
İçindekiler
Entegre devre topoğrafyaları hakkın hükümsüzlüğü, 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) Hükümsüzlük Talebi ve Hükümsüzlük Halleri başlıklı 19. maddesi ile Hükümsüzlüğün Etkisi başlıklı 20. maddesinde düzenlenmiştir. Bu yazımızda sizlerle entegre devre topoğrafyası hakkı ve bu hakkın hükümsüzlüğüne dair sebepler ile hükümsüzlüğün hukuki olarak sonuçlarının ne olacağı hakkında açıklamalarda bulunacağız.
Entegre Devre Topoğrafyası Hakkı
Entegre devre topoğrafyası, Kanun’un Tanımlar başlıklı 2. maddesinde açıklanmıştır. İlgili tanım uyarınca entegre devre topoğrafyası, entegre devreyi oluşturan tabakaların üç boyutlu dizilimini gösteren, üretim amacıyla hazırlanmış ve herhangi bir formatta sabitlenmiş görüntüler dizisi olup, her görüntü entegre devrenin üretiminin herhangi bir aşamasındaki yüzeyinin tamamının veya bir kısmının görünümüdür.
Entegre devre topoğrafyası hakkı, yazılı ve her entegre devre topoğrafyası için ayrı Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan başvurunun tescili ile kazanılmaktadır. Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun’un Uygulanma Şeklini Gösterir Yönetmelik’in Koruma Şartları başlıklı 5. maddesi uyarınca orijinal niteliğe sahip entegre devre topoğrafyaları, Kanun ve Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun’un Uygulanma Şeklini Gösterir Yönetmelik’te belirtilen diğer şartların yerine getirilmesi ve belirlenen ücretin ödenmesi kaydıyla, tescil belgesi verilerek korunacaktır.
Hakkın kazanılması amacıyla yapılacak başvuru için gerekli bilgi ve belgelerin Türk Patent ve Marka Kurumu’na ulaştırılması gerekmektedir. Bu başvurunun Türk Patent ve Marka Kurumu’na ulaştırılmasını takiben başvurunun kesinleşmesiyle; başvuru dilekçesinde belirtilen bilgilerin doğruluğu, başvuru yapanın başvuru yapma hakkına haiz olup olmadığı, entegre devre topoğrafyasının orijinal olup olmadığı incelenmeksizin yapılmış olan başvuru, entegre devre topoğrafyası siciline kaydedilecektir. Sicile kaydı yapılmış entegre devre topoğrafyası, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde hazırlanan bültende yayımlanarak artık hukuki korumaya sahip olacaktır.
Kanun’un öngördüğü şekilde, entegre devre topoğrafyasının sağladığı hukuki korumadan; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan ve sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile ilgili uluslararası anlaşmaların hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanabilecektir.
Yine bu kişiler dışında kalmakla birlikte, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen entegre devre topoğrafyası koruması tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek ve tüzel kişiler de karşılıklılık ilkesi gözetilerek Türkiye’de bu haktan yararlanmaktadır. Karşılıklılık ilkesiyle kastedilen, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının entegre devre topoğrafyalarını, diğer ülkelerin tescil etmesi veya tescil edeceğini yazılı olarak bildirmesidir.
Hükümsüzlük Nedenleri
Entegre devre topoğrafyası hakkının hükümsüzlüğü, Kanun’un Hükümsüzlük Talebi ve Hükümsüzlük Halleri başlıklı 19. maddesinde belirtilmiştir. İlgili madde uyarınca aşağıda sayılan hallerde entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne karar verilecektir:
- Entegre devre topoğrafyasının korumanın konusu ve orijinallik koruma şartlarını haiz olmadığının ispat edilmesi.
Korumanın konusu, Kanun’un Korumanın Konusu başlıklı 4. maddesinde açıklanmıştır. İlgili hükme göre orijinal niteliğe sahip entegre devre topoğrafyaları, tescil belgesi verilerek korunacaktır. Ancak koruma; entegre devre topoğrafyasının dayandığı içerik, işlem süreci, sistemi teknik veya topoğrafyanın kendisi dışında topoğrafyada sabitlenmiş bilgiye uygulanmayacaktır.
Orijinallik Şartı
Orijinallik şartı ise Kanun’un Orijinallik başlıklı 5. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca tasarlayıcısının kendi fikri çabası sonucu ortaya çıkmış ve tasarlama sırasında entegre devre üreticileri ile entegre devre topoğrafyası tasarlayıcıları arasında bilinmiyorsa bu entegre devre topoğrafyası orijinal sayılacaktır. Yine bilinen elemanların ve ara bağlantıların düzenlenmesinden oluşan bir entegre devre topoğrafyası, bütün olarak ele alındığında, bir araya getirilmiş şekli bakımında orijinallik şartını taşıyorsa korumadan yararlanacaktır.
Yukarıda belirttiğimiz üzere korumanın konusu veya orijinallik şartının kanunda belirtildiği şekliyle yerine getirilmemesi hükümsüzlük sebeplerinden sayılmaktadır.
- Entegre devre topoğrafyası hak sahipliğinin başka kişi veya kişilere ait olduğunun ispat edilmesi.
- Entegre devre topoğrafyası tescil başvurusunun yapılmasından önce entegre devre topoğrafyasının yurt içinde veya yurt dışında ticari kullanımı durumunda söz konusu başvurunun koruma süresi içinde yapılmadığının ispat edilmesi.
Kanun’un Korumanın Başlangıcı ve Süresi başlıklı 6. maddesi uyarınca entegre devre topoğrafyasına sağlanan korumanın başlangıcı; entegre devre topoğrafyasının, hak sahibi tarafından veya onun izniyle üçüncü bir kişi tarafından yurt içinde veya yurt dışında ilk kez ticari açıdan piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren iki yıl içinde tescil başvurusunun yapılması gerekmektedir. Bu süre içerisinde tescil başvurusu yapılmadığı takdirde hak sahipleri ilgili entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğü hak sahipleri tarafından ileri sürülebilecektir.
Entegre devre topoğrafyasının hükümsüz sayılması için talepte bulunabilecek kişiler, Kanun’un Hükümsüzlük Talebi ve Hükümsüzlük Halleri başlıklı 17. maddesinde gösterilmiştir. İlgili hüküm uyarınca tüketici dernekleri; 5590 sayılı Kanun kapsamında ticaret ve sanayi odaları, ticaret odaları, sanayi odaları, deniz ticaret odaları; Kanun’a tabi esnaf ve küçük sanatkarlar ile bunların yanında çalışanlar ve esnaf ve sanatkarlar tarafından kurulan esnaf ve sanatkarlar odaları ile bu odaların üst kuruluşları olan birlik, federasyon ve konfederasyon ile diğer menfaati olan kişiler hükümsüzlük talebinde bulunabilecektir. Bu talep üzerine mahkeme tarafından karar verilmektedir.
Hükümsüzlüğün Sonucu
Yukarıda belirtmiş olduğumuz kişi ve kişi grupları tarafından entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğü hakkında mahkemeye yapılan başvuru sonucunda entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde bu karar geçmişe etkili olacak sonuçlar doğuracaktır.
Ancak entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklıdır. Hak kaybı olanlar, entegre devre topoğrafyası hakkı sahibinin kötü niyetli hareket etmesinden kaynaklı geçmişe yönelik zararlarını talep edebilecektir.
Ancak hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi şu durumları etkilemeyecektir:
- Entegre devre topoğrafyasının hükümsüz sayılmasından önce, bir entegre devre topoğrafyasına tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar.
- Entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. (Ancak burada hal ve şartlara göre, haklı sebepler ve hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurularak sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkün olabilecektir.)
Kanun nezdinde yukarıda belirtilmiş olan kişiler tarafından öne sürülecek hükümsüzlük sebepleri hakkında mahkemenin hükümsüzlük kararı vermiş olması halinde, entegre devre topoğrafyasının hükümsüzlüğüne ilişkin olarak verilmiş kesinleşmiş karar, herkese karşı hüküm doğuracaktır.
Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik’in Hükümsüzlüğün Etkisi başlıklı 25. maddesi uyarınca hükümsüzlüğe ilişkin mahkeme kararı, entegre devre topoğrafyaları için tutulan sicile kaydedilecek ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde çıkarılan bültende yayımlanacaktır.
Yukarıda hukuki açıdan önem ihtiva eden “Entegre Devre Topoğrafyaları Hakkının Hükümsüzlüğü” konusu genel bir çerçeveyle açıklanmıştır. “Entegre Devre Topoğrafyaları Hakkının Hükümsüzlüğü” konusu oldukça önemli ve hukuki danışmanlık alınması gereken başlıca konulardan biridir. Daha fazla bilgi ve danışmanlık için hukuk büromuzla iletişime geçebilirsiniz.




