Ticaret Hukuku

Haksız Rekabet Nedeniyle Açılabilecek Davalar

Yazar 12 Ağustos 2022Ekim 3rd, 2023No Comments8 dakikalık okuma
haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davalar

Haksız rekabet, ticari hayatla doğrudan bağlantılı olduğu için buna ilişkin hükümler Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiştir. Kanuna göre “haksız rekabet nedir?” sorusunun cevabı rakipler arasında ve tedarik zinciriyle müşteri arasında yaşanan aldatıcı veya dürüstlük kurallarına uygun olmayan uygulamalardır. Örnek olarak şunlar gösterilebilir:

  • Aldatıcı, gerçeğe uygun olmayan reklamlar
  • Diğer firmaların aleyhine, saygınlığına zarar verecek reklamlar
  • Rakip firmanın çalışanlarını hukuka aykırı ya da dürüstlük sınırlarını aşacak tekliflerle kendi çalışanı yapmaya çalışmak
  • Rakip firmanın özel bilgilerini sızdırmaya çalışmak ya da casus bir çalışan sokmak
  • Uygun olmayan, süreklilik arz eden indirimler

Ticari hayatınızda bu ve benzeri örneklere benzeyen aksiyonlarla karşı karşıya kaldığınızı düşünüyorsanız haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davalar açarak firmanın uygulamaya son vermesini ve zararınızın tazmin edilmesini sağlayabilirsiniz.

Örneğin Yargıtay’a yansıyan bir olayda davalı, davacılara ait “POLY-N” ve “NZN” isimlerini birleştirerek “POLY-NZN” şeklinde yeni bir marka oluşturmuştur. Davacı vekilleri anılan ismin yine benzer nitelikli ürünlerde kullanıldığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüzü olduğunu ileri sürmüştür. haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, tecavüze konu ürünlerin toplanmasını, imha edilmesini, internette yer alan markaya ait reklamların kaldırılmasını ve zarara ilişkin olarak 10.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucu ilgili hukuk dairesince, davacıların talepleri yerinde görülerek kabul edilmiştir.[1]

Haksız Rekabet Nedeniyle Açılacak Davalar

Kişiler haksız rekabetin oluştuğunu düşündüklerinde bunun tespiti, zararın tazmini ve haksız rekabeti gerçekleştiren kişiye ceza verilmesi için bazı davalar açabilir. Buna göre haksız rekabet nedeniyle açılacak davalar şu şekilde sıralanabilir:

Haksız rekabet davası açma hakkına sahip olan herkes, davranış veya eylemin dürüstlük kuralına aykırı veya müşterileri ve kamuyu yanıltıcı nitelikte haksız fiil niteliğinde olup olmadığını tespit ettirme hakkına sahiptir. Bu davayı açmakta hukuki yararının bulunması dava açmak için yeterli bir koşuldur. Açılan tespit davasında varlığı tespit edilen haksız rekabet fiiliyle ilgili, sonradan başka davalar açılarak bu davada elde edilen sonucun kanıt olarak gösterilmesi de mümkündür.

Haksız rekabete yol açan davranış veya eylem hala devam ediyorsa veya tekrar edeceği konusunda ciddi ihtimaller varsa haksız rekabetin önlenmesi davası açılarak bu duruma engel olunabilir. Ancak haksız rekabet fiili geçmişte kalmışsa, artık devam etmiyor veya tekrar etme ihtimali de yoksa, artık men davası açılamaz. Mahkeme bu davada vereceği kararla haksız rekabet fiilinde bulunmayı davalıya yasaklayacaktır. İleride kendisine karşı dava dışı üçüncü bir kişi tarafından haksız rekabet nedeniyle dava açılması tehlikesi bulunan kişinin men davası açmakta hukuki yararı vardır.

Bu dava ile haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, haksız rekabet yanlış veya aldatıcı söylem ve eylemlerle yapılmışsa bunların düzeltilmesi istenir. Yine haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılması için zorunlu görülmesi halinde, haksız rekabet teşkil eden araç ve ürünlerin imha edilmesi de talep edilebilir. Bu dava ile ilgili pazar veya sektördeki tüm olumsuz etkilerin bertaraf edilerek eski hale dönülmesi için gerekli tedbirler alınabilir.

Haksız rekabet teşkil eden eylem ve işlemleri nedeniyle karşı taraftan tazminat talep edilebilmesi için, failin bu davranışları kasten veya ihmali nedeniyle yapmış olduğunun ispatı gerekir. Aynı zamanda haksız rekabet fiili nedeniyle zarara uğradığının ve bu zararın miktarının da davada ispat edilmesi gerekir. Zararın miktarını davacı ispat etse de tazminat miktarı hakim tarafından belirlenecektir. Tazminat miktarının belirlenmesinde hakim, uğranılan zararın miktarı, somut olayın özel koşulları ve failin kusur derecesi esas alınır. Haksız rekabet nedeniyle mesleki itibarı zarar gören kişinin manevi tazminat davası açması da mümkündür.  Bu dava neticesinde hakim belli bir miktar para ödenmesine veya kararın basın yayın yoluyla duyurulmasına ve fiilin kınanmasına da hükmedebilir.

Haksız Rekabet Nedeniyle Ceza Davası Açılması

Bir haksız rekabet fiilinin aynı zamanda suç teşkil ettiği hallerde, yukarıda sayılan hukuk davalarına ek olarak fail hakkında haksız rekabet nedeniyle ceza davası açılması da mümkündür. Anılan davada davalılar şunlar olabilir:

  • Haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler
  • Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler
  • Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar
  • Çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyenler hakkında haksız rekabet nedeniyle ceza davası açılabilir.

Haksız rekabete dayalı ceza davaları neticesinde 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilmektedir.

Haksız Rekabet Dava Şartları

Haksız rekabet dava şartları öncelikle davacıyla ilgilidir. Buna göre konudan tamamen bağımsız birinin bu davayı açması mümkün görünmemektedir. Dava açabilecek kişileri şu şekilde açıklayabiliriz:

  • Fiilden Etkilenen veya Etkilenmesi Muhtemel Kişiler: Anılan kişiler genellikle haksız rekabet fiilini işlemiş firmanın veya kişinin rakipleridir. Bunlar gerçek veya tüzel kişi olabilirler. Fakat rekabet ilişkisinin olması bir şart değildir, yalnızca ekonomik zarara uğranmış olması aranır.
  • Müşteriler: Haksız rekabet sonucu mal veya hizmeti satın alacak veya almış olan müşteriler de ekonomik zarara uğrar. Bu kişiler de yine rakip firmalar gibi haksız fiilin tespiti veya zararın giderilmesi vb. istemlerde bulunabilirler.
  • Mesleki ve Ekonomik Birlikler: Yine anılan birliklerin de kar geliri düşüşü veya üyelerinin zarar görmesi gibi ekonomik sorunları gündeme gelebilir.
  • Tüketiciyi Koruyan Kuruluşlar
  • Kamu Kurumları, Kamusal Hizmet Veren Kuruluşlar, Vakıflar, Dernekler

Bir sonraki şartımız ise zamanaşımına yöneliktir. Kanunda yer alan düzenlemeye göre davacı sıfatına sahip olan kişilerin:

  • Fiili öğrendiklerin tarihten itibaren 1 yıl içinde,
  • Her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 3 yıl içinde dava açmamaları durumunda bu fiile dayanarak dava açabilme hakları kaybolur.

Davanın hangi mahkemede açılacağı da bir şart olarak karşımıza çıkar. Yapılan düzenlemeye göre, niteliği gereği ticari karakterli de olduğundan, haksız rekabet nedeniyle açılabilecek davalar Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.

 

[1] Yargıtay 11. Hukuk D. 2017/5396 E. 2019/5012 K.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code