Marka Hukuku

Tescilsiz Ürün ve Markanın Haksız Rekabet Hükümlerine Göre Korunması

Yazar 30 Ocak 2023Ekim 3rd, 2023No Comments9 dakikalık okuma
Tescilsiz Ürün ve Markanın Haksız Rekabet Hükümlerine Göre Korunması

Tescilsiz ürün ve markalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Haksız Rekabet başlıklı dördüncü kısım kapsamında koruma altına alınmıştır. 

Bu hükümlerin uygulanması kaynağını 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Marka Tescilinde Nispi Ret Nedenleri başlıklı 6. maddenin (3) numaralı fıkrasından almaktadır. İlgili hüküm uyarınca başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse bu işaret sahibinin itirazı üzerine marka başvurusu reddedilecektir. 

Bu hükümle birlikte gerçek hak sahibi kişiye, açıklayıcı etkiye sahip olan tescile karşı öncelikli hak sağlanmaktadır. Ürünü veya markayı kullanan ancak tescil prosedürünü yerine getirmeyen kişi, kullandığı ürün ya da markanın aynısı veya benzeri kişiler tarafından tescil ettirilmek istendiğinde Türk Patent ve Marka Kurumu TÜRKPATENT nezdinde itiraz edebilecektir. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi için tescilsiz kullanılan ürün ya da markanın ayırt edici nitelik kazanmış olması gerekmektedir. TÜRKPATENT, yapılan itirazın sonrasında yapacağı inceleme sonucunda tescilsiz ürün ya da markanın meşhur ve maruf hale geldiği sonucuna ulaşırsa üçüncü kişinin tescil başvurusunu reddedecektir.

Haksız Rekabet Hükümleri

Haksız rekabet hükümleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Haksız Rekabet başlıklı dördüncü kısmında 54 ila 64. maddeler arasında düzenlenmiştir. Haksız rekabete ilişkin bu hükümler, katılanların menfaatine olmak üzere dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasına yöneliktir. Haksız rekabet hükümlerinin tescilsiz ürün ve markalara uygulanabilmesi için kusurun varlığına gerek yoktur. Ancak haksız rekabet fiilini gerçekleştiren kişinin kusurlu olup olmadığı yalnızca bu kapsamda açılacak davalar hakkında önem arz etmektedir.

Haksız rekabetin oluşması için şu dört unsurun varlığı gerekmektedir:

  • Ekonomik rekabetin varlığı.
  • Ekonomik rekabet etme hakkının dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması.
  • Ekonomik rekabet etme hakkının dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması sonucunda bir zarar ortaya çıkması veya bir zarar tehlikesi doğması.
  • Ortaya çıkan zararla üçüncü kişinin dürüstlük kuralına aykırı davranışı arasında bir illiyet bağı olması.

Tescilsiz Ürün veya Markanın Maruz Kalabileceği Haksız Rekabet Fiilleri

Ürün veya markanın maruz kalabileceği haksız rekabet fiilleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışlar, Ticari Uygulamalar başlıklı 55. maddesinde açıklanmıştır. Bunlar üç konu ayrı başlığına indirgenmiştir. İlgili hüküm uyarınca haksız rekabet halleri:

  • Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar,

Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlara örnek olarak kötüleme gösterilebilecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek haksız rekabet sayılmıştır. İlgili hükümde sayılan eylemler haksız rekabet teşkil edecektir.

Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlara diğer bir örnek olarak yanlış veya yanıltıcı bilgi verme gösterilebilecektir. 6102 sayılı Türk ticaret Kanunu’nun 55. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek haksız rekabet olarak sayılmıştır. Bu fiil tacirin, mallarının ve ticari faaliyetlerinin piyasaya tanıtılması sırasında yapılan ilanlar, reklamlar veya broşürler aracılığıyla gerçekleştirilebilecektir.

  • Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek,
  • Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma,
  • Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek,
  • İş şartlarına uymamak,
  • Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak,

başlıkları altında açıklanmıştır.

Tescilsiz Ürün ve Marka Hakkında Haksız Rekabetin Sonuçları

Haksız rekabetin sonuçları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 56. maddesi vd. hükümlerinde açıklanmıştır. Bu kapsamda tescilsiz ürün ve marka hakkında haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik faaliyetleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kişi/kişiler şu taleplerde bulunabilecektir:

  • Üçüncü kişinin gerçekleştirdiği fiilin haksız olup olmadığının tespit edilmesi.

Tespit davası aracılığıyla fiilin haksız rekabet olup olmadığının tespit edilmesi ve ileride gerçekleşebilecek muhtemel bir haksız rekabet eyleminin önlenmesi amaçlanmaktadır. Tespit davası kesin hüküm oluşturacak ve ileride açılması düşünülen men, ref veya tazminat davalarına dayanak olacaktır. Haksız rekabet sona erse dahi tespit davası açılabilecektir.

  • Haksız rekabetin yasaklanması.

Bu dava haksız rekabetten dolayı zarara uğrayan veya zarar görme tehlikesine maruz kalan kimse tarafından haksız rekabet teşkil eden hareketin yapılmaması veya önlenmesi amacıyla ikame edilmektedir. Bu davanın açılabilmesi için karşı tarafın kusurlu olması gerekmemektedir. Örnek olarak ürün ve markaların kullanılmasının men’i, aldatıcı ve yanıltıcı reklamlara son verilmesi ve kötülemeye ilişkin faaliyetlerin durdurulması gösterilebilecektir.

  • Haksız rekabet sonucu maddi kazanç varsa maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış ve yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesi ve hakka tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhası.

Bu talepler diğer bir adıyla rekabetin ref’i ile haksız rekabeti ortaya çıkaran fiilden önceki durum temin edilmesi talep edilmektedir. Burada gerçekleşmiş ve hala sürmekte olan tecavüzün sonuçları ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Bu davanın tazmin niteliği yoktur, yalnızca tescilsiz ürün veya markanın uğradığı haksız rekabetin sonucundaki maddi durumun ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Ayrıca bu davada da haksız fiili gerçekleştiren kişinin kusurlu olmasına gerek yoktur. Örnek olarak yanıltıcı reklam tabelaları, taklit ürün ve markalar, iltibas yaratan ürün ve markalar gösterilebilecektir.

  • Kusur varsa zarar ve ziyanın tazmini.
  • Türk Borçlar Kanunu’nun manevi tazminat hükümleri kapsamında manevi tazminat talep edilmesi.

Yukarıda belirtildiği üzere tescilsiz ürün ve marka sahibine, haksız rekabet sonucunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca zararın giderilmesi adına maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı da getirilmiştir. Bu tazminatın talep edilebilmesi için hukuka aykırı bir fiil olmalı, fail kusurlu olmalı, bir zarar veya zarar tehlikesi doğmalı ve haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır.

Haksız Rekabet Davalarında Yetkili, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Haksız rekabet davalarında özel bir yetkili mahkeme bulunmamaktadır. Bu sebeple davalının yerleşim yerinde veya haksız rekabete ilişkin fiilin gerçekleştirildiği veya zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin olduğu yerde veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde dava ikame edilebilecektir.

Tescilsiz ürün ve markaların haksız rekabet hükümleri altında korunduğu davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olacaktır.

Haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise zamanaşımıdır. Zamanaşımı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 60. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca haksız rekabete ilişkin olarak ikame edilebilecek davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakkın doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve herhalde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak haksız rekabet fiili aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda cezayı gerektiren bir fiil hakkında düzenlenmişse, daha uzun dava zamanaşımı olan ceza hukuku zamanaşımı hukuk davaları için de geçerli olacaktır.

Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden Tescilsiz Ürün ve Markanın Haksız Rekabet Hükümlerine Göre Korunması konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. Tescilsiz Ürün ve Markanın Haksız Rekabet Hükümlerine Göre Korunması konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code