
İçindekiler
Anonim şirketin sermayesi başlangıçta belirli bir miktar olsa da bu miktarda kalması zorunlu değildir. Yani bu miktarın sonradan artması ya da azalması mümkündür. Sermaye arttığı zaman, artan sermayeyi temsil eden yeni paylar da ortaya çıkar. Bu payların kime ait olacağı önemli bir sorundur. Kural olarak şirketin mevcut ortakları, yani pay sahipleri bu yeni paylar için öncelik hakkına sahiptir. Yani ortaklar, bu payları öncelikle alma hakkına sahiptir. İşte bu hakkın ticaret hukukundaki adı rüçhan hakkıdır.
Şirketler hukukuna göre şirketlerin ortaklarının şirket üzerinde hak sahipliği vardır. Bu hak sahipliği, temelini ortağın şirketteki sermayesinden almaktadır. Yani ortak, şirkete belirli bir miktarda sermaye özgülemektedir. Ortağın şirkete özgülediği sermaye, şirketten belirli bir miktarda pay, diğer adıyla hisse almasını sağlar. Bu paylar, aslında somut bir varlık değillerdir. Sahibi olan kişiye, yani ortağa şirket ortaklığına bağlı hak ve sorumluluklar yükler. Bu nedenle aslında pay kavramını sahibine şirket ortağı olmanın getirdiği hak ve yükümlülükleri getiren varlık olarak tanımlamak da mümkündür. Bir diğer deyişle, kişiyi o şirketin ortağı yapan şey sahip olduğu paydır. Pay sahiplerinin yeni paylar üzerindeki rüçhan hakkı, bu noktada önem arz etmektedir. Şimdi bu kavramı inceleyelim.
Anonim Şirket Kavramı
Belirli bir miktarda ve paylara bölünmüş bir sermayeye sahip olan şirketler anonim şirkettir. Bu şirketlere sermaye getiren pay sahipleri belirli miktarlarda sermaye taahhüt ederler. Örneğin toplam sermayesi 100.000-TL olan bir anonim şirketin 5 ortağı olduğunu ve hepsinin eşit sermaye getirdiğini varsayalım. Bu durumda her ortağın ayrı ayrı 20.000-TL sermayesi olur. Bununla birlikte, şirket sermayesinin 1.000-TL tutarındaki paylara bölünmüş olması da mümkündür. Bu ihtimalin varlığı halinde şirkete ait toplamda 100 pay mevcut olmuş olur. Bu payları ortaklar kendi aralarında istedikleri gibi paylaşabilirler. Mesela beş ortaktan; biri 15, diğeri 25, biri 20, biri 30, diğeri de 10 pay sahibi olsun. Payların eşit olması şart değildir. Bu nedenle ortaklar hisseleri aralarında istedikleri oranda bölüşmekte özgürdür.
Anonim şirketler, borçlarından dolayı yalnızca malvarlığıyla sorumlu olur. Pay sahipleri de sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. 15.000-TL sermaye taahhüdünde bulunan bir ortak, bu sermayesini şirkete özgülemekle yükümlüdür. Bu şirketlerin ortakları, anonim şirketin borcu nedeniyle kendileri ayrıca sorumlu olmazlar. Yalnızca taahhüt ettikleri sermayeyi şirkete getirmek zorundadırlar.
Anonim şirketin pay sahipleri gerçek kişiler (şahıslar) olabileceği gibi farklı tüzel kişiler de olabilir. Mesela bir şirket başka bir şirketin pay sahibi olabilmektedir.
Şirketin sermayesinin belirli bir miktarı geçmesi gerekmektedir. Şu an yürürlükte olan hükümlere göre başlangıç için ortaya konan sermaye en az 50.000-TL olmalıdır. Ancak, sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi 100.000-TL olmalıdır. Bu miktarı geçen sermaye taahhüdü halinde anonim şirket kurmak mümkündür.
Pay Kavramı
Yukarıda da açıkladığımız üzere, anonim şirketin ortakları şirkete belirli miktarda sermaye özgülemekle yükümlüdür. Bu sermaye, ortakların belirlediği şekilde ve miktarda paylara bölünür. Bu paylar, aslında somut bir varlık değillerdir. Sahibi olan kişiye, yani ortağa şirket ortaklığına bağlı hak ve sorumluluklar yükler. Bu nedenle aslında pay kavramını sahibine şirket ortağı olmanın getirdiği hak ve yükümlülükleri getiren varlık olarak tanımlamak da mümkündür. Bir diğer deyişle, kişiyi o şirketin ortağı yapan şey sahip olduğu paydır.
Yukarıdaki örneğimizde de belirttiğimiz üzere, ortakların pay oranları getirdikleri sermaye miktarına ve aralarındaki anlaşmaya bağlıdır. Kural olarak eşit sermaye getiren ortakların payları da eşittir. Ancak aksine anlaşma mümkündür. Aynı şekilde, farklı miktarlarda sermaye getiren ortakların eşit pay sahibi olmaları da mümkündür.
Pay kavramı ve çeşitleri hakkında detaylı bilgiler için şu yazımıza bakmanızı öneriyoruz.
Rüçhan Hakkı Kavramı
Kelime anlamıyla rüçhan, üstünlük, öncelik gibi anlamlara gelmektedir. Hukuki olarak ise bir kişinin, bir hakkı diğerlerine nazaran öncelikle elde etme hakkını ifade eder. Bir örnekle anlatmak gerekirse; mağazalarda yer alan bir ürünü herkesin satın alma hakkı vardır. Ancak bu ürünle ilgili bir kişinin rüçhan hakkı varsa, bu kişi herkesten önce bu ürünü satın alma hakkına sahiptir. Bu kişi rüçhan hakkını kullanarak bu ürünü alma hakkına sahiptir. Yine aynı şekilde, bu hakkını kullanmayarak almamayı seçme imkanı da vardır. Bu hak niteliği itibarıyla seçimliktir, kullanmayan hak sahibi bu hakkını kaybeder.
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Anonim şirketler özelinde rüçhan hakkı, şirket sermayesinin artışı yoluyla ortaya çıkan yeni paylar için geçerlidir. Bu yeni çıkan paylar üzerinde mevcut pay sahiplerinin rüçhan hakkı vardır. Yani pay sahipleri, bu haklarını kullanarak yeni payları kendileri alabilecektir.
Anonim şirketlerde sermaye artırımının nasıl gerçekleştiğini şu yazımızda detaylıca açıklamıştık. Burada tekrar düşmemek adına, o yazımızı okumanızı öneriyoruz. Sermaye artırımı neticesinde ortaya yeni paylar çıkacaktır. Bu payları mevcut pay sahipleri öncelikle alma hakkına sahiptir. Peki pay sahipleri yeni payları hangi oranda alma hakkına sahiptir? Türk Ticaret Kanunu, bu soruya cevap vermektedir. Buna göre pay sahipleri, yeni çıkan payları kendi mevcut payının sermayeye oranı miktarında alacaktır. Bunu da bir örnekle açıklayalım. Şirketteki mevcut pay oranı sermayenin %10’una isabet eden bir pay sahibi, yeni payların da yine %10’unu alma hakkına sahiptir.
Rüçhan hakkını kullanma esaslarını yönetim kurulu, alacağı bir karar ile belirler. Kurulun, bu kararda hak sahiplerine en az 15 gün süre vermesi gerekir. Bu kararın tescili ve ticaret sicili ile şirketin internet sitesinde ilanı gerekir. Rüçhan hakkının devri de mümkündür.
Rüçhan hakkının sınırlandırılması ve/veya kaldırılması mümkün müdür? Kanun’a göre bu durum temel olarak yasak olmakla birlikte bazı istisnai hallerde mümkündür. Genel kurulda yeterli nisabın varlığı ile haklı sebeplerin mevcut olması hallerinde bu durum mümkün olur. Bu iki şart şöyledir:
- Genel kurul nisabı: Kanun’un açık ifadesine göre bu karar için sermayenin en az %60’ını oluşturan pay sahiplerinin olumlu oyu gerekir.
- Haklı sebepler: Kanun’da bazı haller haklı sebep olarak sayılmakla birlikte, bu haller sınırlı olarak sayılmamıştır. Halka arz, işletmelerin, işletme kısımlarının, iştiraklerin devralınması ve işçilerin şirkete katılmaları Kanun’da doğrudan yer alan haklı sebeplerdir. Bunlar dışında başka haklı nedenlerin olması da mümkündür.
Temel olarak rüçhan hakkının kullanımını engellemenin mümkün olmadığını yukarıda belirtmiştik. Yine bu durumun istisnalarını da şimdi açıkladık. Kanun burada yönetim kuruluna bir def’i imkanı da tanımamıştır. Özellikle nama yazılı pay devrinin sınırlı olması gibi gerekçeler de bunun kapsamına girer.
Kayıtlı Sermaye Sisteminde Rüçhan Hakkı
Kayıtlı sermaye sistemine tabi anonim şirketlerde rüçhan hakkı süreci genel olarak diğerleriyle aynı şekilde işlemektedir. Yalnızca bu hakkın sınırlandırılması/kaldırılmasına ilişkin kurallar, yönetim kurulunun alacağı sermaye artırım kararına da uygulanacaktır. Ancak genel kurul nisap kuralı için bu geçerli değildir. Yani genel kurul özel nisabı aranmayacaktır. Burada rüçhan hakkının sınırlandırılması için yönetim kurulunun esas sözleşme ile yetkilendirilmesi gerekir. Yönetim kurulu, bu yetkisini eşitsizlik yaratacak şekilde kullanamaz.
Anonim şirketlerde rüçhan hakkı ile ilgili bu yazımız tamamen bilgilendirme amaçlı olup hukuki tavsiye içermemektedir. Hukuki bir uyuşmazlığınız olduğunda uzman bir avukattan profesyonel destek almanızı öneririz.




