
İçindekiler
- 1 Geleneksel Ürün Adında Tescil Engelleri Nedir?
- 2 Kanun’da Yapılan Tanıma Uymayan Adlar
- 3 Ürünün Genel Özelliğini İfade Eden Adlar
- 4 Ürünün Niteliği Konusunda Halkı Yanıltan Adlar
- 5 Kamu Düzeni veya Genel Ahlaka Aykırı Adlar
- 6 Kendi Ülkesinde Korunamayan, Koruması Sona Eren veya Kullanılmayan Yabancı Geleneksel Ürün Adları
Geleneksel ürün adı kavramı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“Kanun”) İkinci Kitabı olan Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı’nda tanımlanmış ve düzenlenmiştir. Bu yazımızda sizlere geleneksel ürün adında tescil engellerinin neler olduğu hakkında bilgi vereceğiz.
Geleneksel Ürün Adında Tescil Engelleri Nedir?
Geleneksel ürün adında tescil engelleri, Kanun’un Tescil Edilemeyecek Adlar başlıklı 35. maddesinde gösterilmiştir. Bunlar sırasıyla;
- Kanun’un Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinde yer alan geleneksel ürün adına ilişkin şartları taşımayan adlar
- Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar
- Ürünün niteliği konusunda halkı yanıltabilecek adlar
- Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı adlar
- Kanun’un korumasından yararlanacak kişiler tarafından başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunamayan, koruması sona eren veya kullanılamayan adlar
olarak sayılmaktadır.
Kanun’da Yapılan Tanıma Uymayan Adlar
Geleneksel ürün adı tescil engellerinin ilki kanunda yapılan tanıma uymayan adlardır. Geleneksel ürün adı, Kanun’un Menşe Adı, Mahreç İşareti ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı 34. maddesinde tanımlanmış olup ilgili tanım uyarınca geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanan veya geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olan ve menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen, ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar geleneksel ürün adı sayılmaktadır.
Yukarıda göstermiş olduğumuz tanım uyarınca bir ürünün geleneksel ürün adı olarak tescili için;
- Ürün geleneksel üretim veya işleme yönteminden kaynaklanmalı veya geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmelidir.
- Menşe adı veya mahreç işaret kapsamına girmemelidir.
- İlgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanmalıdır.
Bu şartları sağlamayan adlar geleneksel ürün adı kapsamında tescil edilemeyecektir. Buna örnek olarak aslında coğrafi işaret olarak tescil edilmesi gereken ve bu niteliği taşıyan bir adın geleneksel ürün adı olarak başvurulması gösterilebilinecektir. Ayrıca bu tescil engeli başlığı altında değerlendirilecek ve tescil başvurusunun reddedilmesine sebep olacaktır.
Ürünün Genel Özelliğini İfade Eden Adlar
Geleneksel ürün adı için gösterilen tescil engellerinden bir diğeri ürünün genel özelliğini ifade eden adlardır. Coğrafi işarette tescil engelleri kapsamında belirtilen ürünlerin öz adı olmuş adlar (jenerik adlar) ifadesinden farklı olarak “ürünün genel özelliğini ifade eden adlar” tescil engeli olarak gösterilmiştir. Ürünün genel özelliğini ifade eden adlar geleneksel ürün adı olarak kullanılamayacaktır.
Ürünün Niteliği Konusunda Halkı Yanıltan Adlar
Geleneksel ürün adı için gösterilen tescil engellerinden bir diğeri ürünün niteliği konusunda halkı yanıltan adlardır. Örneğin baklava veya lokum gibi adlar geleneksel ürün adlarındadır. Ancak baklava, geleneksel ürün adı olarak tescil edilmek istense de geleneksel ürün adına konu ürünün niteliği baklava şeklinde değilse bu durum halkı yanıltabilecek ve bu ürün artık geleneksel ürün adı olarak tescil edilemeyecektir.
Kamu Düzeni veya Genel Ahlaka Aykırı Adlar
Kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı geleneksel ürün adlarının tercih edilmesi, tescil engelleri arasında sayılan hallerden bir diğeridir.
Geleneksel ürün adları için hanngi adların kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı olacağı kanun koyucu tarafından açıkça sayılmamış olsa da Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından yayımlanan Marka İnceleme Kılavuzu’nda hangi işaretlerin kamu düzeni veya genel ahlaka aykırı olacağı detaylı bir biçimde açıklamıştır.
Kamunun her bakımdan genel çıkarlarını koruyucu hükümlerin tümü; bir ülkede kamu hizmetlerinin iyi yapılması, devletin güvenliği ve düzenini, bireyler arasındaki ilişkilerde hukuku, huzuru ve ahlak kurallarına uygunluğu sağlamaya yarayan kurum ve kuralların tümü, toplumun huzur ve sükununun sağlanmasını, devletin ve devlet yapısının korunmasını hedef tutan, toplumun her alanındaki düzeninin temelini oluşturan bütün kurallar kamu düzenini oluşturmaktadır. Bu kapsamda suça teşvik eden, insan haklarına ve demokratik düzene aykırılık ya da bölücülük içeren unsurları taşıyan, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bölünmez bütünlüğünü hedef alan ifadeler içeren başvurular, kamu düzenine aykırı olarak kabul edilecektir. Ayrıca terörist organizasyonlarının isimlerini, sembol ve kısaltmalarını içeren veya onlarla doğrudan ilişkili olabilecek bir algı yaratan ibare ve semboller de kamu düzenine aykırı sayılacaktır.
Genel ahlak ise belli bir zamanda, toplumun büyük çoğunluğunun benimsediği ahlak kuralları olup bu daha çok toplumun etik ve manevi yönüyle ilgili bir kavramdır. Bu kapsamda aile nizamı ve yerleşik örf ve adetlere aykırı unsurları taşıyan işaretler genel ahlaka aykırı işaretler olacak kabul edilmektedir.
Yukarıda belirtmiş olduğumuz kamu düzeni veya genel ahlaka aykırılığa ilişkin açıklamalar kapsamında kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı adlar geleneksel ürün adı olarak tescil edilemeyecektir.
Kendi Ülkesinde Korunamayan, Koruması Sona Eren veya Kullanılmayan Yabancı Geleneksel Ürün Adları
Geleneksel ürün adları için tescil engellerinin sonuncusu; Kanun’un Korumadan Yararlanacak Kişiler başlıklı 3. maddesinde belirtilen şartları taşıyan kişiler tarafından başvurusu yapılmış olmasına rağmen kendi ülkesinde korunamayan, koruması sona eren veya kullanılmayan yabancı geleneksel ürün adlarıdır.
Kanun’un korumasından yararlanacak kişiler sırasıyla;
- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
- Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişiler,
- Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler ile
- Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin uyruğundaki kişilerdir.
Ancak yukarıda saydığımız kişi veya kişiler yabancı geleneksel ürün adı için başvuru yapmış olsa da bu yabancı geleneksel ürün adı gerçek veya tüzel kişilerin kendi ülkesinde korunamadığı, korunması sona erdiği veya kullanılmadığı takdirde artık kişiler bu geleneksel ürün adını TÜRKPATENT nezdinde tescil ettiremeyecektir. Bu karşılıklılık ilkesinin bir uzantısı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Geleneksel Ürün Adında Tescil Engelleri” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Geleneksel Ürün Adında Tescil Engelleri” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.



