Fikri Mülkiyet HukukuTelif Hukuku

Lisanssız Yazılım (Korsan Yazılım) Kullanma Suçu ve Cezası

Yazar Yayın: 21 Kasım 2022Güncelleme: 6 Eylül 2026No Comments13 dakikalık okuma
lisanssız yazılım kullanma suçu - korsan yazılım kullanma suçu

Lisanssız yazılım kullanma cezası, izinsiz çoğaltma fiilinin unsurları oluştuğunda bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Bilgisayarda bir klasör görülmesi ise mahkûmiyeti kurmaz. İnceleme; programın gerçekten çalışıp çalışmadığına, lisansın kapsamına, kullanımın kime bağlandığına ve kastı gösteren delillere yönelir.

Lisanssız Yazılım Kullanma Suçu Hangi Fiillerle Oluşur?

Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunur. Koruma yalnız kaynak kodun birebir kopyalanmasıyla sınırlı değildir. Bir programın yüklenmesi, çalıştırılması veya depolanması geçici ya da sürekli çoğaltmayı gerektiriyorsa, FSEK m. 22 anlamında çoğaltma hakkı gündeme gelir.

Kanunun bilgisayar programlarına özgü çoğaltma tanımı şöyledir:

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 22/3: “Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.”

Bu nedenle günlük dildeki “kullanma” sözcüğü, ceza hükmünde bağımsız bir hareket olarak sayılmaz. Programın izinsiz yüklenmesi, çalıştırılması veya depolanması; eser sahibinin çoğaltma hakkını ihlal eden somut fiille ilişkilendirilir. Hiç lisans alınmaması ile mevcut lisansın cihaz ya da kullanıcı sınırının aşılması aynı olay değildir. Sözleşme sona erdiği halde programın kullanıma hazır tutulması veya yetkisiz kopyanın başka bilgisayarlara kurulması da kendi koşulları içinde ele alınır.

Ceza sorumluluğunun temel dayanağı FSEK m. 71/1-1’dir:

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 71/1-1: “Bir eseri […] hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan […] kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.”

Suçun oluşması için ceza hukukunun genel kast kuralı da geçerlidir. Kişinin programın lisanssız olduğunu ve fiilin unsurlarını bilip istemesi araştırılır. Satın alma belgesi bulunduğunu zanneden çalışan, deneme sürümünü süresi içinde kullanan kişi ve koruma mekanizmasını aşarak programı çalıştıran kişi aynı durumda değildir. Sözleşmeye aykırılık ile telif hakkına yönelik kasıtlı ihlal birbirinden ayrılmalıdır.

Her Lisans İhlali Ceza Sorumluluğu Doğurur Mu?

Hayır. Lisans sözleşmesine aykırılığın FSEK m. 71 kapsamında suç sayılabilmesi için kanuni tipteki fiil ve kastın kanıtlanması gerekir. Kullanıcı veya cihaz sayısının aşılması, abonelik döneminin sona ermesi ya da programın sözleşmede izin verilmeyen amaçla kullanılması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bazı olaylar sözleşme uyuşmazlığı olarak kalırken bazıları çoğaltma hakkını da ihlal eder.

Yargıtay, sözleşme feshedildikten sonra programın bilgisayarda kurulu ve kullanıma hazır tutulduğu bir olayda çoğaltma hakkının ihlal edildiğini kabul eden kararı onamıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/4289, K. 2015/11408, T. 02.11.2015: “Taraflar arasındaki 11.02.2013 tarihli lisans sözleşmesinin davalı yanca feshedilmesine rağmen, lisans konusu bilgisayar programının davalının bilgisayarında kurulu ve kullanıma hazır durumda olmasının 5846 sayılı FSEK 22/son ve 68. maddeleri anlamında yazılı izin olmaksızın programın çoğaltılması niteliğinde bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”

Bu karar bir hukuk davasına ilişkindir ve programın kurulu, kullanıma hazır halde tutulmasının mali hak ihlali bakımından taşıdığı önemi gösterir. Buradan belirli bir kişinin ceza sorumluluğuna doğrudan geçilemez. Ceza dosyasında kurulumu yapan kişi, kurulum zamanı, şüphelinin bilgisi ve fiil üzerindeki hâkimiyeti ayrıca belirlenir.

Deneme sürümü, eğitim lisansı, abonelik, ağ lisansı veya yedek kopya savunması da yalnız adıyla kabul ya da reddedilemez. Lisans koşulları, kurulum tarihi, kullanım süresi, teknik sınırlamalar ve satın alma kayıtları birlikte incelenir. Bir programın bilgisayarda görünmesi ile lisansın dışına çıkılarak çalıştırılması arasında delil bakımından önemli bir mesafe vardır.

Lisanssız Yazılım Kullanma Cezası Nedir?

FSEK m. 71/1-1 kapsamındaki izinsiz çoğaltma fiili için bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Hüküm seçimliktir; kanun aynı fiil için zorunlu olarak hem hapis hem adli para cezası verilmesini söylemez. Somut sonuç, suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı, program sayısı, eylemin süresi, failin rolü ve ceza hukukundaki bireyselleştirme hükümleri dikkate alınarak mahkemece belirlenir.

“Lisanssız AutoCAD kullanma cezası”, “SolidWorks kaçak kullanım cezası”, “Netcad lisanssız kullanım cezası”, “Adobe crack cezası” veya “lisanssız Windows kullanma cezası” şeklindeki sorular için ayrı ceza tarifeleri yoktur. Marka ve ürün adı, lisansın kapsamını, programın rayiç değerini ve teknik delili etkileyebilir; ceza hükmünün kanuni çerçevesini değiştirmez.

FSEK m. 72 ise 21 Aralık 2021’de değiştirilmiştir. Güncel hüküm, yalnızca bir lisans anahtarını etkisiz bırakan son kullanıcıyı genel bir formülle cezalandırmaz. Etkili teknolojik önlemleri aşmaya yönelik ürün ve araçları imal, ithal, dağıtım, satış, kiralama veya ticari amaçla bulundurma; ayrıca bunlara ilişkin reklam, pazarlama, tasarım veya uygulama hizmeti sunma fiillerini düzenler. Bu fiiller için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür.

Bu ayrım özellikle “crack” yazılımı bakımından önemlidir. Crack aracını üretme, satma ya da uygulama hizmeti sunma ile lisanssız programı çalıştırma aynı fiil değildir. Uygulanacak hüküm, aracın niteliği ile failin ne yaptığı açıklığa kavuşturulduktan sonra belirlenir. Güncel olaylar, değişiklikten önceki m. 72 metniyle değerlendirilmemelidir.

Evde Lisanssız Program Kullanmanın Cezası Var Mı?

Evde veya kişisel bilgisayarda kullanım, kendiliğinden cezasızlık sağlamaz. FSEK m. 38, kâr amacı güdülmeden şahsen kullanmaya mahsus çoğaltmaya sınırlı bir serbesti tanır; fakat bunun hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar vermemesi ve eserden normal yararlanmaya aykırı olmaması gerekir. Bilgisayar programları bakımından kanun ayrıca “hukuki yollardan edinen kişi” ve “kullanma hakkına sahip kişi” ifadelerini kullanır.

Bu özel hükümler, yasal olarak edinilmiş programın düşünülen amaca uygun kullanımı ile hata düzeltme, yükleme, çalıştırma ve gerekli bir yedek kopya gibi durumları korur. İnternetten yetkisiz kopya indirilmesi veya lisans kontrolünün aşılması için genel bir kişisel kullanım istisnası yaratmaz. Ticari amaç bulunmaması değerlendirmeyi etkileyebilse de programın hangi kaynaktan edinildiği sorusu önemini korur.

Evdeki bir cihaz için de iddiadan delile geçilmesi gerekir. Programın belirli bilgisayarda bulunduğu ileri sürülmüşse kopyanın kaynağı ve çalışabilirliği incelenir; kullanımın hangi kişiye ait olduğu ayrıca gösterilmelidir. Birden fazla kullanıcısı bulunan veya ikinci el edinilen bilgisayarlarda bu bağlantı daha da belirleyici olabilir.

Şirkette Lisanssız Yazılımdan Kim Sorumlu Olur?

Şirkette lisanssız bir programın bulunması, şirket ortağı veya yöneticisinin yalnız sıfatı nedeniyle hapis cezası alacağı anlamına gelmez. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ceza sorumluluğunu şahsi kabul eder:

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 20: “Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. […] Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.”

Ceza dosyasında önce kurulumu yapan ve bilgisayarı kullanan kişi belirlenir. Kurulum emrinin kimden geldiği, lisans satın alma yetkisi ve yöneticinin durumu bilip bilmediği bu çerçevede anlam kazanır. Ticaret sicilindeki yetki kaydı veya şirket müdürü unvanı, fiille kişisel bağ kurulmadan ceza sorumluluğunun yerine geçmez.

FSEK m. 81, FSEK’te tanımlanan bir suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ilgili tüzel kişi hakkında TCK’daki tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedileceğini belirtir. Bu, şirkete hapis cezası verilmesi demek değildir. TCK m. 60’taki şartlar oluşursa izin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirleri tartışılabilir.

Aynı olay özel hukukta farklı sonuç üretebilir. Program şirket bilgisayarlarında ve şirket faaliyeti için kullanılmışsa hak sahibi, şirket aleyhine tecavüzün durdurulması ve mali talepler ileri sürebilir. Yöneticinin kişisel hukuk sorumluluğu ise kendi davranışı, gözetim yükümlülüğü, kusur ve zarar arasındaki bağa dayanır.

Çalışanın Yüklediği Korsan Yazılım Şirkete Bağlanır Mı?

Çalışanın iş bilgisayarına program yüklemesi, ceza ve hukuk sorumluluğunda aynı biçimde sonuç doğurmaz. Kurumsal cihazın kime tahsis edildiği ve programın işte kullanılıp kullanılmadığı belirlenir. Yazılım yükleme yetkileri, satın alma politikası ve ihlal öğrenildikten sonraki davranış da olayın kurumsal boyutunu aydınlatır.

Ceza bakımından çalışanın hareketi doğrudan yöneticiye yüklenemez. Yönetici programın lisanssız olduğunu bilerek kurulmasını istemiş, kullanımını sürdürmüş veya ortak hareket etmişse kişisel sorumluluk tartışılabilir. Buna karşılık çalışanın yetki dışı ve gizli davranışı, şirket yetkilisinin kastı bulunmadığını gösterebilecek olgulardan biri olabilir. Sonuç, organizasyon şemasından değil somut delilden çıkarılır.

Şirket şantiyesindeki bir bilgisayarda lisanssız program bulunduğu iddiasıyla açılan ceza davasında beraat hükmü Yargıtay çoğunluğunca onanmıştır. Aynı karardaki karşı oy; bilgisayar faturası, çalışan beyanları ve cihazın bulunduğu yerden hareketle farklı sonuca ulaşmıştır. Görüşler arasındaki fark, tartışmanın yöneticilik sıfatında değil, fiille kişi arasında kurulan delil bağında toplandığını göstermektedir.

Özel hukuk bakımından şirketin iç organizasyonundaki eksiklikler daha farklı sonuç doğurabilir. Bir yöneticinin kişisel sorumluluğu; yazılımların yasal olup olmadığını kontrol etme görevi, bu görevin ihlali, kusur ve zarar arasındaki uygun bağ üzerinden tartışılabilir. Lisans envanteri ile denetim kayıtlarının önemi de özellikle bu incelemede ortaya çıkar; ceza sorumluluğu yine kişisel fiil ve kast üzerinden kurulur.

Lisanssız Yazılım Nasıl Tespit Edilir?

Lisanssız yazılımın tespiti, genel olarak bir “antivirüs bildirimi” veya internet servis sağlayıcısının kullanıcı listesini hak sahibine iletmesi şeklinde açıklanamaz. Bir yazılım üreticisinin kendi lisans sunucularından teknik kayıt elde etmesi, ihbar alması ya da işletmeye lisans denetimi talebi göndermesi mümkün olabilir. Ancak bunların her biri yalnız başlangıç bilgisi niteliğinde olabilir; mahkemede kullanılabilir delilin hukuka uygun elde edilmesi ve somut cihazla eşleştirilmesi gerekir.

Hak sahibi hukuk mahkemesinden delil tespiti isteyebilir. Ceza soruşturmasında arama, elkoyma ve dijital inceleme koruma tedbirleri ancak Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki şartlar ve yetkili merci kararı çerçevesinde uygulanır. FSEK m. 75, geçerli şikâyet sonrasında Cumhuriyet savcısının suç konusu eşya hakkında CMK hükümlerine göre gerekli elkoyma işlemlerini yapacağını düzenler. Özel kişinin gönderdiği ihtar, mahkeme kararı veya arama emri değildir.

Masaüstündeki program adı incelemenin başlangıcı olabilir. Adli kopya veya cihaz incelemesinde çalıştırılabilir dosya ve sürüm bilgisi, kullanım tarihleri ve lisans kayıtları aranır. Seri numarası, dongle ya da crack aracı gibi bulgular varsa bunların programla ve kullanıcı hesabıyla ilişkisi açıklanır. Teknik izler; fatura, abonelik ve satın alma kayıtlarıyla karşılaştırıldığında anlam kazanır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, deneme sürümü savunmasının bulunduğu bir olayda eksik araştırmayla verilen beraat kararını bozmuş; şu noktaların kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesini istemiştir:

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/12298, K. 2021/9658, T. 13.09.2021: “Suça konu yazılımın deneme sürümü olup olmadığı, ücretsiz kullanım süresinin aşılıp aşılmadığı, programı lisanssız olarak kullanmaya yarayan crack yazılımın bulunup bulunmadığı ve sanığın programı lisanssız olarak kullanıp kullanmadığı hususlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi […] zorunluluk bulunması…”

Karar, “bilgisayarda kurulu program eşittir suç” biçimindeki kısa yolu reddeder. Deneme sürümünün koşulları, kullanım süresi ve korumanın aşılıp aşılmadığı teknik olarak açıklığa kavuşturulmalıdır. Ceza yargılamasındaki şüpheden sanık yararlanır ilkesi, dijital izlerin yorumunda da geçerlidir.

Hangi Deliller Lisanssız Kullanımı Kanıtlar?

Delilin değeri, adı kadar diğer bulgularla kurduğu bağa da bağlıdır. Çalışır bir programın şirket işiyle ilgili dosyalar üretmiş olması, lisans kaydının bulunmamasıyla birleştiğinde önem kazanır. Yetkisiz kurulum tarihi veya crack aracı bu tabloyu destekleyebilir. Boş bir klasör, kaldırılmış eski sürüm ya da çalışmayan kurulum artığı ise farklı ağırlıkta değerlendirilir.

Yalnız dizin ve kurulum izlerinin bulunduğu; programın çalışır, sınırsız ve lisanssız olduğunun kanıtlanamadığı bir uyuşmazlıkta ret kararı onanmıştır. Karar metninde aktarılan gerekçe şöyledir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6234, K. 2024/2686, T. 02.04.2024: “Bilgisayarlarda, yazılımın kurulum dosyaları ve yazılımlara ait dizinler tespit edilmiş olmasına rağmen […] bu yazılımın yüklü olduğu bilgisayarlarda çalıştığı, sınırsız ve lisanssız olduğu ispatlanamamış, yazılımın deneme sürümü veya zaman kısıtlamalı versiyonu olabileceği […] davacı tarafın davalının haksız ve lisansız kullanımını ispatlayamadığı anlaşılmakla…”

Bu yaklaşım, hukuk davasında da teknik varsayım yerine doğrulanabilir kullanım bulgusu arandığını gösterir. Programın üretim dosyaları, sistem günlükleri veya kullanıcı profilleri fiili kullanımı destekleyebilir; fakat her logun kaynağı, bütünlüğü ve hangi kişiye ait olduğu açıklanmalıdır. Ekran görüntüsü ya da özel rapor, karşı tarafın inceleme imkanını ve uzman denetimini ortadan kaldırmaz.

FSEK m. 76, hak sahibi kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktarda delil sunduğunda mahkemenin kullanıcıdan izin belgelerini veya kullanılan eser listesini istemesine imkân verir. Bu belgelerin sunulmaması haksız kullanıma karine oluşturabilir. Yine de hak sahibinin başlangıçta somut delil sunma yükü tamamen ortadan kalkmaz.

Lisanssız Yazılım Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Tazminat hesabı, ceza yaptırımından ayrı kurallara tabidir. FSEK m. 68, yazılı izin olmaksızın eseri işleyen, çoğaltan veya maddede sayılan diğer fiilleri gerçekleştirenlerden, sözleşme yapılmış olsaydı istenebilecek bedelin ya da rayiç bedelin en çok üç kat fazlasının istenebilmesini düzenler. İhlal tarihindeki gerçek piyasa bedeli belirlenirken programın sürümü ve lisans modeli esas alınır; kullanıcı veya cihaz sayısı da hesabı değiştirebilir.

Kanundaki seçimlik bedel talebinin çekirdeği şöyledir:

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 68/1: “Hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan […] çoğaltan […] kişilerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.”

“Üç kat tazminat” her dosyada programın bugünkü liste fiyatının üçle çarpılması değildir. Önce hangi lisansın ihlal tarihindeki varsayımsal sözleşmeye karşılık geldiği belirlenmelidir. Kalıcı lisans ile abonelik, tek kullanıcı ile ağ lisansı, eski sürüm ile güncel sürüm aynı rayice sahip olmayabilir. FSEK m. 70 kapsamında kusura bağlı gerçek zarar veya ihlalden elde edilen kâr gibi başka talepler de koşullarına göre gündeme gelebilir; aynı zarar kalemi iki kez tahsil edilemez.

Eski bir Netcad sürümü için yapılan tazminat hesabında, ihlal tarihindeki piyasanın ve gerçek rayicin denetime elverişli şekilde belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/214, K. 2022/6085, T. 20.09.2022: “Somut olayda, davacının yazılımı Netcad 5.0 2006 versiyonu olup, davalının kullandığı tespit edilen 26.9.2016 tarihinde ise bu yazılımın Netcad 7.0 versiyonu gündemdedir. […] dava konusu yazılım versiyonunun rayiç değerinin hangi kıstaslara göre belirlendiği açıklığa kavuşturulmamış olup, denetime elverişli olmayan bu rapora göre hüküm kurulmasıda doğru olmamıştır.”

Bu karar, hak ihlali kanıtlansa bile tazminat miktarının ayrıca ispatlanması gerektiğini gösterir. Lisans sağlayıcısının faturaları, aynı dönemdeki gerçek satışlar, bayi teklifleri, kur ve vergi unsurları ile sürümün piyasada bulunup bulunmadığı incelenebilir. Soyut liste fiyatı veya ihlal tarihinden sonraki ürün paketi her zaman doğru ölçü değildir.

Faiz başlangıcı da talebin niteliği ve zarar anıyla bağlantılıdır. FSEK m. 68 talebinde hukuka aykırı fiil tarihini esas alan yaklaşım şu şekilde açıklanmıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/7901, K. 2023/2246, T. 12.04.2023: “5846 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi uyarınca açılmış olan tazminat istemlerine ilişkin davada, davalının eylemi esas itibariyle haksız eylem niteliğinde olup, davacının uğramış olduğu maddi zararın belirlenmesinde hukuka aykırı fiilin işlendiği an esas alındığına göre, faiz başlangıç tarihinin de talep halinde bu tarih olması gerekmektedir.”

Somut olayda fiilin tarihi, tek kurulumla, devam eden kullanımla veya birden fazla cihazla farklı tartışmalar doğurabilir. Bu nedenle miktar ve faiz hesabı, teknik bulgu ile hukuki talep türü birlikte belirlenmeden kesinleştirilemez.

Ceza Beraati Tazminat Davasını Bitirir Mi?

Hayır. Ceza mahkemesindeki beraat, her durumda hukuk davasının reddedileceği anlamına gelmez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 74, hukuk hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesinde ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve beraat kararıyla bağlı olmadığını düzenler. Bununla birlikte ceza kararında maddi olayın gerçekleşmediğine ilişkin kesin tespitlerin etkisi, somut kararın içeriğine göre ayrıca incelenir.

Lisanssız yazılım uyuşmazlıklarında hukuk ve ceza davalarının ispat ölçüleri ile talep konuları farklıdır. Ceza mahkûmiyeti için şüpheden uzak delil ve kişisel kast gerekir. Hukuk davasında ise mali hakkın ihlali, zarar veya FSEK m. 68 kapsamındaki varsayımsal bedel tartışılır. Aynı cihaz incelemesi iki dosyada kullanılsa bile sorulan hukukî soru aynı değildir.

Netcad yazılımına ilişkin bir uyuşmazlıkta, şirket yetkilisi hakkında ceza davasında beraat kararı bulunduğu halde hukuk mahkemesinin ihlal ve tazminat değerlendirmesi ayrı yürütülmüştür. Tazminat hesabı rayiç bedel yönünden bozulmuş, lisanssız kullanım tespiti sırf beraat nedeniyle ortadan kaldırılmamıştır. Bu ayrım, bir yargı kolundaki sonucun diğerine yalnız başlığına bakılarak taşınmaması gerektiğini gösterir.

Şikâyet Süresi ve Uzlaştırma Nasıl Uygulanır?

FSEK m. 71 ve 72’deki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. TCK m. 73 uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin kim olduğunun öğrenilmesinden başlayarak altı ay içinde kullanılmalıdır; her durumda dava zamanaşımı sınırı geçilemez. FSEK m. 71/1-1’in beş yıllık üst sınırı nedeniyle genel dava zamanaşımı sekiz yıldır. Şikâyet süresi ile dava zamanaşımı birbirine karıştırılmamalıdır.

FSEK, geçerli şikâyet için ek bir belge şartı getirir:

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 75/1: “Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde […] verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.”

Bu nedenle yalnız “lisanssız kullanım var” iddiası yeterli değildir. Eser veya lisans hakkını gösteren kayıtlar, temsil ve dağıtım yetkisi varsa bunun kapsamı ve şikâyet hakkına ilişkin belgeler süresinde sunulmalıdır. Şikâyet edilen kişinin kimliği sonradan netleşebilir; ancak öğrenme tarihi ve şikâyet süresi dosya özelinde değerlendirilir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda kural olarak uzlaştırma girişimi öngörür. Lisanssız yazılım fiili uzlaştırma kapsamına girebilir. Ancak aynı mağdura karşı uzlaştırma dışı bir suçla birlikte işlenme gibi kanuni istisnalar sonucu değiştirebilir.

Uzlaştırma, ceza soruşturması veya kovuşturması içindeki özel usuldür ve uzlaştırmacı aracılığıyla yürütülür. Özel hukuk talepleri hakkında yapılan görüşme ise kendiliğinden CMK uzlaştırması sayılmaz. Arabuluculukla karıştırılmaması gereken bu ayrım, uzlaşma ediminin yerine getirilme biçimi ve tazminat davasına etkisi değerlendirilirken önem kazanır.

Lisanssız Yazılım Davalarında Görevli Mahkeme Hangisidir?

FSEK m. 76, hem hukuk hem ceza davalarında görevli mahkemeyi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 156/1’e bağlar. Buna göre görevli mahkemeler fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu ihtisas mahkemelerinin kurulmadığı yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk veya asliye ceza mahkemesi görev yapar. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin görevleri açıklanırken bu ihtisas–asliye ayrımı korunmalıdır.

Dolayısıyla “lisanssız yazılım suçuna her yerde herhangi bir asliye ceza mahkemesi bakar” biçimindeki ifade eksiktir. Önce ilgili yargı çevresinde fikri ve sınai haklar ihtisas mahkemesi bulunup bulunmadığı ve kurulmadıysa hangi asliye mahkemesinin görevlendirildiği belirlenir. Hukuk davasında görev ile coğrafi yetki de ayrı konulardır.

Ceza soruşturması Cumhuriyet başsavcılığında yürür. Arama ve elkoyma gibi koruma tedbirleri için CMK’nın yetki, ölçülülük ve karar şartları geçerlidir. Hak sahibinin özel tespit raporu veya ihtarı, ceza muhakemesindeki koruma tedbiri kararının yerine geçmez.

Lisans İhtarı veya Denetim Talebi Gelirse Ne Anlama Gelir?

Yazılım üreticisi ya da temsilcisinden gelen lisans ihtarı, bir ihlal iddiasının bildirildiğini gösterir; mahkeme kararı değildir ve tazminat borcunu kesinleştirmez. Önce gönderenin hak sahipliği veya temsil yetkisi incelenir. Ardından ihtarda belirtilen program ve sürümün hangi cihazda, kim tarafından ve hangi tarihte kullanıldığına ilişkin teknik verinin kaynağı değerlendirilir.

İhtarın cevapsız bırakılması da talebin incelemeden kabul edilmesi de uyuşmazlığı sağlıklı biçimde çözmez. Mevcut lisans sözleşmeleri, faturalar ve yenileme belgeleri korunmalı; bunlar cihaz ve kullanıcı envanteriyle karşılaştırılmalıdır. Programların gelişigüzel kaldırılması veya cihazların değiştirilmesi, olayın açıklığa kavuşmasını zorlaştırabilir ve delil tartışması yaratabilir. İzlenecek hukuki yol somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Hak sahibi açısından da ihtar zorunlu bir ön koşul değildir. FSEK m. 75 şikâyet ve koruma tedbiri rejimini düzenler; her olayda önce sözlü ya da yazılı uyarı gönderileceğine dair genel bir kural içermez. Delil tespiti, hukuk davası, ceza şikâyeti veya özel görüşme seçenekleri; hak sahipliği, aciliyet, delilin kaybolma riski ve talebin niteliğine göre farklılaşır.

Şirketler Lisans Uyumunu Nasıl Sağlayabilir?

Lisans uyumu yalnız satın alma faturasının saklanmasıyla tamamlanmaz. Envanterde her programın sürümü, lisans türü ve izin verilen kullanıcı ya da cihaz sayısı görülebilmelidir. Abonelik süresi ile coğrafi veya işlevsel sınırlar ayrıca izlenir. Ağ lisansı, bulut aboneliği ve taşeron erişimi farklı kayıtlar gerektirebildiği için telif hakları sözleşmesindeki yazılı izin fiili kullanımla karşılaştırılır.

Merkezi envanter, satın alma birimi ile bilişim ekibi arasındaki kontrolün temelidir. Kullanıcı izinlerinin yetkisiz kurulumu sınırlandırması ve yenileme tarihlerinin takip edilmesi bu kaydı işler halde tutar. İşten ayrılan kullanıcının hesabının kapatılması, ikinci el cihazın teslimden önce incelenmesi ve deneme sürümünün süresinin izlenmesi de belirsiz kullanım alanlarını azaltır. Bu düzen geçmişteki bir ihlali ortadan kaldırmaz; olayın kimle ve hangi dönemle bağlantılı olduğunu görünür kılar.

Bulut yazılımlarda cihaz sayısından çok kullanıcı hesabı ve abonelik planı önem kazanabilir. Ortak parola kullanılması, tek kullanıcı lisansının ekipçe paylaşılması veya uzaktan masaüstüyle farklı kişilere kullandırılması sözleşme kapsamını aşabilir. Açık kaynaklı ya da ücretsiz programlarda da kullanım ve dağıtım koşulları lisans metnine göre değişir; “ücretsiz” sözcüğü koşulsuz kullanım anlamına gelmez.

Lisans modelleri arasında teknik görünüm kadar hukukî kapsam da değişir. Cihaza bağlı kalıcı lisans ile kullanıcı hesabına bağlı abonelik aynı şekilde izlenemez; ağ lisansında eşzamanlı kullanıcı sayısı, proje lisansında ise süre öne çıkar. Programın açılması sözleşmedeki kullanıcı veya amaç sınırına uyulduğunu göstermez. Abonelik ekranındaki geçici bir hata da lisans kaydını hükümsüz kılmaz; sözleşme ve ödeme geçmişi kontrol edilir.

Bir şirket birleşmesi, işyeri devri veya taşeron değişikliği sırasında mevcut yazılım lisanslarının kendiliğinden yeni kullanıcıya geçtiği varsayılamaz. Devir yasağı, grup şirketi kullanımı, yurtdışı erişim veya sanal makine sınırı sözleşmede ayrıca düzenlenmiş olabilir. Uyum çalışması, yalnız program listesini değil lisans hakkını kullanan gerçek veya tüzel kişi ile sözleşmedeki kapsamı da eşleştirir.

Bir iç denetimde lisans açığı görülürse teknik bulgular, sözleşmeler ve satın alma kayıtları karşılaştırılır. Güncel lisans satın alınması gelecekteki kullanımın uyumlu hale gelmesini sağlayabilir; geçmiş dönemin hukuki değerlendirmesi içinse programın kaynağı ve kullanım tarihi ayrıca belirlenmelidir.

Lisanssız Program Kullanma Cezası Ne Kadardır?

FSEK m. 71/1-1 kapsamındaki izinsiz çoğaltma fiili için bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Hangi yaptırımın ve miktarın uygulanacağı, fiilin unsurları kanıtlandıktan sonra somut olayın özelliklerine göre mahkemece belirlenir. Program markasına göre ayrı bir ceza tarifesi bulunmaz.

Bilgisayarda Crack Dosyası Bulunması Suç İçin Yeterli Midir?

Hayır. Crack aracının programı çalıştırıp çalıştırmadığı ve korumanın aşılıp aşılmadığı teknik olarak belirlenir. Kurulum ile kullanım tarihleri de dosyanın ilgili kişiye bağlanmasında önem taşır. Yargıtay, deneme sürümü ve crack iddiası bulunan olaylarda bu hususların kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklanmasını aramaktadır.

Evde Lisanssız Program Kullanmak Cezasız Mıdır?

Hayır. Kişisel kullanım, lisanssız kopya için genel bir cezasızlık alanı değildir. FSEK m. 38’deki bilgisayar programı istisnaları, programı hukuki yollardan edinmiş veya kullanma hakkına sahip kişiye bağlıdır. Ticari amaç bulunmaması değerlendirmeyi etkileyebilir; programın kaynağı ve çoğaltma fiili yine incelenir.

Şirket Sahibi Çalışanın Yüklediği Programdan Otomatik Sorumlu Olur Mu?

Hayır. TCK m. 20 gereğince kişinin kendi fiili, bilgisi, kastı ve olay üzerindeki hâkimiyeti kanıtlanmalıdır. Şirket ve yöneticinin özel hukuk sorumluluğu ise cihazın şirket faaliyeti için kullanımı, denetim düzeni, kusur ve zarar bağlantısı üzerinden ayrıca değerlendirilebilir.

Hak Sahibi Önce İhtar Göndermek Zorunda Mıdır?

Genel olarak hayır. FSEK, şikâyetten veya hukuk davasından önce her olayda ihtar gönderilmesini zorunlu kılan bir kural içermez. İhtar delil ve uyuşmazlık yönetimi bakımından tercih edilebilir; fakat mahkeme kararı değildir. Delilin kaybolma riski, talebin türü ve olayın aciliyeti izlenecek yolu etkiler.

Lisanssız Yazılım Suçu Uzlaştırmaya Tabi Midir?

FSEK m. 71 ve 72 kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı olduğundan kural olarak CMK uzlaştırma kapsamındadır. Aynı mağdura karşı uzlaştırma dışı başka bir suçun birlikte işlenmesi gibi kanuni istisnalar bulunabilir. Uzlaştırma, özel hukuk arabuluculuğundan farklıdır ve ceza dosyasındaki özel usule göre yürütülür.

Üç Kat Tazminat Her Dosyada Otomatik Midir?

Hayır. Önce ihlal ve talebin hukuki dayanağı kanıtlanır; ardından ihlal tarihindeki varsayımsal sözleşme veya rayiç bedel belirlenir. Program sürümü, lisans modeli, cihaz ya da kullanıcı sayısı ve gerçek piyasa verileri önemlidir. FSEK m. 68’in üst sınırı, bugünkü liste fiyatının her olayda doğrudan üçle çarpılması değildir.

Ceza Davasındaki Beraat Tazminatı Engeller Mi?

Her zaman engellemez. TBK m. 74 gereğince hukuk hâkimi kusur ve zarar değerlendirmesinde beraat kararıyla bağlı değildir. Ceza ve hukuk dosyalarının ispat ölçüsü ile ele aldığı sorular farklıdır. Bununla birlikte ceza kararındaki maddi olay tespitinin etkisi, kararın gerekçesine ve somut uyuşmazlığa göre incelenir.

Lisanssız Yazılım Şikâyet Süresi Ne Kadardır?

Şikâyet süresi, fiil ve failin kim olduğunun öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Bu süre dava zamanaşımını geçemez. FSEK m. 75 gereğince hak sahipliğini veya ilgili yetkiyi kanıtlayan belge ve diğer delillerin de şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına sunulması gerekir.

Lisanssız yazılım uyuşmazlığı aynı anda ceza, telif hakkı ihlali, sözleşme, delil ve tazminat sorunları doğurabilir. Programın yalnız cihazda görünmesi ile çalışır ve yetkisiz biçimde kullanılması; şirketin hukuk sorumluluğu ile gerçek kişinin ceza sorumluluğu; CMK uzlaştırması ile özel hukuk görüşmesi birbirinden ayrılmalıdır. Uygun talep, merci, süre ve delil stratejisinin belirlenmesi için somut olaya özgü profesyonel hukuki değerlendirme gerekir. AEY Legal ile iletişim kurulurken teknik kayıtlar ile lisans belgelerinin birlikte incelenmesi mümkündür.

Av. Erkam Yılmaz

Avukat Abdullah Erkam Yılmaz, 10 yılı aşkın süredir iş hayatının içinde yer almakta, çeşitli girişimlere öncülük etmekte ve müvekkillerine iş dünyasının içinden gelen bir avukat olarak hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sağlamaktadır. İstanbul 1 No'lu Barosu'na (Sicil No: 77061) bağlı olarak avukatlık faaliyetlerini yürütmekte olan Yılmaz, başta KVKK, Bilişim Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Ticaret Hukuku, Marka Hukuku, Patent Hukuku, Telif Hukuku, Alan Adları Hukuku, Yabancılar Hukuku, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, Sözleşmeler Hukuku olmak üzere hukukun tüm alanlarında etkin uyuşmazlık çözümü gerçekleştirmekte, müvekkillerinin hak ve menfaatlerini etkin bir şekilde korumak adına önleyici hukuki danışmanlık yapmakta, dava takibi ve uyum yönetimi işlemlerini gerçekleştirmektedir. İçerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık, öneri veya teklif yerine geçmez. LinkedIn YouTube WhatsApp E-posta

Scan the code