
Telif hakkı ihlali, korunan bir eserin mali veya manevi haklarından birinin izin ya da kanuni dayanak olmadan kullanılmasıyla gündeme gelir. İhlalin varlığı; eserin niteliği, hak sahipliği, fiilin hangi hakka temas ettiği, lisansın kapsamı ve kanuni serbestiler birlikte incelenerek belirlenir. Hukuk, ceza ve internet yolları farklı şartlara bağlıdır.
Telif Hakkı İhlali Nedir?
Telif hakkı ihlali, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan bir eser, icra, fonogram veya yapım üzerindeki hakkın sınırlarına yetkisiz müdahaledir. İnceleme, kullanımın izinsiz olup olmadığından önce fikrî ürünün kanundaki eser şartlarını taşıyıp taşımadığıyla başlar. Fikir, yöntem, konu veya gündelik bilgi tek başına eser sayılmaz; sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanunda sayılan eser gruplarından birine giren ifade biçimi korunur.
Eser sahipliği bakımından temel kural açıktır:
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 8/1: “Bir eserin sahibi, onu meydana getirendir.“
Bu hüküm, uyuşmazlıktaki ilk kişinin her zaman davacı olacağı anlamına gelmez. Eseri meydana getiren kişi ile mali hakları yazılı sözleşmeyle devralan kişi farklı olabilir. Çalışanların meydana getirdiği eserlerde hakların kullanımı, ortak eserler, sinema eserleri ve bağlantılı hak sahipleri için özel hükümler vardır. Bu nedenle eser sahipliği, mali hakların kullanım yetkisi ve dava hakkı ayrı belgelerle incelenir.
Telif koruması kural olarak eserin meydana getirilmesiyle doğar. FSEK m. 13 kapsamındaki kayıt ve tescil sistemi, eserin veya yapımın izlenmesi ve hak sahipliğinin belirlenmesini kolaylaştırabilir; fakat her eser için hakkı kuran genel bir tescil şartı değildir. Sinema ve müzik yapımlarına ilişkin yapımcı kayıt yükümlülüğü ile eser sahibinin talebe bağlı kaydı aynı işlevde değildir.
Korumanın doğumu ile koruma süresi de birbirinden ayrılır. Genel süre, gerçek kişi eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden sonra yetmiş yıldır. Birden çok eser sahibinin birlikte meydana getirdiği eserde son sağ kalan eser sahibinin ölümü; sahibinin adı açıklanmamış eserlerde aleniyet; tüzel kişinin ilk eser sahibi olduğu kanundaki hâllerde yine aleniyet tarihi hesabı etkileyebilir. Koruma süresinin dolması, eserin kamu malı niteliğine geçmesi bakımından mali hakları etkiler. Buna rağmen eserin sahibine mal edilmesi ve bütünlüğünün korunmasıyla ilgili hükümlerin etkisi ayrıca incelenir. Bu nedenle yalnız ilk yayın yılına veya bir şirket adına bakılarak sürenin sona erdiği sonucuna varılamaz.
Benzerlik incelemesinde, korunan ifade ile ortak fikir veya zorunlu biçim birbirinden ayıklanır. İki çalışmada aynı teknik gerekliliğin ya da herkesçe kullanılan unsurun bulunması ihlal değildir. Eser niteliği ve alınan kısmın korunan unsura denk düşüp düşmediği, gerektiğinde alan uzmanının incelemesiyle belirlenir.
Yargıtay, haber diline dönüştürülen her metnin kendiliğinden eser sayılamayacağını değerlendirmiştir:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/15492, K. 2015/42, T. 12.01.2015: “Esasen, habercilik mesleğinin genel prensipleri gereği bir olay hakkında edinilen bilgilerin ve düşüncelerin kamunun anlayabileceği biçimde doğru, kısa ve kolayca anlaşılabilir kılmak suretiyle haber diline dönüştürülmesi başlı başına 5846 sayılı FSEK 1/B maddesi anlamında hususiyet unsuru içeren ilim ve edebiyat eseri olarak kabulü sonucunu doğurmaz.“
Daire, genel haber anlatımının ötesinde, metni hazırlayan kişinin hususiyetini taşıyan bir ifade bulunup bulunmadığının araştırılmasını istemiştir. Haber metni bu eşiği aşabilir; koruma, konunun kendisinden çok seçim, düzen ve anlatımdaki kişisel özelliklere yönelir.
Telif Hakkı İhlalinde Hangi Hak Kullanılmış Olur?
Bir kullanımın ihlal sayılabilmesi için hangi hakkın sınırına girdiği belirlenmelidir. Manevi haklar; eserin kamuya sunulup sunulmayacağına ve sunulma biçimine karar verme, eser sahibi olarak adın belirtilmesini isteme ve eserde izinsiz değişikliği engelleme yetkilerini kapsar. Bir fotoğrafın sahibinin adı çıkarılarak yayımlanması, metnin başka kişiye aitmiş gibi gösterilmesi veya eserin bütünlüğünü ve sahibinin itibarını zedeleyen değişiklikler bu alanda incelenir.
Mali haklar ise işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarıdır. Kitabın kopyalanması çoğaltma; kopyaların satışa çıkarılması yayma; müziğin halka açık yerde icrası temsil; eserin internet sitesinden erişilebilir kılınması umuma iletim hakkıyla ilişkili olabilir. Aynı fiil, olayın niteliğine göre birden fazla hakkı etkileyebilir.
Bir çevirinin yayımlanmasına mali hak sahibi izin vermiş olsa bile çevirmenin adının belirtilmemesi manevi hak sorunu doğurabilir. Benzer biçimde, kullanım bedelinin ödenmiş olması adın yanlış gösterilmesine veya eserdeki yetkisiz değişikliğe izin vermez. Bu iki ihlal aynı olayda yan yana bulunabilir, fakat dayandıkları hak ve giderim yolu ayrıdır.
Hak türlerinin ayrıntılı çerçevesi eser sahibinin mali ve manevi hakları yazısında açıklanmaktadır. İhlal dosyasında bu haklardan hangisinin somut fiille kesiştiği, talebin hukuki dayanağını ve ispat konusunu belirler.
İzin ve Lisansın Kapsamı Nasıl Belirlenir?
Lisansın gerçek sınırı sözleşme metninde görünür. Kullanılacak mali hak kadar süre, yer, mecra, nüsha, dil ve değişiklik yetkisi de önemlidir. Bir kitabı basma izni elektronik kitap yayımını kapsamayabilir. Mimari projeyi yapıya uygulama yetkisi de proje görsellerinin reklam amacıyla internet sitesine konulmasına izin vermeyebilir.
FSEK, mali hak sözleşmelerinde yazılı şekil ve hakların ayrı ayrı gösterilmesi şartını düzenler:
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 52: “Mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.“
Bu kural, tüm haklar devredildi gibi genel ifadelerin her kullanım biçimini kapsadığı varsayımını sınırlar. Sözleşmenin konusu ile fiilî kullanım karşılaştırılır; kullanım devredilmemiş bir mali hakka veya kararlaştırılan süre ve mecra dışına çıkıyorsa yetkisizlik gündeme gelebilir. Devir ve lisans ayrımları telif haklarının devri ve telif hakları sözleşmesi bakımından ayrıca önem taşır.
Yargıtay, mimari projenin yapıya uygulanması için verilen iznin internet kullanımına uzanmadığını belirtmiştir:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1805, K. 2021/2236, T. 10.03.2021: “Bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşme ile mali haklardan umuma iletim hakkının devri ya da eserin belirli bir süre umuma iletimi için izin verilmediği için mümeyyiz davalının eseri umuma iletme hakkının bulunmadığının kabulü gerekir.“
Karardaki sözleşme, mimari projenin zemine uygulanmasına ve kişisel ihtiyaç ölçüsünde çoğaltılmasına izin veriyordu. İnternet sitesindeki görsel kullanım ise umuma iletim hakkı yönünden ayrı değerlendirilmiştir. Sözleşmedeki tek bir kullanım izni, kanundaki bütün mali hakları kapsamaz.
Kullanım izni, bu hakka sahip olmayan bir kişiden alınmış da olabilir. FSEK m. 54 uyarınca mali hakkı veya ruhsatı devretmeye yetkili olmayan kişiden edinim, edinen iyi niyetli olsa bile koruma sağlamaz. Yargıtayın fotoğraf uyuşmazlığında onadığı değerlendirme bu sınırı göstermektedir:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/5225, K. 2010/11281, T. 11.11.2010: “FSEK’nun 54. maddesi gereğince mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre yetkili olmayan kimseden iktisab eden kimsenin iyiniyetli olsa bile korunmayacağı dolayısıyla davalının bu fotoğrafı, bedelini ödemiş olsa bile dava dışı Anadolu Ajansı’ndan temin etmesinin […] davalının hukuki sorumluluğunu kaldırmayacağı…”
Uyuşmazlıktaki kritik nokta içeriğin bir aracıdan gelmesi değil, aracının lisans verme yetkisidir. Stok görsel sitesi, ajans veya yapımcıyla yapılan işlemde önce bu yetkinin kaynağı, ardından kullanımın lisans sınırında kalıp kalmadığı araştırılır.
Telif Hakkı İhlali Örnekleri Nelerdir?
Telif hakkı ihlali örnekleri, kullanılan eser ve hak türüne göre değişir. Yaygın görülen fiiller arasında şunlar bulunur:
- Bir makale, kitap, fotoğraf, çizim, müzik veya videonun izinsiz kopyalanması ve çevrim içi yayımlanması.
- Eser sahibinin adının kaldırılması, yanlış kişinin adının yazılması veya içeriğin başkasına aitmiş gibi sunulması.
- Lisansın izin verdiği mecra, süre, dil, ülke veya nüsha sayısının aşılması.
- Bir eserin izinsiz çevrilmesi, uyarlanması, düzenlenmesi ya da başka bir esere dönüştürülmesi.
- Müzik, film veya sahne eserinin gerekli izin olmadan halka açık biçimde temsil edilmesi.
- Hukuka aykırı kopyaların satışa sunulması, dağıtılması veya ticari amaçla elde bulundurulması.
Bu örneklerin her biri somut olayda yeniden nitelendirilir. Eser sahibinin izni olmaması tek başına yeterli değildir; kullanım alıntı, eğitim, haber, kişisel kullanım veya kanundaki başka bir serbesti kapsamında kalabilir. Serbestinin amacı, kullanılan miktar, kaynak gösterimi ve eserin normal kullanımına etkisi değerlendirilir.
Alıntı serbestisi belirli bir amaç ve ölçüye dayanır. FSEK m. 35; alenileşmiş eserden bilimsel, edebî, eğitim veya müzik amaçlarıyla, maksadın haklı göstereceği ölçüde alıntıya izin verir ve eser ile eser sahibinin adının gösterilmesini arar. Kaynak yazılmış olsa bile alınan kısım bu ölçüyü aşıyorsa kullanım serbesti içinde kalmaz.
Bir makalenin başka adla internet sitesinde yayımlandığı uyuşmazlıkta Yargıtayın onadığı ilk derece değerlendirmesi, alıntı sınırının aşılması ile mali ve manevi hakların birlikte etkilenebildiğini göstermiştir:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/63, K. 2023/3575, T. 07.06.2023: “Davalı yanın, kendilerine ait internet sitesinde, davacının üzerinde eser ve hak sahipliğinin bulunduğu ilim ve edebiyat eseri türündeki makaleyi, eser sahibinin izni alınmaksızın, maksadın haklı göstereceği nispeti aşar biçimde yayımlandığı…”
Kararda çoğaltma ve umuma iletim haklarıyla birlikte umuma arz ve adın belirtilmesi hakları değerlendirilmiştir. Belirleyici nokta, başka bir eserden yararlanılmış olması değil; kullanımın ölçüsü, yeni sunum biçimi ve adın değiştirilmesidir.
Bilgisayar programının lisans sınırları dışındaki kullanımı özel teknik ve ceza hükümleri doğurabilir. Bu konu lisanssız yazılım kullanma suçu ve cezası yazısında ayrıca ele alınmaktadır. Üretken sistemlere verilen içerik ile elde edilen çıktının eserle ilişkisi ise üretken sistemler ve telif hakkı bakımından ayrı olgularla değerlendirilir.
İnternette Telif Hakkı İhlali Nasıl Değerlendirilir?
İnternetteki kullanım da çoğaltma, işleme, yayma ve umuma iletim hakları üzerinden incelenir. Bir fotoğrafın site sunucusuna yüklenmesi çoğaltmayla, ziyaretçilerin seçtikleri yer ve zamanda erişimine açılması umuma iletimle ilgilidir. Değiştirilmiş sürüm yayımlanmışsa işleme ve manevi hak sorunları da gündeme gelir.
Sosyal medya hesabının herkese açık olması, içeriğin serbestçe ticari kullanıma bırakıldığı anlamına gelmez. Paylaşımın platform içinde teknik olarak yeniden paylaşılabilmesi ile görselin indirilip başka reklamda kullanılması aynı işlem değildir. Platform koşulları, hesap sahibinin üçüncü kişilere verdiği lisans ve somut kullanım biçimi birlikte okunur.
FSEK Ek m. 4, dijital iletim dâhil servis ve bilgi içerik sağlayıcıları bakımından özel bir bildirim sırası öngörür:
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Ek m. 4/3: “Bunun için hakları haleldar olan gerçek veya tüzel kişi öncelikle bilgi içerik sağlayıcısına başvurarak üç gün içinde ihlâlin durdurulmasını ister. İhlâlin devamı halinde bu defa, Cumhuriyet savcısına yapılan başvuru üzerine, üç gün içinde servis sağlayıcıdan ihlâle devam eden bilgi içerik sağlayıcısına verilen hizmetin durdurulması istenir.”
Süreç bilgi içerik sağlayıcısına yapılan ilk başvuruyla başlar. Üç gün içinde ihlal durmazsa Cumhuriyet savcılığına başvuru aşamasına geçilir; servis sağlayıcıya yönelen hizmet durdurma istemi savcılık üzerinden işler. Platformların kendi telif bildirim sistemleri daha hızlı teknik sonuç verebilir, ancak sözleşmesel nitelikteki bu kanallar Ek m. 4 yolundan ve mahkeme korumasından ayrıdır.
İçerik kaldırıldığında devam eden kullanım sona erebilir; geçmiş döneme ilişkin tazminat ve diğer sonuçlar ise ayrıca değerlendirilir. Bir URL, yayının yerini gösterebilir. İçeriği belirli kişiye bağlamak için hesap, alan adı, sunucu ve zaman kayıtlarıyla bu bağlantının tamamlanması gerekir.
Telif Hakkı İhlalinde Hangi Hukuk Davaları Açılabilir?
Hukuk korumasının amacı, ihlalin niteliğine göre değişir. Gerçekleşmiş tecavüzün sonuçlarının kaldırılması tecavüzün ref’i; henüz gerçekleşmemiş fakat ciddi biçimde beklenen ya da tekrarı muhtemel müdahalenin önlenmesi tecavüzün men’i davasının konusudur. İhlalin ve hak sahipliğinin tespiti, talebin niteliğine göre ayrıca istenebilir.
FSEK m. 66, ref davasının temelini şöyle kurar:
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 66/1: “Manevi ve mali hakları tecavüze uğrıyan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref’ini dava edebilir.“
Ref talebinde ihlalin sürdürülmemesi, hukuka aykırı kopyaların veya değişikliklerin giderilmesi ve kanundaki şartlarla ilan gibi sonuçlar gündeme gelebilir. Men davası için kusur aranmaz; FSEK m. 69, tecavüz tehlikesi ile devam veya tekrar ihtimalini esas alır. Uygulanacak önlemin kapsamı, hakkı korurken somut olayda gereksiz ve ölçüsüz sonuç yaratmayacak biçimde belirlenir.
Manevi hakkı ihlal edilen kişi, FSEK m. 70 uyarınca manevi tazminat isteyebilir. Mali hak ihlalinde kusur varsa haksız fiil hükümlerine göre maddi tazminat; ayrıca şartları oluştuğunda tecavüz edenin elde ettiği kazancın verilmesi talep edilebilir. Manevi tazminatta hakkın kişisel yönü; maddi tazminatta ise kusur, zarar ve nedensellik bağı öne çıkar.
Telif Hakkı İhlali Tazminatı Nasıl Belirlenir?
Telif hakkı ihlali tazminatı tek ve sabit bir hesap değildir. FSEK m. 68, yazılı izin olmadan belirli mali hakları kullanan kişiden, sözleşme yapılsaydı istenebilecek bedelin veya rayiç bedelin kanundaki sınır içinde artırımlı biçimde talep edilmesini düzenler:
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 68/1: “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.“
Hesap, ihlalcinin toplam ticari kazancının doğrudan üçle çarpılması değildir. Önce benzer kullanım için sözleşme bedeli veya rayiç belirlenir. Eserin türü, kullanım süresi, mecra, erişim alanı, nüsha veya gösterim sayısı ve karşılaştırılabilir sözleşmeler bu belirlemeye katkı sağlayabilir.
2025 tarihli karar, FSEK m. 68 bedeli ile m. 70/3 kapsamındaki kazanç iadesinin karıştırılamayacağını açıkça değerlendirmiştir:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6470, K. 2025/328, T. 22.01.2025: “FSEK’in 68/1. bendi hükmüne göre eser sahibinin kendisiyle sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya rayiç bedelin belirlenmesi suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. […] aynı eylemler nedeniyle FSEK’in hem 68. hem de 70/3. bendi hükmüne göre iki ayrı tazminata hükmedilmesi de mümkün değildir.“
Kararda reklam konsepti için ihlalcinin kârı üçle çarpılarak bulunan miktar hatalı görülmüştür. Daire, planlanan işin süresi ve niteliğiyle emsal sözleşmeler araştırılarak sözleşme veya rayiç bedelin belirlenmesini istemiştir. Ayrıca m. 68 bedeline hükmedildiğinde geçmiş kullanımlar bakımından farazi sözleşme ilişkisi doğması ile karar sonrasındaki men sonucunu birbirinden ayırmıştır.
FSEK m. 70/2 kapsamındaki maddi tazminat, kusur bulunan mali hak ihlalinde haksız fiil hükümlerine bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu genel kuralı şöyledir:
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 49/1: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.“
Bir fotoğrafın reklam kampanyasında izinsiz kullanıldığı örnekte önce farazi lisans bedeli gündeme gelebilir. Fotoğrafçının ayrıca gerçekleşen zararını ileri sürmesi hâlinde kusur ve kullanım ile zarar arasındaki bağ incelenir. İhlalcinin elde ettiği kâr isteniyorsa FSEK m. 70/3’teki mahsup kuralı devreye girer. Eser sahibinin adı çıkarılmış veya eser itibarı zedeleyecek biçimde değiştirilmişse manevi tazminat hesabının dayanağı da bu kişisel hak ihlalidir.
Zamanaşımı hesabı çoğu dosyada ayrıca tartışma yaratır. TBK m. 72, zarar ile sorumlunun öğrenilmesinden başlayan iki yıllık süreyi ve fiilden başlayan on yıllık üst süreyi düzenler; suç için daha uzun zamanaşımı öngörülmüşse o süre uygulanabilir. Çevrim içi içeriğin ilk yayın tarihi kadar kaldırılıp yeniden yüklenmesi veya farklı hesaplarda tekrarlanması da kronolojiyi etkileyebilir.
Telif Hakkı İhlali Nasıl İspatlanır?
Ekran görüntüsü ihlali görünür kılabilir; davayı taşıyacak bağ ise çoğu zaman görüntünün dışındadır. Özgün taslak veya kaynak dosyası eserin kimden çıktığını, ilk yayın kaydı zamanı, devir ve lisans belgeleri de hak zincirini aydınlatır. Karşı taraftaki kullanım için URL’nin hangi hesaba ve işletmeye ait olduğu, içeriğin ne zaman ve ne kapsamda yayımlandığı araştırılır.
Çevrim içi içerik silinebileceği veya değiştirilebileceği için tespitin zamanı önemlidir. Sayfanın tamamı, tarih, hesap ve adres bilgileriyle korunmuş bir kayıt; kırpılmış tek görüntüden daha açıklayıcıdır. Uyuşmazlığa göre sipariş ya da reklam kaydı yayının ticari bağlantısını gösterebilir. Elde etme yöntemi hukuka aykırıysa delilin varlığı tek başına sorunu çözmez.
Yargıtay, yalnız bağlantı verilmesini ve resmî tespit içermeyen internet çıktısını bazı davalılar yönünden yeterli görmeyen kararı onamıştır:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5500, K. 2025/3457, T. 20.05.2025: “Zira davacı internet sitesine link verilmesinin, soruların anılan davalının internet sitesinde yayınlandığını göstermediği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve resmi bir tespit içermeyen internet çıktılarının, davacının iddialarının ispatına yeterli olmadığı…”
Kararda iki ayrı bilirkişi heyeti ilgili sitelerde yayını tespit edememiş, açık ikrar da bulunmamıştır. Aynı davada başka davalılar yönünden yayın ve ihlal kabul edilmiştir. Bu ayrım, aynı eser için her davalının fiili ve internet kullanımının ayrı ispatlanması gerektiğini gösterir.
FSEK m. 76 ayrıca, davacının iddiası hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, eseri kullanan taraftan izin belgeleri veya yararlanılan eser listesinin istenebilmesine imkân verir. Belgelerin sunulamaması kanundaki şartlarla haksız kullanım karinesi doğurabilir. Bu mekanizma, davacının eser ve fiil hakkında kuvvetli kanaat oluşturacak başlangıç delilini sunmasıyla harekete geçer; bundan sonra izin belgelerinin kullanıcıdan istenmesi mümkün olur.
İhtiyati Tedbir ve İçeriğin Kaldırılması Nasıl Ayrılır?
İhtiyati tedbir, esas dava sonuçlanmadan önce hakkın etkisiz kalmasını veya ciddi zararın büyümesini önleyen geçici korumadır. FSEK m. 77, iddiaların kuvvetle muhtemel görülmesi ve korumanın gerekli olması hâlinde mahkemeye; bir işin yapılmasını veya yapılmamasını emretme, işyerini kapatma ya da açma ve belirli çoğaltılmış nüsha veya araçları muhafaza altına alma yetkisi verir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 77/1: “Esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi […] davanın açılmasından önce veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını […] emredebilir…”
Mahkeme, istenen önlemin ihlalle bağlantısını ve ölçüsünü somut içerik üzerinden değerlendirir. Bir sayfadaki tek görsel tartışılıyorsa bütün sitenin erişime kapatılması yerine o görsele yönelik önlem yeterli görülebilir. Yakın tehlike, delilin korunması, teminat ve tedbirin ne kadar süreceği de kararın kapsamını belirler.
Hak sahibinin platforma gönderdiği bildirim, platformun kendi kuralları içinde sonuç doğurur. FSEK Ek m. 4 ise önce bilgi içerik sağlayıcısına, sonuç alınamazsa Cumhuriyet savcılığı aracılığıyla servis sağlayıcıya uzanan kanuni sırayı izler. Acil yargısal koruma gerektiğinde tartışma ihtiyati tedbir şartlarına taşınır.
Telif Hakkı İhlalinin Cezası Nedir?
Telif hakkı ihlali cezası bakımından FSEK m. 71’deki seçimlik hareketlerden birinin kanuni unsurlarıyla gerçekleşmesi, fiilin hukuka aykırı olması ve failin kastının ortaya konulması gerekir. Maddede eser, icra, fonogram veya yapımın yazılı izin olmadan işlenmesi, temsil edilmesi, çoğaltılması, değiştirilmesi, dağıtılması, umuma iletilmesi ve yayımlanması gibi hareketler sayılmıştır. Özel hukukta tespit edilen her yetkisiz kullanım, bu ceza unsurlarının da ispatlandığını göstermez.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 71/1-1: “Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan […] kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.“
Hapis ile adlî para cezası bu bentte alternatif yaptırımlardır. Mahkeme somut cezayı fiilin özellikleri ve Türk Ceza Kanunu’ndaki bireyselleştirme hükümleriyle tayin eder. Adlî para cezasında önce gün sayısı, sonra bir gün karşılığı miktar belirlendiği için sonuç sabit bir Türk lirası tutarı değildir.
Başkasının eserine kendi adı koyma, kaynak göstermeden iktibas, alenileşmemiş eserin içeriğini izinsiz açıklama, yetersiz veya aldatıcı kaynak gösterme ve tanınmış başka kişinin adıyla çoğaltıp yayma da m. 71’de ayrı yaptırımlara bağlanmıştır. Her fiilin ceza aralığı aynı değildir. Örneğin kaynak göstermeden iktibas için altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülür.
Kişisel kullanım amacı dışında hukuka aykırı çoğaltılmış eseri ticari amaçla satın alma veya elde bulundurma da kanuni şartlarla ilk bentte yer alır. İnternetten buldum veya başkasından satın aldım açıklaması izin, kast ve kullanım amacını ortadan kaldıran genel bir savunma değildir. Buna karşılık eser niteliği, hak sahipliği, kanuni serbesti veya kast ispatlanamıyorsa ceza normu varsayımla genişletilemez.
Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
FSEK m. 71 ve 72’deki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Geçerli şikâyet için hak sahibi veya üyesi olduğu meslek birliği, haklarını kanıtlayan belge ve diğer delilleri şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına vermelidir. FSEK m. 75, bu belgelerin süresinde verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verileceğini düzenler.
FSEK’te ayrı bir süre bulunmadığından TCK m. 73’teki genel altı aylık süre uygulanır:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 73/1-2: “Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. […] bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.”
Sürenin başlangıcı yalnız eserin internette görüldüğü tarihe eşit olmayabilir. Hak sahibinin hem fiili hem faili öğrendiği tarih somut kayıtlardan belirlenir. Tüzel kişi hak sahibinde temsil yetkisi, mali hak devri ve lisansın niteliği şikâyet hakkını kimin kullanabileceğini etkiler.
Altı aylık süre ceza şikâyetine aittir. Hukuk tazminatında iki ve on yıllık zamanaşımı; ref ve men taleplerinde ise devam eden ihlalin niteliği önem kazanır. Bu yüzden sürenin başlangıcı, talep türüyle fiilin tek seferlik mi yoksa devam eden bir kullanım mı olduğu belirlenerek saptanır.
Hukuk ve Ceza Süreçleri Birlikte Yürüyebilir Mi?
Aynı kullanım hukuk davasına da ceza soruşturmasına da taşınabilir. Örneğin izinsiz çoğaltmanın durdurulması ve lisans bedelinin istenmesi hukuk mahkemesinin önündeyken, failin FSEK m. 71’deki hareketi kasten gerçekleştirip gerçekleştirmediği ceza soruşturmasında ele alınabilir. Soruşturmada verilen elkoyma kararı hukuk mahkemesindeki ihtiyati tedbirin veya m. 68 bedelinin yerini tutmaz; platformun içeriği kaldırması da mali sonucu çözmez.
Ceza kararının hukuk davasına etkisi, sonuçtan önce gerekçeye bakılarak anlaşılır. Kast bulunamadığı için verilen beraat, kullanımın hiç gerçekleşmediğinin saptandığı bir kararla eş değerde değildir. TBK m. 74 bu ilişkinin çerçevesini çizer. Taraflar arasında lisans sözleşmesi varsa, sınırı aşan kullanım hem sözleşmeye aykırılık hem FSEK ihlali yönünden incelenebilir; aynı zararın iki kez karşılanmasına yol açacak hesap kurulamaz.
Görevli Mahkeme Hangisidir?
FSEK’ten doğan hukuk ve ceza davalarında görevli mahkeme, FSEK m. 76’nın yaptığı atıf uyarınca fikrî ve sınaî haklar hukuk mahkemesi veya fikrî ve sınaî haklar ceza mahkemesidir. Bu ihtisas mahkemelerinin bulunmadığı yerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk veya asliye ceza mahkemesi görev yapar.
Görev uyuşmazlığa hangi tür mahkemenin bakacağını, yetki ise coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemenin davayı göreceğini belirler. FSEK m. 66, eser sahibine ref ve men davalarını ikamet ettiği yerde açabilme imkânı da tanır. Davalının yerleşim yeri, fiilin işlendiği yer ve internet kullanımının bağlantıları talebin niteliğine göre incelenir.
Hak sahipliği, sözleşme, haksız rekabet ve kişilik hakkı taleplerinin birlikte ileri sürülmesi görev incelemesini etkileyebilir. Mahkeme, tarafların kullandığı başlığa değil uyuşmazlığın maddi vakıalarına ve hukuki niteliğine göre görevini değerlendirir.
Telif Uyuşmazlığında Hukuki İnceleme Neleri Kapsar?
Telif uyuşmazlığı çoğu kez benzer iki içerikle görünür hâle gelir; inceleme o görüntünün gerisine gider. Korunan unsurun ne olduğu ve kullanımın kime bağlandığı belirlendikten sonra sözleşme ile fiilî kullanım yan yana okunur. Bazen davanın merkezi lisans süresidir, bazen de kullanılan bölümün alıntı sınırını aşıp aşmadığıdır. Bu nedenle hazır bir kontrol listesi bütün uyuşmazlıklara aynı sırayla uygulanamaz.
Devam eden çevrim içi kullanımda önce delilin ve eserin erişilebilir hâlinin korunması öne çıkabilir. Eski ve sona ermiş bir kampanyada ise rayiç bedel ile gerçekleşen zararın hesabı ağırlık kazanır. Ceza şikâyeti gündemdeyse failin, kastın ve öğrenme tarihinin ortaya konulması gerekir. Somut olayın baskın sorunu, hangi hukuki yolun ne zaman ve hangi kapsamda değerlendirileceğini belirler.
Bir telif hakları avukatı eser ve hak zinciriyle kullanım kayıtlarını birlikte değerlendirerek uyuşmazlığın hukuk, ceza ve dijital platform boyutlarını ayırabilir. Uygun talep, merci, süre ve delil stratejisi somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Profesyonel hukuki değerlendirme; hak kaybına yol açabilecek sürelerle delilin korunma ihtiyacını, talep yollarının birbirine etkisini ve beklenen sonucun sınırlarını birlikte ele alır. AEY Legal ile iletişim kurulması hâlinde ilk inceleme de bu olgular üzerinden yürütülür.
Telif Hakkı İhlali Sayılması İçin Tescil Gerekir Mi?
Kural olarak hayır. Telif koruması, eser şartlarını taşıyan ürünün meydana getirilmesiyle doğar. FSEK m. 13’teki kayıt ve tescil, her eser için kurucu bir hak şartı değildir. Eser niteliği ve hak sahipliği uyuşmazlıkta yine delillerle ispatlanır.
Kaynak Göstermek Telif İhlalini Önler Mi?
Kaynak göstermek alıntı serbestisinin şartlarından biridir, fakat tek başına yeterli değildir. Kullanımın kanunda izin verilen amaç ve ölçü içinde kalması gerekir. Eserin tamamının veya esaslı kısmının yeni bir içerik işlevi olmadan yayımlanması, kaynak yazılsa da ihlal oluşturabilir.
Telif Hakkı İhlali Cezası Kaç Yıldır?
FSEK m. 71/1-1’deki temel seçimlik hareketler için bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülür. Diğer bentlerde farklı aralıklar vardır. Net yaptırım, uygulanabilir suç tipi ve somut olayın özelliklerine göre mahkemece belirlenir.
Telif Hakkı İhlalinde Para Cezası Ne Kadardır?
Kanunda sabit bir Türk lirası tutarı yazmaz. Adlî para cezasında önce gün sayısı, sonra kişinin ekonomik ve şahsi hâlleri gözetilerek bir gün karşılığı miktar belirlenir. Hukuk davasındaki lisans bedeli veya tazminat ise ceza niteliğinde değildir ve farklı kurallarla hesaplanır.
Telif Hakkı Şikâyeti Nereye Yapılır?
FSEK m. 71 ve 72 kapsamındaki suçlara ilişkin şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya ceza muhakemesi kurallarının kabul ettiği mercilere yapılabilir. FSEK m. 75 uyarınca hak sahipliğini kanıtlayan belge ve diğer delillerin şikâyet süresi içinde savcılığa sunulması gerekir.
İnternetteki İçerik Üç Günde Otomatik Kaldırılır Mı?
Hayır. FSEK Ek m. 4, hak sahibinin önce bilgi içerik sağlayıcısından üç gün içinde ihlalin durdurulmasını istemesini düzenler. İhlal sürerse Cumhuriyet savcısına başvuru üzerine servis sağlayıcıya yönelen ikinci aşama gündeme gelir. Platform bildirimi ve mahkeme tedbiri ayrı süreçlerdir.
Telif Hakkı İhlali Tazminatı Her Zaman Üç Kat Mıdır?
Hayır. FSEK m. 68, sözleşme veya rayiç bedel üzerinden kanundaki üst sınıra kadar talep imkânı verir; her dosyada kendiliğinden üç kat uygulanmaz. Kusura dayalı maddi tazminat, manevi tazminat ve elde edilen kazancın verilmesi farklı şart ve hesaplara bağlıdır.
Sosyal Medyada Paylaşılan Fotoğraf Serbestçe Kullanılabilir Mi?
Fotoğrafın herkese açık hesapta yer alması, üçüncü kişilere sınırsız ticari kullanım izni vermez. Fotoğrafın eser niteliği, hak sahibi, platform lisansı, yeniden paylaşım biçimi, reklam veya başka mecradaki kullanım ve kanuni serbestiler birlikte değerlendirilir.
Telif Hakkı Ne Kadar Süre Korunur?
Genel kural, eser sahibinin yaşamı boyunca ve ölümünden sonra yetmiş yıldır. Birden fazla eser sahibi, anonim eser, tüzel kişinin ilk eser sahibi olduğu tarihsel durumlar, aleniyet ve bağlantılı haklar için özel hesaplar vardır. Süre dolduğunda mali hak koruması sona erse de manevi menfaatlere ilişkin bazı hükümler uygulanmaya devam edebilir.



