Marka Hukuku

Marka Lisans Sözleşmesi

Yazar 24 Ocak 2023Ekim 3rd, 2023No Comments9 dakikalık okuma
Marka Lisans Sözleşmesi

Bir markanın marka olmaktan doğan fikri ve sınai mülkiyet haklarını kullanmayı belirli bir bedel karşılığında bir başkasına devretme konusunda yaptığı sözleşmeye marka lisans sözleşmesi denilmektedir. Pek tabi bu kavramı biz hemen bir çırpıda tanımlamaya çalışsak da her marka lisans sözleşmesi için bu tanım yeterli olmamaktadır. Hakkın kullanım sınırları farklı türdeki marka sözleşmeleri için farklılık göstermektedir. Böyle esnek bir çalışma alanına sahip bir konuda yeterince araştırma yapmadan ve bu alanda yeterli deneyim ve bilgiye sahip olan bir avukattan danışmanlık ve hukuki destek almadan hareket etmek oldukça riskli ve bir o kadar da zararlı sonuçlar doğurmaktadır.

Eğer siz de markanızın kullanım haklarını devretme ya da bir marka lisansı alma aşamasındaysanız muhakkak hukuki danışmanlık ve destek almalısınız. Bilgili kadrosu ve yılların tecrübesiyle marka alanında çeşitli başarılara imza atmış olan avukatlarımız ile sizlere en iyi hizmeti sunmaktan onur duymaktayız, destek ve bilgi için bizimle iletişime geçmeyi unutmayın.

Marka Kullanım Hakkı Sözleşmesi

Marka kullanım hakkı sözleşmesi ve marka lisans sözleşmesi aynı anlamı taşımaktadır. Yalnızca farklı isimlerle anılmaktadırlar. Aralarında herhangi bir fark yoktur. İkisinde de bir marka lisansı veren ve marka lisansı alan taraf bulunur. Zaten iki tarafa da borç yükleyen sözleşmelerin arasında marka lisans sözleşmesi de sayılmaktadır. Yani bir tarafı kullandırma borcu altına sokarken diğer tarafı da kullanım bedelini ödeme borcu altına sokmaktadır.

Hakkında marka lisans sözleşmesi yapılan hak maddi nitelikte olmayan bir hak olmalıdır. Zira aksi takdirde fikri ve sınai mülkiyet kapsamına girmediğinden hakkında marka lisans sözleşmesi kurulması mümkün olmamaktadır. Garanti markaları bu halin istisnalarındandır.

Marka kullanım haklarının lisans sözleşmesi ile devredilebileceği hususu Sınai Mülkiyet Kanunu madde 24’te belirtilmiştir. Marka lisans sözleşmesi kurulduktan sonra sürekli bir borç doğmuş demektir yani her ne kadar süreli olarak kurulabilse de bu sözleşme aslen süresiz kurulur. Aslında bu süreklilik ilkesi her iki tarafın da menfaatlerine uygun düşmektedir. Çünkü lisans veren de markasının işlerliğinin ve tanınırlığının artmasını isteyeceği gibi, lisansı alan da tanınmış ve güvenilir bir markanın ismi altında faaliyetlerini sürdürmek ister.

Lisans veren, markanın tüm haklarını devretmemekte özgürdür. Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 24’e göre “Marka hakkı, tescil edildiği mal veya hizmetlerin bir kısmı yada tamamı için lisans sözleşmesine konu olabilir.”demektedir. Yani marka lisans sözleşmesi ile lisans veren, her hakkı  devretmek ile yükümlü değildir. Özellikle marka üzerindeki tasarruf hakkını saklı tutmakta yalnızca kullanma ve yararlanma haklarını devretmektedir. Pek tabi yine bütün kullanma ve yararlanma haklarını da devretmemekte serbesttir. Belli konularda yasaklama yapabilir, belli konularda serbestlik sağlayabilir. Burada Türk Borçlar Kanunu’nun kabul ettiği sözleşme serbestisi ilkesinin uygulandığını görmekteyiz. Sözleşme serbestisi iki tarafı da bağlamaktadır. Lisansı veren, lisans alana bazı şeyleri yasaklamakta serbest olduğu gibi lisans alan da bazı durumlarda lisans vereni kısıtlayabilir. Bunun en büyük örneği aşağıda detaylıca bahsedecek olduğumuz inhisari lisans sözleşmeleridir. Bu sözleşme türü hakkında bilgi almak için lütfen yazımızın devamını okuyunuz.

Marka Lisans Sözleşmesi Şartları 

Marka lisansı vermek için yapılan sözleşmelerde her ne kadar sözleşme serbestisi ilkesi uygulanıyor olsa  da yine de hepsini ortak bir paydada toplayan bazı temel prensipler mevcuttur. Tarafların ortak iradesinin bir ürünü olması, sözleşmenin hukuka, ahlaka ve genel ilkelere aykırı olmaması gibi genel şartları bir kenara bıraktığımızda bir marka lisans sözleşmesinin aşağıda sayılan şartları içermesi gerektiği yadsınamaz bir gerçektir.

  1. Kullanılmak ve yararlanılmak istenen ve maddi olmayan bir marka olmalı,
  2. Marka garanti markası olmamalı,
  3. Sözleşme adi yazılı şekilde yapılmalı,
  4. Sözleşme tescil edilmelidir.

Her ne kadar marka ile ilgili diğer hukuki işlemlerde olduğu gibi marka lisans sözleşmesinin de tescil edilmesi gerekse de bu tescil kurucu nitelikte değil açıklayıcı niteliktedir. Yapılmış olan yazılı anlaşma tescil edilmese dahi geçerliliğini korumakta ve yaşayan bir sözleşmenin sonuçlarını doğurmuştur ve doğuracaktır ancak adi yazılı şekil şartı kurucu şarttır. Bir marka lisans sözleşmesi adi yazılı şekilde yapılmamışsa henüz doğmamıştır ve hakların ve borçların işlemesi beklenemez. Hukuk düzeninin gereklerinden olan bu durum karşısında kanun koyucu lisans veren ve lisanstan yararlanan için işi oldukça kolaylaştırmış ve resmi şekil şartı aramamıştır. Yani noter önünde ya da herhangi bir resmi makam huzurunda bu sözleşmenin yapılması ya da resmi makama onaylatılması şartını aramamıştır.

Marka Lisans Sözleşmesi Türleri

Lisans sözleşmesini doktrin birçok farklı alanda katagorizeleştirmiştir. Buna göre biz eğer marka lisans sözleşmesi yapmak suretiyle haklarımızı devredeceksek menfaatimize en uygun sözleşmeyi yapmalıyız. Peki bu sözleşme türleri nelerdir? Bunlardan birkaçını sayacak olursak:

  1. Lisans Sözleşmesinden Doğan Hakka Göre
    1. İnhisari Marka Lisansı 
    2. İnhisari Olmayan Marka Lisansı
    3. Bağımlı İnhisari Lisans
  2. Sözleşmenin İçeriğine (Kullanıma) Göre 
    1. Satış Lisansı 
    2. Üretim Lisansı 
  3. Lisans Alan Kişinin Niteliğine Göre 
    1. Kişisel Lisans 
    2. İşletme Lisansı
  4. Alt Lisans 

Bunlar doktrindeki kabul görmüş bazı ayrımlar. Farklı öğretilerin farklı katagorizeleştirmeleri vardır ancak genelde hepsinin kesiştiği yalnızca iki sözleşme türü vardır ki bunlar zaten en sıklıkla Marka Hukukuna ve marka lisans sözleşmelerine konu olan sözleşmelerdir. Şimdi bu sözleşmeleri inceleyelim.

İnhisari Lisans Sözleşmesi

Yukarıda da bahsedildiği üzere lisans sözleşmesi bir kullandırma ve yararlandırma sözleşmesidir. Bu sözleşme lisans alana tasarruf hakkı vermez ancak inhisari lisans sözleşmeleri bunun istisnasıdır çünkü inhisari lisans sözleşmelerinde marka lisansını kullanma üzerinde bir başkasına hak tanıyan taraf artık kendisi de bahse konu hakkı kullanmayacağını taahhüt ettiği gibi bir başkasına marka üzerinde aynı hakka dair lisans hakkı vermeyeceğini de taahhüt etmektedir. Yani kullanma hakkından yalnızca lisans alan yararlanacak, bir başkasına bu hak tanınırsa ya da hakkı bizzat marka sahibi kullanacak olursa bu durumda o taraf kusurlu kabul edilecektir.

İnhisari Olmayan Lisans Sözleşmesi

İnhisari olmayan lisans sözleşmelerinde ise yukarıda bahsedilen durum yoktur yani lisans hakkı tanıyan marka sahibi hem markadan doğan kullanma ve yararlanma hakkını saklı tutmakta hem de bir başkasına da yine aynı hak üzerinde lisans sözleşmesi kurabilme hakkını saklı tutmaktadır. 

Marka Avukatı

Marka Hukuku aşırı teferruatlı ve teknik bir alandır. Şahsına münhasır özellikler taşıdığından yalnızca bu alanda yıllarca çalışmış ve yeterince deneyim elde etmiş avukatların bilgisine güvenilebilmektedir.

Biz bu yazımızda her ne kadar marka lisans sözleşmesi kavramından, niteliklerinden ve özelliklerinden bahsetmiş olsak da, somut olayın özelliklerine göre fazlaca diğer başka hususlar da önem taşıyabilmektedir. Bu da ne her avukatın ne de her danışmanlık veren şirketin destek veremeyeceği derecede ihtisaslaşma gerektirmektedir. Marka Hukuku alanında yetkinlik elde edememiş ve yetkinliğini kanıtlayamamış kişilerden destek almak oldukça büyük zararlara ve risklere gebedir. Bundan dolayı sizlere hukuk büromuzun bu alanda uzun yıllardır çalışarak deneyim elde etmiş ve Marka Hukuku alanını dinamik olarak takip etme imkanı bulmuş avukat kadromuza hukuki destek ve danışmanlık sağlama noktasında güvenebilirsiniz. Bunun için lütfen büromuzla iletişime geçiniz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code