Tüketici Hukuku

Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal

Yazar 18 Ekim 2022Ekim 3rd, 2023No Comments8 dakikalık okuma
Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal

Tüketici hukuku, parkende sektörünün gelişim göstermesi ile birlikte gelişmekte olan bir hukuk dalıdır. Ülkemizde, tüketici hukukuna ilişkin temel yasal düzenleme, Tüketicinin korunmasına ilişkin kanundur. Tüketici hukukunda ayıplı mal ile ilgili hükümler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Anılan kanunda ayıplı malın tanımı, tüketicinin bu durumda kullanabileceği tüketici hakları açıkça belirtilmiştir. Bunun için öncelikle hangi malların ayıplı mal sayılacağına bakalım.

Ayıplı Mal Kavramı

Tüketici hukukunda ayıplı mal, 6502 sayılı Kanun’un 8. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre bir malın tüketici hukuku anlamında ayıplı mal kabul edilebilmesi için, tüketiciye teslim edildiği anda daha önce tüketiciye karşı öne sürülen model ya da örnek ile aynı nitelikleri taşımayan yahut objektif olarak taşıması gereken özelliklere sahip olmayan, sözleşmeye aykırı bir mal olması gereklidir.

Herhangi bir mecrada yapılan tanıtımlarındaki ya da satıcı tarafından bildirilen yahut teknik düzenlemesinde yer alan nitelikleri taşımayan mallar da ayıplı mal sayılacaktır. Örneğin reklamlarda 3 farklı kesme fonksiyonu ve bıçağa sahip olduğu söylenen mutfak robotunun iki bıçaklı olarak teslim edilmesi yahut kesme fonksiyonlarından birinin çalışmaması halinde malın ayıplı olduğu söylenebilir. Muadili olabilecek malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin üründen haklı biçimde beklediği faydaları ortadan kaldıran yahut azaltan eksiklikler içeren mallar da tüketici hukukunda ayıplı mal tanımına uymaktadır. Sayılan bu özelliklerden herhangi birine sahip olan mallar, ayıplı mal iadesi kapsamında değerlendirilecektir.

Ayıplı Mal Teslimi Halinde Tüketicinin Hakları

Malın ayıplı biçimde teslimi halinde tüketicinin sahip olduğu haklar Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Buna göre tüketici, aşağıda sıralanan haklar içinden birini kullanabilir:

  • Satın aldığı ayıplı malı iade etmeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönerek parasının iadesini isteyebilir. 
  • Satın aldığı ayıplı malı alıkoyarak ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir. 
  • Onarımın aşırı masraflı olmaması şartı ile, bedeli satıcı tarafından karşılanmak üzere ücretsiz onarım isteyebilir. 
  • İmkan dahilinde ise, satın aldığı malı ayıpsız misli ile değiştirmek isteyebilir.

Tüketici, bu haklardan yalnız birini seçerek kullanabilir. Yani örneğin tüketicinin hem ücretsiz onarım hem de ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkı yoktur. Ancak tüketici, kanunda belirtilen onarım maliyetinin çok yüksek olması ve misli ile değişikliğin imkan dahilinde olmaması halleri dışında, bu seçimlik haklarından birini serbestçe kullanabilir. Yani örneğin satılan ayıplı elektronik ürün için satıcının iade kabul etmediklerini, ancak ücretsiz onarım hizmeti sunabileceklerini söylemesi hukuken geçerli değildir. Tüketici hakları, tüketicinin dilediği seçimlik hakkı kullanmasına olanak sağlamaktadır.

Sıradan tüketim malları için ayıpsız misli ile değişim ya da ücretsiz onarım isteme halinde bu işlemlerin en fazla 30 gün içinde gerçekleştirilmesi gereklidir. Kanunda sayılan taşınmazlarda ya da başka özel tüketim mallarında bu süre değişebilir. Eğer kanunda belirlenen süre içinde misli ile değişim ya da onarım gerçekleştirilmez ise, tüketici ayıplı mal iadesi ya da bedelden indirim isteme gibi diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Tüketicinin ayıplı mal iadesi ya da ayıp oranında indirim isteme seçimlik haklarını kullanması halinde bedelin tamamı yahut bir kısmı derhal kendisine teslim edilmelidir.

Hak kaybına uğramamak için, kişinin hangi seçimlik hakkını kullanacağını dikkatli seçmesi gereklidir. Bu nedenle bu aşamada da bir avukattan hukuki görüş alınması faydalı olacaktır.

Tüketici Hukukunda Ayıplı Mal İhbarı

Ayıplı mal iadesi yapmak isteyen tüketicinin, maldaki açık ayıplar için 30 gün içerisinde satıcıya ihbarda bulunması gereklidir. Bu ihbar süresi, diğer ayıplı mal seçimlik hakları kullanımı için de geçerlidir. Açık ayıp, sıradan bir inceleme ile derhal fark edilebilen ayıptır. Teslim alınan malın üzerinde bir kırık ya da yüzeyinde çizikler olması, açık ayıba örnek gösterilebilir. Kanun, gizli ayıplar için özel bir süre öngörmemiştir. Bu nedenle TBK ile getirilen genel hükümlere bakılması gereklidir.

Gizli ayıp hallerinde, ayıbın fark edilmesinin ardından derhal ayıp ihbarı yapılması gereklidir. Örneğin bir arabada yalnızca sıcak ya da soğuk havada oluşan aksaklıklar gizli ayıp kapsamına girer. Arabanın satın alındığı mevsime göre, bir ay için de bu aksaklıklar ortaya çıkmayabilir. Derhal ortaya çıkmamış olması, malın ayıplı olduğu gerçeğini değiştirmez. Ancak bu durumda derhal ayıp ihbarı yapılması gereklidir. Satıcının sorumluluğu normal tüketim malları için 2, tatil veya konut amaçlı taşınmazlar içinse 5 yıldır.

Ayıp ihbarı herhangi bir şekle tabi değildir. Yazılı, sözlü, elektronik posta ya da telefon aracılığı ile gerçekleştirilebilir. Önemli olan, ihbarın muhataba ulaşmasıdır, ancak ispat açısından yazılı ihbar bildirimleri daha sağlıklı olacaktır. Yargıtay, ayıp ihbarının herhangi bir şekle tabi olmadığını ve tanık ile de ispat edilebileceğini belirtmektedir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi K. 1993 / 2582 K. 3169 T. 4/10/1993)

Ayıplı Mal Davası

Ayıplı mal hakkında seçimlik hakların kullanımı, kimi zaman satıcılar tarafından kabul edilmeyebilir. Bu durumda kendisine sunulan tüketici hakları kapsamında kişinin dava açma hakkı bulunmaktadır. Bu dava ayıplı mal davası olarak bilinir. Ayıplı mal davası ile ilgili hangi mahkemede ve ne şekilde dava açılacağı, malın niteliğine ve değerine göre değişmektedir. Yanlış dava sonucu hak kayıplarına uğramamak için, bu davayı açarken mutlaka bir avukata danışılması önerilir. 

Tüketici uyuşmazlıkları ile ilgili davaların, değerine göre hakem heyetlerinde görülmesi mümkündür. Bu durum, uyuşmazlığın değerine ve davanın açılacağı bölgenin Büyükşehir statüsünde olup olmadığına göre değişir. Belirlenen parasal sınırlar yıldan yıla da değişiklik göstermektedir. 2022 yılı itibari ile başvuru için belirlenen şartlar şu şekildedir:

  • Büyükşehir statüsünde olsun olmasın tüm iller için 10.280 TL ve altındaki değerler için İlçe Tüketici Hakem Heyetine,
  • Büyükşehir statüsünde iller için 10.280 TL ila 15.430 TL arasındaki uyuşmazlıklar için İl Tüketici Hakem Heyetlerine
  • Büyükşehir olmayan il merkezlerinde 15.430 TL altında değere sahip uyuşmazlıklar için İl Tüketici Hakem Heyetlerine
  • Büyükşehir olmayan illere bağlı bulunan ilçelerde 10.280 TL ile 15.430 TL arasında değere sahip uyuşmazlıklar için İl Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulması gereklidir. 

Belirtilen değerlerin üzerinde değere sahip uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulması mümkün değildir. Yüksek değere sahip uyuşmazlıklar için Tüketici Mahkemelerine başvurulması gereklidir. Tüketici Mahkemesi bulunmayan yerlerde başvurulacak mahkeme ise Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır. 

2020 yılından itibaren, bazı tüketici uyuşmazlıkları ile ilgili zorunlu arabuluculuk uygulaması getirilmiştir. Buna göre, 11.330 TL üzerindeki uyuşmazlıklarda dava açılabilmesi için öncesinde arabuluculuğa başvurulmuş olması gereklidir. Ayıplı mal davası için yetkili mahkeme, tüketicinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu özel bir yetki kuralıdır.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code