ise markanın hükümsüzlüğü kamu düzeninin müdahalesini gerektiren ciddi bir alan olduğudur. 

Marka hükümsüzlüğü davası varsa Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde yoksa Asliye hukuk mahkemelerinde görülmektedir.  

Markanın hükümsüzlüğü aleyhine verilen karar bozucu yenilik doğuran inşai bir karardır yani hukuk düzeninde icrai bir nitelik kazanır.

Yukarıda da bahsedildiği üzere bu markanın hükümsüzlüğü davasında Sınai Mülkiyet Kanunu’nun belirlediği 5 yıllık bir zamanaşımı süresi vardır. Bu sürenin kaçırılmamasına dikkat edilmelidir. Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça markasını hükümsüzlük adına ileri süremez ve bu süreyi de kaçırdığı zaman dava açılmış bile olsa karşı tarafın zamanaşımı def’isini ileri sürmesine katlanmak zorundadır. 

Marka Avukatı 

Marka Hukuku, şahsına münhasır dinamik, sürekli gelişen, teorik yanı ağır basan ve diğer hukuk meseleleriyle yakından ilgili bir hukuk dalıdır. Bundan dolayı hukuk bürosundan destek almak sağlıklı bilgiye ulaşmak adına en doğru seçim olacaktır. Bilgi ve danışmanlık almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code