
İçindekiler
Tacirler, kural olarak sahibi oldukları işletmelerin normal faaliyetleri için gerekli olan her türlü işlemi yapma hakkına sahiptir. Bu kapsamda tacir, gerekli malları alıp-satma, araç-taşınmaz edinme, personel alma gibi işlemler yapabilir. Bununla birlikte, nakit paraya ihtiyacı olduğunda kredi çekmek gibi işlemleri de yapma hakkına sahiptir. Bunun için gerektiğinde malları üzerinde rehin hakkı temini sağlama yetkisi de vardır. Bu rehin hakkı yalnızca mallar üzerinde mevcut olmak zorunda değildir. Gerektiğinde ticari işletmenin rehni de mümkündür. İşte bu yazımızda önce ticari işletme kavramını, sonra da ticari işletmenin rehni kavramını inceleyeceğiz.
Ticari İşletme Kavramı
Türk Ticaret Kanunu‘na göre ticari işletme, esnaf işletmesini aşan ölçüde gelir kazanmayı amaçlayan işletmelerdir. Bu işletmeler faaliyetlerini devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütür. Bu itibarla esnaf işletmesi ile arasındaki fark yalnızca elde edilen gelir durumudur. Yasal hükümler uyarınca esnaf işletmesinin kazancı belirli bir miktarla sınırlıdır. Bu sınırın üstünde gelir elde eden, devamlı ve bağımsız şekilde faaliyet gösteren işletmeler ticari işletmedir. Bu sınırı belirleme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, düzenleyeceği karar ile sınırı belirlemektedir.
Rehin ve Ticari İşletmenin Rehni
Kabaca tanımlamamız gerekirse rehin, bir alacağın teminatı olarak borçlunun alacaklıya verdiği bir eşya veya haktır. Borçlunun borcunu ödememesi halinde alacaklı bu eşya veya hakkı paraya çevirerek alacağını tahsil eder. Bu paraya çevirme işlemi, genelde satış suretiyle olmaktadır.
Ticari işletmenin rehni ise işletmenin taşınır malları ile diğer ticari ve sınai haklarının rehnini ifade eder. Burada rehin konusu malların herhangi bir yere teslimine gerek yoktur. Bu şekilde, tacirin ticari işletmenin mallarını rehnederek kredi elde etmesi ve ve bu malları kullanmaya devam etmesi söz konusu olur.
Rehin Hakkının Kurulması
Ticari işletme üzerinde rehin hakkı hakkında 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu mevcuttur. Bu rehin hakkının kurulması için bir rehin sözleşmesinin hazırlanması ve akabinde tescil edilmesi gerekir. Tescil, rehin için kurucu etkiye sahiptir. Dolayısıyla tescilsiz rehin sözleşmeleri geçerli değildir.
Rehin sözleşmesini yazılı ve elektronik olarak hazırlamak mümkündür. Elektronik sözleşmeleri tarafların güvenli elektronik imzalarıyla imzalaması gerekir. Yazılı sözleşme için ise noterde onay şartı vardır. Yazılı sözleşme, sicil yetkilisi önünde imzalanırsa da geçerli olur.
Rehnin doğmuş olması için rehin sözleşmesinin tescili gerekir. Buradaki tescil makamı Rehinli Taşınır Sicilidir. Bu sicile rehnin tescili ile rehin doğmuş olacaktır.
Rehin Hakkının Kapsamı
Ticari işletmenin rehni kapsamına giren malvarlıkları detaylı olarak 6750 sayılı Kanun’da mevcuttur. Ancak özetlemek gerekirse:
- Ticaret unvanı ve işletme adı,
- Ticari işletmenin faaliyetlerine özgü araç-gereçler, makineler,
- İşletmeye ait sınai haklar
Rehin hakkı kapsamına girer.
Rehin sözleşmesini düzenleyen tarafların rehnin kapsamını serbestçe belirlemesi esastır. Kanun kapsamında rehne konu olabilen malvarlıklarının biri ya da birkaçı rehnedilebilir. Taraflar dilerse diğer unsurları rehin kapsamı dışında bırakma hakkına sahiptir. Rehinde faiz söz konusu ise sözleşmede yer alması zorunlu değildir. Faiz doğrudan rehnin kapsamına girer.
Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Rehin sözleşmesinin tarafları iki adettir. Bunlardan birincisi malı rehin sözleşmesine konu olan rehin veren, diğeri ise rehin alacaklısı olan rehin alandır.
Rehin Verenin Hak ve Yükümlülükleri
Kural olarak tarafların hak ve yükümlülükleri rehin sözleşmesinde yer alır. Ancak bu hak ve yükümlülüklerin 6750 sayılı Kanun’a aykırı olmaması gerekir. Bunlar dışında rehin veren, rehin verdiği malın değerini korumakla yükümlüdür. Bunun için gerekli tedbirleri de almak zorundadır. Örneğin özel koşullarda muhafazası gereken bir ürün için o ürünü gerekli koşulları sağlayarak saklaması gerekir. Bununla birlikte malın değerini azaltan tasarruflardan doğan zararları da gidermekle yükümlüdür.
Rehin verenin bir diğer yükümlülüğü de rehinli malın ve alacağın devrini tescille yükümlüdür. Bu nedenle, bu yükümlülüklerini yerine getirmek için gerekli iş ve işlemleri yapma hakkına sahiptir. Ayrıca, borcunu ödemişse ve fakat alacaklı taraf rehnin terkinin sağlamamışsa, borcunu ödediğini ispat ederek terkin isteme hakkına da sahiptir.
Rehin Alanın Hak ve Yükümlülükleri
Rehin alan, mantıken rehin verenin yükümlülüklerine hak olarak sahiptir. Bu nedenle, örneğin rehin verenin malın değerini koruma yükümlülüğünü denetleme hakkı vardır. Rehin veren bu yükümlülüğünü ihlal ediyorsa, mahkemeye başvurma hakkına sahiptir. Gecikmesinde sakınca olan hallerde, alacaklının bizzat gerekli tedbirleri alma hakkı mevcuttur.
Rehin alan bunun dışında rehne konu malı/malları da denetleme hakkına sahiptir. Rehin verenin tasarrufları sonucunda meydana gelen zararı da rehin alanın tazmin ettirme hakkı mevcuttur.
Borçlunun temerrüdü halinde ise rehin alan ek haklara sahip olur. Alacaklı birinci derece alacaklı ise icra dairesinden rehinli malın devrini isteme hakkına sahiptir. Bununla birlikte, alacaklı dilerse alacağını varlık yönetim şirketlerine devretme hakkına da sahiptir. Zilyetlik devrine konu olmayan varlıklar için, kiralama ve lisans hakkı da mevcuttur. Ayrıca alacaklının genel hükümlere göre yasal takibe geçme hakkı da vardır.
Rehin alacaklısı, alacağının sona erdiğini yasal süresi içerisinde ilgili sicile bildirmez ve rehin terkinini yapmazsa rehin miktarının %10’u tutarında idari para cezası ödemekle yükümlü olur. Bunun için rehin verenin ya da borçlunun şikayet etmesi gerekir.
Ticari İşletme Rehni Nasıl Sona Erer?
Rehin, kural olarak alacağın tahsili ile birlikte sona erer. Alacaklı, alacağını rehni paraya çevirmek dışında bir yolla tahsil ettiğinde bunu sicile bildirmek zorundadır. Bunun için alacak sona erdikten sonra rehin alan kişinin tabi olduğu hukuk düzenine göre değişen süreler mevcuttur. Alacaklının bu süre içerisinde sicile bildirimde bulunmak zorundadır. Yabancı hukuka tabi olan kişiler için bu süre 30 gün, Türk hukukuna tabi olanlar için ise 15 gündür.
Bu süre içerisinde alacaklı bildirim yapmazsa, rehin veren ya da borçlu tarafın şikayeti üzerine ilgili Bakanlık, alacaklı hakkında para ceza uygular. Bu para cezası, rehin tutarının %10’u tutarındadır. Bundan ayrı olarak rehin veren, borcunu öder ve bunu belgelerse rehnin terkini isteme hakkına sahiptir.
Ticari İşletme Rehni Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kural olarak ticari işletmelerle ilgili davalar Türk Ticaret Kanunu kapsamında ticari işlerdendir. Ticari işlerden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemeler de asliye ticaret mahkemeleridir. Asliye ticaret mahkemesi olmayan yerlerde ise asliye hukuk mahkemeleri asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görevlidir.
Yetki konusunda özel bir yetki kuralı mevcut değildir. Bu nedenle genel yetki kuralları bu alanda da uygulama alanı bulur.
Ticari işletmenin rehni hakkında yazdığımız bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki görüş ya da tavsiye içermemektedir. Herhangi bir sorununuz olduğunda uzman bir avukattan destek almanızı öneririz.




