
İçindekiler
Markanın İptali Nedir?
Markanın iptali, çoğu zaman markanın hükümsüzlüğü ile karıştırılmaktadır ancak birbirinden çok farklı iki kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Aşağıda detaylıca anlatılacağı üzere 10.01.2024 tarihinden sonra iptal talepleri Türk Patent ve Marka Kurumuna yöneltilecek iken; marka hükümsüzlüğü talebi yalnızca mahkemeye karşı ileri sürülebilmektedir.
Markanın iptal edilebileceği durumlar Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26’da; markanın hükümsüzlüğü sebepleri ise Sınai Mülkiyet Kanunu madde 5 ve 6 da düzenlenmiştir.
Markanın iptali ve hükümsüzlüğü arasında fazla fark olmasına rağmen hepsinden bahsetmek yerine, anlaşılabilecek kadarıyla yetinmeyi uygun buluyoruz. Markanın iptalinden daha detaylı bahsetmek istiyoruz.
Kanun koyucu, markanın iptal edilmesini gerektiren durumları Sınai Mülkiyet Kanunu madde 192’ de belirtildiği üzere yayınlandığı tarihten 7 yıl sonra yürürlüğe gireceğine, bu tarihin de 10.01.2024 tarihine tekabül ettiği ancak o zamandan sonra Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26’ da belirtilen maddelerin Türkiye Patent ve Marka Kurumu’ na karşı ileri sürülebileceğine, o zamana kadar mahkeme yoluyla iptal taleplerinin dinleneceğine karar vermiştir.
Markanın iptalinde asıl amaç, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26’da ki hallerden birinin var olmasına rağmen tescil edilmiş markanın terkinini sağlamaktır.
Markanın İptal Edilebilmesi İçin Hangi Şartlar Gerekmektedir?
Bir markanın iptalinin istenebilmesi için bazı şartlar varlığı aranmaktadır. Bunlar:
- Ancak ve ancak tescil edilmiş bir markanın iptali ile terkini söz konusu olabilir.
- İlgili kişilerin, iptal talep etmelerinde hukuki bir menfaatleri olmalıdır.
Kanun koyucu markanın iptalini talep edebilecek kişileri ilgili kişilerin talep edebileceğini Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26/2 ‘de belirtmiştir ve herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutmamıştır. İptal talep edenin, markanın iptal edilmesinde hukuki bir menfaatinin olması gerekli ve yeterlidir.
- İptal talebi, 10.01.2024 tarihine kadar dava yoluyla mahkemeye; 10.01.2024 tarihinden sonra ise Türk Patent ve Marka Kurumu’na karşı ileri sürülmelidir.
- Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26/1’ de belirtilen sebeplerden birinin varlığı gerekmektedir.
Asıl ve en önemli şart budur. Bu şartlardan birinin yokluğu iptal edilememeyi de beraberinde getirmektedir. Şimdi bu sebepleri inceleyelim.
Markanın İptal Edilmesi Gereken Haller Nelerdir?
Kanun koyucu bu halleri Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26/1’de saymıştır. Biz de bu maddeyi referans alarak konu üzerinde durmayı doğru buluyoruz.
İptal Halleri ve İptal Talebi
Madde 26- (1) Aşağıdaki hâllerde talep üzerine Kurum tarafından markanın iptaline karar verilir:
- 9 uncu maddenin birinci fıkrasında belirtilen hâllerin mevcut olması.
Bu maddede bahsedilen husus markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde Türkiye sınırları içerisinde yeterli bir şekilde kullanılmaması yani ticari niyetle kullanılmaması ya da kullanılmasına 5 yıllık süre içerisinde kesintisiz bir şekilde ara verilmiş olmasıdır. Bütün bunlar markanın iptaline sebebiyet verir.
- Marka sahibinin fiillerinin veya gerekli önlemleri almamasının sonucu olarak markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetler için yaygın bir ad hâline gelmesi.
Örneğin Selpak markasının, halk arasında kuru mendil anlamında kullanılmaya başlaması ve marka sahibinin gerekli önlemleri almaması markanın iptal edilmesine sebebiyet verebilir.
- Marka sahibi tarafından veya marka sahibinin izniyle gerçekleştirilen kullanım sonucunda markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin özellikle niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltması.
Markanın, belirli bölgede üretildiğini gösteren ibareyi de içermesi durumunda, üretim mahalinin başka bir mecraya taşınması bu maddeye örnek olarak gösterilebilir.
- 32’nci maddeye aykırı kullanımın olması.
Bu madde garanti markasının ya da ortak markasının teknik şartnamesini düzenlemektedir. Garanti markası veya ortak marka teknik şartnamesine aykırı hareket edilmesi durumunda da yine markanın iptaline karar verilir.
Markanın İptal Edilemeyeceği Haller Nelerdir?
Bütün bu sebeplerin dışında kalarak açılan markanın iptali davaları, iptal edilememektedir. Hakim bu sebeplerle bağlıdır. Farklı sebeplerin varlığına dayanarak markanın iptali kararı verilemez.
Markanın İptali Davası
Markanın iptali davası yukarıda yüzeysel bir şekilde anlatılmıştır. Biz burada markanın iptali davasını daha detaylı anlatıp inceliklerini sizlerle paylaşacağız ancak unutulmamalıdır ki bu konu somut olayın gidişatına göre şekillenmekte ve diğer hukuk alanları ile de fazlaca yakından ilgili olduğundan muhakkak bir avukatın danışmanlığı ve desteği alınması gerekmektedir.
Markanın iptali davası, Marka Hukukuna özgü bir davadır. Bu davalara bakmakla görevli mahkeme, varsa Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Mahkemeler, bu yetkisini Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, yazılı yargılama usulüne uygun, dosya üzerinden inceleme yaparak kullanmaktadır.
Daha önce de değinildiği üzere markanın iptali davası yalnızca 10.01.2024 tarihine kadar açılabilmektedir. Bu tarihten sonra mahkemeler artık markanın iptali taleplerini dinlemeyecektir. Talepler, Türkiye Patent ve Marka Kurumu’ na yönlendirilecek ve kararı da yine Türkiye Patent ve Marka Kurumu tarafından verilecektir.
Davacılar, Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26/2’de “İlgili kişiler” olarak belirtilmiştir. Bu konuda bir sınırlama yapılmamasının sebebi, marka tescilindeki herhangi bir usulsüzlüğün kamu düzenine ilişkin olmasıdır. Bundan dolayıdır ki menfaatine ters düştüğü oranda herkes markanın iptali davasını açabilir.
Davalılar; Sınai Mülkiyet Kanunu madde 26/3’ te talep tarihinde sicilde markanın sahibi olarak görülen kişi ya da onun hukuki halefleridir. Dava yalnızca bu belirtilen kişilere karşı açılabilmektedir.
Mahkeme, iptal talebinin kabulüne karar verirse marka sicilden terkin ettirilir ve bültenle duyurulur.
Mahkeme iptal kararının kabulü gibi reddine de karar verebilir. Kabulü yönünde alınan karar, kural olarak geleceğe yönelik sonuç doğurur ancak kamu düzeniyle yakından ilişkili bazı istisnai hallerde markanın iptali geçmişe yönelik olarak da sonuç doğurabilmektedir.
Markanın kısmen iptaline karar verilebilir ancak bu yalnızca mal ve hizmetler yönünden olmaktadır. Sicildeki bir işaretin kısmen terkini gibi ya da markayı değiştirecek nitelikte kararlar verilmemelidir.
Markanın iptali davasında, markanın hükümsüzlüğü davasında olduğu gibi zamanaşımı süresi öngörülmemiştir ve aynı şekilde hak düşürücü sürenin varlığından da bahsedilmemektedir.
Bilindiği üzere Marka Hukuku bünyesinde çokça teknik bilgi barındırmaktadır. Markanın iptali davası da Marka Hukukuna özgü bir dava niteliğine haiz olduğundan, fazla teorik bilgiye sahip olmak ve mutlaka tecrübeli birinden danışmanlık almak gerekmektedir. Büromuzun avukatları yıllardır Marka Hukukuyla ilgili çalışmalar yürütmektedir ve yetkinlikleri artık yadsınamaz hale gelmiştir. Danışmanlık ve bilgi almak için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




