Fikri Mülkiyet HukukuMarka Hukuku

Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz

Yazar 16 Haziran 2023Ekim 3rd, 2023No Comments9 dakikalık okuma
Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz

Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılan fiillerin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddelerinde karşımıza çıkar. Bu blog yazımızda sizlere bu fiiller ve geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sonucu dava açma hakkı olan kişiler hakkında açıklamalarda bulunacağız.

Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz Nedir?

Geleneksel ürün adı hakkında başvuru yapılması ve başvurusu yapılan geleneksel ürün adının tescil edilmesini takiben, geleneksel ürün adı için tescilden doğan birtakım haklar söz konusu olacaktır. Ancak bu hakların verdiği korumadan yararlanılabilmesi için geleneksel ürün adının tescili zorunludur. Bunun istisnası ise yazımızın son kısımlarında yer verdiğimiz kötü niyet olarak karşımıza çıkmaktadır. 

6769 sayılı sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geleneksel Ürün Korumasının Elde Edilmesi ve Tescilden Doğan Hakkın Kapsamı başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil edilmiş geleneksel ürün adını kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilerin birtakım fiillerinin önlenmesini talep edebilme hakkına sahiptir. Bunlar;

  • Ürünün özelliklerini taşımadığı halde geleneksel ürün adının amblemle kullanılması,
  • Tescilli geleneksel ürün adına ait amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanılması,
  • Ürünün özelliklerini veya amblemi taşımaksızın yapılan yanıltıcı beyanlar

olarak sınıflandırılmıştır.

Yukarıda saydığımız bu haklar aynı zamanda geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sonucundaki fiillerdir. Bu haklar üçüncü kişilere karşı tescilin bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade edecektir. Ancak başvuru yapan kişi, başvurunun bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve geleneksel ürün adı tescilinin yayımlanmış olması halinde yasaklanması söz konusu olabilecek yukarıda saydığımız fiiller nedeniyle tazminat davası açmaya yetkili olacaktır. 

Ürünün Özelliklerini Taşımadığı Halde Amblemle Kullanılması

Geleneksel ürün adı hakkına tecavüzün ilk konusunu ürünün özelliklerini taşımadığı halde amblemle kullanılması oluşturmaktadır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller başlıklı 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde ilgili hüküm düzenlenmektedir. İlgili hüküm uyarınca geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini taşımadığı halde kullanılması, öngörülen amblemin tescilli ürün adı ile kullanılması suretiyle ürünün;

  • Ürünün herhangi bir biçimde yarar sağlayacak kullanımı veya
  • Tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli ürün adına tahsis edilen amblemin ticari amaçla kullanımı halinde 

bu fiiller artık geleneksel ürün adı hakkına tecavüz sayılacaktır. Yukarıda belirttiğimiz madde kapsamında ilk olarak geleneksel ürün adına konu ürünün özelliklerini taşımadığı halde, öngörülen amblemin tescilli ürün adı ile birlikte olması gerekir. İkinci olarak bu kullanımda, ürünün herhangi bir biçimde yarar sağlayacak şekilde veya tescil kapsamındaki ürünleri andıran ürünlerle ilgili olarak tescilli ürün adına tahsis edilen amblem ticari amaçla kullanılıyor olmalıdır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geleneksel Ürün Adı Korumasının Elde Edilmesi ve Tescilden Doğan Hakkın Kapsamı başlıklı 45. maddesi uyarınca geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil edilmiş geleneksel ürün adını kullanım hakkına sahip kişiler, ürün özelliklerini taşımadığı halde amblemin tescilli ürün adı ile kullanılmasının önlenmesini talep edebilecektir.

Amblemin Yanıltıcı Kullanımı

Amblemin yanıltıcı kullanımı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller başlıklı 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde açıklanmıştır. İlgili hükme göre amblemin tüketiciyi yanıltıcı biçimde kullanımı geleneksel ürün adı hakkına tecavüz olarak değerlendirilecektir.

Ürünün Özelliklerini veya Amblemi Taşımaksızın Yapılan Yanıltıcı Beyanlar

Ürünün özelliklerini veya amblemi taşımaksızın yanıltıcı beyanlar yapılması fiili, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller başlıklı 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde açıklanmıştır. İlgili hükme göre geleneksel ürün adı tescilinde belirtilen ürün özelliklerini ve tescilli ürün adı için kullanılması öngörülen amblemi taşımadığı halde ürünün iç ve dış ambalajında, tanıtım ve reklamında veya ürünle ilgili herhangi bir yazılı belgede ürünün tescilde belirtilen özellikleri taşıdığına ilişkin yanıltıcı herhangi bir açıklama veya belirtiye yer verilmesi halinde bu fiil geleneksel ürün adı hakkına tecavüz oluşturacaktır. 

Bu fiilin gerçekleştirilmesi halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Geleneksel Ürün Adı Korumasının Elde Edilmesi ve Tescilden Doğan Hakkın Kapsamı başlıklı 45. maddesi uyarınca geleneksel ürün adını tescil ettiren ve tescil edilmiş geleneksel ürün adını kullanım hakkına sahip kişiler, üçüncü kişilerin ürünün özelliklerini veya amblemi taşımaksızın yaptığı yanıltıcı beyanlarının önlenmesini talep edebilecektir.

Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz Halinde Dava Açacak Kişiler

Geleneksel ürün adı hakkına tecavüz halinde dava açma hakkının kime/kimlere ait olacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 54. maddesinin (2) numaralı fıkrasında belirtilmiştir. İlgili hüküm uyarınca geleneksel ürün adı hakkına tecavüz edildiğinin, bu adı kullanım hakkına sahip olanlarca tespit edilmesi halinde; tecavüz bu kişiler tarafından tescil ettirene noter vasıtasıyla bildirilerek dava açması talep edilebilecektir.

Geleneksel ürün adı kullanım hakkına sahip olan kişiler, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Tescilli Coğrafi İşaretin ve Geleneksel Ürün Adının Kullanımı başlıklı 46. maddesinin (1) numaralı fıkrasında belirtilmiştir. İlgili hüküm uyarınca tescilli geleneksel ürün adları sicilde belirtilen şartlara uygun olan ürünlerin üretimi veya pazarlanmasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılacaktır. Bu kişilerin ayrıca geleneksel ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiğine dair tescil ettirene bildirimde bulunması gerekmektedir.

Tescil ettirenin bu talebi kabul etmemesi veya bildirimi aldığı tarihten itibaren üç ay içinde gerekli davayı açmaması halinde, kullanma hakkına sahip olanlar noter vasıtasıyla daha önceden yapmış oldukları bildirimi de ekleyerek dava açabilecektir. Açılan dava tescil ettirene de ihbar edilmektedir.

Kullanma hakkına sahip olan kişi/kişiler ciddi bir tehlike karşısında süreye bağlı kalmaksızın ihtiyati tedbire karar verilmesini de mahkemeden talep edebilecektir. İhtiyati tedbire karar verilmesi halinde ise dava açılabilmesi için yukarıda belirttiğimiz sürenin dolması beklenmeyecektir.

Tescil Öncesinde Başvuru Sürecinde Gerçekleşen Tecavüzlerin Varlığı Halinde

Tescil öncesi bir süreçte başvuru sürecinde gerçekleşen tecavüzlerin varlığı halinde; geleneksel ürün adı başvurusu yayımlandığı takdirde başvuruyu yapan, geleneksel ürün adına yönelik yukarıda belirtmiş olduğumuz fiillerden dolayı hukuk davası açma hakkını haiz olacaktır. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamı konusunda haberdar edilmiş olduğu takdirde artık başvurunun yayımlanmış olup olmamasına bakılmayacaktır. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğu mahkeme tarafından kabul edilirse başvurunun yayımından önce de tecavüzün varlığı kabul edilecektir.

Ancak gerçek kişi adının veya tüzel kişi unvanının söz konusu kişiler veya halefleri tarafından ticaret sırasında halkı yanıltıcı biçimde olmayan kullanımları, geleneksel ürün adı kullanımlarını yukarıda belirttiğimiz üç halin ihlali kapsamına girmeyecektir.

Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.


AEY Legal

AEY Legal, faaliyet göstermekte olduğu Fikri Mülkiyet Hukuku, E-Ticaret ve Bilişim Hukuku, Veri Koruma ve Siber Güvenlik Hukuku, Ticaret ve Şirketler Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Freelancer Hukuku, Tüketici Hukuku, Start-up Hukuku, Reklam ve Medya Hukuku başta olmak üzere birçok hukuk dalında ulusal ve uluslararası düzeydeki uyuşmazlık ve ihtilaflarla ilgili olarak Hukuki Danışmanlık, Uyum Yönetimi & Regülasyon, Dava Takibi & Uyuşmazlık Çözümü hizmetlerini müvekkillerine sunmaktadır.

Scan the code