E-Ticaret HukukuTicaret Hukuku

Faiz Kavramı ve Ticari İşlerde Faiz

Yazar 20 Haziran 2023Ekim 3rd, 2023No Comments8 dakikalık okuma
Faiz Kavramı ve Ticari İşlerde Faiz

Ticari amaçlı olsun-olmasın çeşitli şekillerde alışveriş günlük hayatın olmazsa olmaz bir parçasıdır. Bu alışverişler sonucunda bir taraf bir para ödeme yükümü altına girer. Bir diğer taraf ise karşılığında para hakkı kazandığı bir borcu yerine getirmekle yükümlü olur. Bu borç bir mal veya hizmet satmak olabilir. Bu ilişkide para borcunu üstlenen kişinin bu borç için belli olan vadede borcunu ödemesi esastır. Ancak gecikme olması halinde, para alacaklısının bir mağduriyet yaşaması söz konusu olur. Bu mağduriyetin telafisi faiz yoluyla mümkün olmaktadır.

Genel olarak faizi, geciken bir para borcunun geciktiği süre boyunca belirli bir oranda artması olarak tanımlamak mümkündür. Bu borcu öderken faiziyle birlikte ödemek gerekir. Aksi takdirde borçlunun borcundan kurtulması söz konusu olmaz. Bu kural hayatın ve doğal olarak hukukun her alanında geçerli olmakla birlikte bazı alanlarda özel durumlar vardır. Bu durumlardan biri de ticari işlerdir. Şimdi önce faiz kavramını, ardından da ticari işlerdeki faiz hükümlerini inceleyelim.

Faiz Kavramı

Yukarıda da açıkladığımız üzere faiz, geciken bir borcun gecikme süresi içerisinde belirli bir oranda artması durumunu ifade eder. Ödemedeki gecikme nedeniyle para alacaklısının yaşadığı mağduriyeti telafi etme amacına yöneliktir. Bununla birlikte, bir yerde bulunan paranın çeşitli vadelerin sonunda değerinin artması da yine faiz kapsamına girer.

Bunu bir örnekle açıklayalım. A ile B aralarında bir satış sözleşmesi imzalamış olsun. Bu sözleşme sonucunda A, elindeki bir malı B’ye 100.000 TL’ye satmayı vaat etmiş olsun. Buna göre A, elindeki malı B’ye vermekle, B ise A’ya 100.000 TL ödemekle yükümlü olur. B, sözleşmeye göre borcunu ödemesi gereken tarihte ödemezse faiz ödeme yükümlülüğü altına da girer. Hukukta bu duruma temerrüde düşmek adı verilir. Temerrüde düşen borçlu, kural olarak borcunu öderken yasal şartları mevcutsa faiz de öder. Bununla birlikte gecikmeye dayalı başka haklar da söz konusu olabilir.

Buna ilişkin hükümleri taraflar aralarında serbestçe belirleme hakkına sahiptir. Faiz, asıl borç miktarı olan paraya (bu paraya ana para adı da verilmektedir) belirli bir dönemde belirli bir oran üzerinden işletilir. Buradaki dönem kavramı, gün, ay veya yıl olabilir. Uygulamada genellikle yılı görmekteyiz. Oran ise yüzdelik olarak ifade edilmektedir. Genellikle belirli bir dönem için ana paranın belirlenen miktardaki yüzdesi işleyen faizi ifade eder.

Yukarıdaki örnekten devam edelim. Sözleşmeye göre ödemede gecikme halinde B’nin A’ya yıllık %10 faiz ödeyeceğinin kararlaştırıldığını varsayalım. Bu durumda B, ödemede bir yıl gecikirse A’ya borcunu %10 faizi ile ödeyecektir. Asıl borç (ana para) 100.000 TL olduğuna göre, bu paranın bir yıllık faizi 10.000 TL’dir. Bu durumda B, bir yıllık gecikme sonucunda A’ya 100.000 TL ana para ile birlikte ayrıca 10.000 TL de faiz öder. Bu şekilde ödeme yapmadıkça B borcundan kurtulamaz.

Ticari İşlerde Faiz

Ticari İş

Para alışverişi içeren her iş ticari iş değildir. Bir işin ticari iş olması için bir ticari işletmeyle ilgili bir iş olması gerekir. Örneğin bir tacirin dükkanında satmak üzere mal alması bir ticari iştir. Bununla birlikte, Türk Ticaret Kanunu’nun ticari iş kabul ettiği diğer işler de bu kapsama girmektedir. Ancak bu tacirin kendi evine ihtiyacı için bir şeyler alması onun için ticari iş değildir.

Ticari İşlerde Faizin Miktarı ve Belirlenmesi

Kural olarak faizin miktarı çeşitli durumlarda bellidir. Özellikle kanunda yer alan uyuşmazlıklarda hangi miktarda faiz istenebileceği açıkça belirlenmiştir. Kanunlarda yer almayan durumlarda ise faiz oranı yıllık %9’dur. Dolayısıyla faize ilişkin hüküm bulunmayan hallerde yıllık %9 faiz istenebilir.

Ticari işlerde ise faiz konusunda bir serbestlik mevcuttur. Taraflar, faizi serbestçe belirleme hakkına sahiptir. Yukarıdaki örneğimizi ticari bir iş olarak kabul edelim. Taraflar sözleşmede faizi istedikleri gibi belirleyebilirler. Örneğin taraflar, ana para borcuna yıllık değil de aylık faiz işletebilirler. Bu durumda belirlenen orandaki faiz, ilgili ayın sonunda oluşur.

Taraflar arasındaki sözleşmede faize ilişkin bir hüküm olmaması halinde ne olacaktır? Ticari işlerin amacı gelir elde etmektir. Ayrıca işin niteliği gereği tacir cebinden bazı harcamalar yapmış olabilir. Bu nedenle tacir, sözleşmede hüküm olmasa bile faize hak kazanır. Ancak bu durumda faiz oranı sınırlı olacaktır. Zira özel bir hüküm olmaması nedeniyle yukarıda bahsettiğimiz yıllık %9 faiz geçerli olacaktır. Bu faiz oranına kanuni faiz adı verilmektedir.

Ticari işlerde faiz, alacaklının borçluyu temerrüde düşürmesiyle işlemeye başlar. Sadece borcun muaccel olması yeterli değildir. Borçlunun temerrüde düşmesiyle birlikte borçlu aleyhine temerrüt faizi işlemeye başlar. Bu oran, taraflar arasında belirlenmemiş ise yıllık %9 kanuni faizdir. Ancak akdi faiz oranı daha yüksekse temerrüt faizi de bu orandan az olamaz. Yine temerrüt faizi hakkında, 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi de uygulanabilir. Buna göre, TCMB’nin bir önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için geçerli faiz oranı temerrüt faizi için de geçerlidir. Ancak 30 Haziran’dan sonra işlemeye başlayacak faizler için, bu güne ait faiz oranı 31 Aralık’taki faiz oranında 5 puandan fazla az ya da çok ise 30 Haziran’daki oran baz alınır.

Bileşik Faiz

Tanımı

Yukarıda tanımladığımız faiz kavramı, faizin en genel türü olan basit faizdir. Burada ana paraya belirli bir dönem için belirli bir oranda ana paradan bağımsız faiz işler. İşleyen faiz, ana paraya dahil değildir; ondan ayrı, ana paranın fer’i niteliğindedir. Ancak bazı durumlarda, işleyen bu faiz ana paraya eklenebilir ve üzerine bir daha faiz işletilebilir. Bu durumda bileşik faiz söz konusu olur.

Bileşik faizde, belirli bir dönem sonunda işleyen toplam faiz, ana paraya eklenir. Bu toplam paraya bir sonraki dönemde tekrar faiz işler. Diyelim ki başlangıçta 100.000 TL ana paramız olsun. Bu paraya yıllık %10 faiz işletelim. Bir yıl sonunda işleyen faiz 10.000 TL’dir. Faiziyle birlikte toplam paramız 110.000 TL olur. Bir sonraki dönemde faiz 110.000 TL’ye işler. 110.000 TL’nin yıllık %10 faizi ise 11.000 TL’dir. Bu durumda ikinci dönem sonunda toplam para 121.000 TL olur.

Basit faiz hesabında ise her dönem için 100.000 TL’ye yıllık %10 faiz (10.000 TL) işler. İki dönem sonunda basit faiz hesabıyla elimizdeki para 120.000 TL olur.

İstenebileceği Haller

Kural olarak bileşik faiz yasaktır. Ancak bu durumun bazı özel istisnaları vardır. Bu haller şunlardır:

  • Üç aydan uzun süreli cari hesap ilişkileri,
  • Üç aydan uzun süreli, her iki taraf için de ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmeleri (taraflar tacir ise),
  • Kambiyo senetlerinde kendisine başvurulan ve ödeme yapan müracaat borçlusu, kendinden önceki kişilere rücu ederken.

Dolayısıyla bu üç durumdan biri var ise bileşik faiz istemek mümkündür. Bunlar dışındaki hallerde ise durumun niteliğine uygun diğer faizler uygulama alanı bulur.

Faiz kavramı ve ticari işlerde faiz ile ilgili yazdığımız bu yazı bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye içermemektedir. Herhangi bir hukuki sorununuz var ise uzman bir avukattan destek almanızı öneririz.

AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code