
Geleneksel ürün adı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu içerisinde başvurular, tescil ve tescil sonrası işlemler ile bu ada ilişkin hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımlar konularını kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. Bu yazımızda sizlere geleneksel ürün adının tescili, tanımı ile başvuru ve tescil süreci kapsamında değerlendirmelerimizi sunacağız.
Geleneksel Ürün Adının Tanımı
Geleneksel ürün adı kavramı, 6769 sayılı sınai Mülkiyet Kanunu’nun Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı başlıklı ikinci kitabında düzenlenmiştir. Bu ikinci kitap içerisinde;
- Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkı
- Başvuru ve İtirazlar
- Tescil ve Değişiklik Talepleri
- Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkının Kapsamı, Kullanımı ve Denetimi
- Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkının Sona Ermesi
- Coğrafi İşaret ve Geleneksel Ürün Adı Hakkına Tecavüz
Konularına da yer verilmektedir. Geleneksel ürün adı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 34. maddesinin (3) numaralı fıkrasında tanımlanmaktadır. İlgili tanım uyarınca, menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmeyen ve ilgili piyasada bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanan adlar;
- Geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşenden kaynaklanması
- Geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmiş olması
yukarıda gösterilen şartlardan en az birini sağlaması halinde geleneksel ürün adı olacaktır.
Tanımı oluşturan unsurlar incelendiğinde karşımıza ilk olarak adın menşe adı veya mahreç işareti kapsamına girmemesi çıkmaktadır. Ad, coğrafi işaret niteliği taşımamalıdır. Tanımı oluşturan diğer unsur ilgili piyasada belirli bir ürünü tarif etmek için geleneksel olarak en az otuz yıl süreyle kullanıldığının kanıtlanmasıdır. Yani adın, otuz yıldan az olmamak şartıyla nesilden nesle geçişi sağlayacak kadar uzun süre boyunca kullanıldığı kanıtlanmalıdır. Bu kadar uzun süreli kullanım ayrıca gelenekselliği de sağlayacaktır. İlgili piyasada belirli bir ürünü tarif etmek için kullanılmasından kasıt ise sadece ad ile ürünün özdeşleşmesidir. Üretim tekniğinin içeriğinin ilgili piyasada biliniyor olması aranmayacaktır.
Tanım içerisinde belirtilen geleneksel nitelikte üretim unsurları kullanılıyor olmalıdır şartından kastedilen ise geleneksel üretim veya işleme yöntemi yahut geleneksel bileşimden kaynaklanması ya da geleneksel hammadde veya malzemeden üretilmesidir.
Başvuru Süreci
Geleneksel ürün adı başvuru süreci, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Başvuru Hakkı başlıklı 36. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca;
- Üretici grupları,
- Ürün veya ürünün kaynaklandığı coğrafi alanla ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
- Ürünle ilgili olarak kamu yararına çalışan veya üyelerinin ekonomik çıkarlarını korumaya yetkili dernekler, vakıflar ve kooperatifler ile
- Ürünün tek bir üreticisi varsa bu durumu ispat etmesi şartıyla üretici
geleneksel ürün adı hakkında tescil başvurusunda bulunabilecektir. Kanunda üretici; tarım ürünlerini, gıda maddelerini, madenleri, el sanatları ve sanayi ürünlerini üreten veya işleyen yahut tedarik zincirinde yer alarak ürünün tescile konu özelliklerini etkileyen bir işlem yapan kişi; üretici grupları ise kanuni oluşumuna veya bileşimine bakılmaksızın aynı ürünün üreticilerinden oluşan birlik olarak ifade edilmektedir.
Başvuru Şartları
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Başvuru Şartları başlıklı 37. maddesinde ise geleneksel ürün adı başvurusunda yer alması gereken unsurlar gösterilmektedir. İlgili maddeye göre;
- Yukarıda belirtmiş olduğumuz başvuru yapanın kimliğine ve başvuru hakkına sahip olanlardan hangisine dahil olduğuna ilişkin bilgileri içeren başvuru formu,
- Tescili istenen geleneksel ürün adı ve ürün grubuna ilişkin bilgi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda belirtilen geleneksel ürün adı tanımına uygun olduğunu kanıtlayan bilgi ve belgeler,
- Ürünün tanımı, ürünün ve gerekiyorsa hammaddesinin fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerini açıklayan teknik bilgi ve belgeler,
- Ürün içeriğinde yer alan hammadde ve diğer bileşenlerin özellikleriyle birlikte ürün karakteristiğine işaret eden ürün hazırlama tekniklerinin de açıklandığı üretim metodu hakkında bilgi ve belgeler,
- 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Kullanımın Denetimi başlıklı 49. madde hükümlerine uygun olarak denetim biçimini ayrıntılı olarak açıklayan bilgi ve belgeler,
- Geleneksel ürün adının kullanım biçimini ve varsa etiketleme ve ambalajlama usullerini açıklayan bilgi ve belgeler ve
- Başvuru ücretinin ödendiğine ilişkin bilgi
başvuruya eklenmelidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu geleneksel ürün adı başvurusunu geleneksel ürün adı korumasından yararlanıp yararlanmayacağına göre değerlendirecektir. Aynı zamanda yukarıda belirtmiş olduğumuz bilgi ve belgelerin başvuruya eklenip eklenmediğini ve yabancı ülke kaynaklı başvuru olup olmadığını da gözetecektir.
Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgilerin başvuru formunda bulunmaması halinde başvuru yapılmamış sayılacaktır. Başvurunun yapılmamış olmasına ilişkin Türk Patent ve Marka Kurumu’nun vereceği kararın nihai olması sebebiyle ilgili karar hakkında itiraz yoluna gidilemeyecektir. Başvuru yapanın kimliğine ilişkin bilgiler hariç olmak üzere başvuruda yer alması gereken bilgi ve belgelerin yokluğunun tespiti halinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından bu eksikliğin giderilmesi talep edilecektir. Eksik bilgi ve belgelerin süresinde gönderilmemesi halinde veya gönderilen bilgi ve belgelerin şartları karşılamaması halinde başvuru reddedilecek, talep edilmesi halinde eksikliklerin giderilmesi için iki defayı geçmemek üzere ek süre verilecektir.
Başvuruların uygun bulunması halinde başvurular Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yayınlanan bültende yayımlanacaktır.
Tescil Süreci
Tescil süreci ve bu süreçte neler olacağı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun Tescil başlıklı 41. maddesinde düzenleme alanı bulmuştur. İlgili maddeye göre, başvurunun bültende yayımlanmasından itibaren üç ay içinde hakkında herhangi bir itiraz yapılmamış, yapılan itirazlar nihai olarak reddedilmiş veya itirazların değerlendirilmesi sonucunda değişikliğe uğramış başvuru, bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde tescil ücretinin ödenmesi ve ödendiğine ilişkin bilginin aynı süre için Türk Patent ve Marka Kurumu’na sunulması şartıyla tescil edilecek, sicile kaydedilecek ve bültende yayımlanacaktır.
Tescilli geleneksel ürün adları sicilde hukuka uygun olarak ürünlerin üretimi veya pazarlamasında faaliyet gösterenler tarafından kullanılmaktadır. Bu kişiler tescil ettirene, geleneksel ürün adına yönelik üretim ve pazarlama faaliyeti gösterdiklerine ilişkin bildirimde bulunmalıdır.
Yine geleneksel ürün adının kullanım hakkına sahip olan kişiler, söz konusu geleneksel ürün adını amblem ile ürün veya ambalaj üzerinde kullanmalıdır. Amblemin kullanılması geleneksel ürün adı yönünden zorunlu olmasa da amblemsiz kullanım, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na tabi olmamaktadır.
Ürünün niteliği gereği geleneksel ürün adı ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde kullanılamadığı takdirde; amblem ile tescilli ad, kullanım hakkına sahip olan işletme tarafından işletmede kolay bir şekilde görülebilecek biçimde bulundurulmalıdır.
Geleneksel ürün adını tescil ettiren ile tescil edilmiş geleneksel ürün adını kullanım hakkına sahip kişiler aynı zamanda üçüncü kişilerin hukuka aykırı fiillerinin önlenmesini de talep etme hakkına sahip olacaktır. Bu haklar üçüncü kişiye karşı tescilin bültende yayımlandığı tarih itibarıyla hüküm ifade edecektir.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Geleneksel Ürün Adının Tescili” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Geleneksel Ürün Adının Tescili” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




