E-Ticaret HukukuFikri Mülkiyet HukukuMarka Hukuku

Trendyol Buybox İhlali: Marka Sahipleri ve Satıcılar İçin Hukuki Yol Haritası

Yazar Yayın: 30 Ağustos 2026Güncelleme: 2 Eylül 2026No Comments14 dakikalık okuma
trendyol buybox ihlali

Trendyol Buybox ihlali, aynı ürün kartındaki satış rekabetinin sahte veya farklı ürün, yanıltıcı marka kullanımı ya da haksız rekabet oluşturan bir davranışla bozulmasıdır. Başka bir satıcının Buybox’a girmesi kendiliğinden ihlal doğurmaz; ürünün orijinalliği, barkod ve kart eşleşmesi, tedarik belgeleri ile platforma gönderilen bildirimin içeriği birlikte incelenir.

Aynı ürün sayfasında başka bir satıcının görünmesi, marka sahibinin satışlarını ve müşteri ilişkilerini etkileyebilir. Fakat hukuken korunabilecek talep, yalnız satış kaybına bakılarak belirlenemez. Orijinal ürünü yeniden satan kişi ile markalı ürün görselinin altında başka bir ürün gönderen kişinin konumu farklıdır. Platformun sorumluluğu da satıcının fiilinden ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Trendyol Buybox İhlali Nedir?

Buybox ihlali, kanunda bu adla düzenlenmiş bağımsız bir suç veya dava türü değildir. İşbu ifade, e-ticarette aynı ürün için yarışan satıcılar arasında doğan marka, ürün kimliği ve yanıltıcı sunum uyuşmazlıklarını anlatır. Bu yüzden hukuki nitelendirmeyi şikâyetin adı değil, satıcının somut fiili belirler.

Trendyol’un Buybox kontrol dokümantasyonu, birden fazla satıcısı bulunan ürünlerde Buybox bilgisinin izlenebildiğini gösterir. Aynı ürünün birden fazla işletme tarafından sunulması, sistemin çalışma biçimidir. İlk satıcı olmak veya ürün kartını oluşturmak, diğer bütün satıcıları dışlayan bir hukuki hak yaratmaz.

İnceleme ürün kimliğinden başlar: Kartta tanıtılan ürün ile müşteriye teslim edilen ürün aynı mıdır? Sonra markanın ürünün kaynağını doğru gösterip göstermediğine, satıcının ticari bağlantı konusunda yanıltıcı bir açıklama yapıp yapmadığına ve ürünün meşru tedarik zincirinden gelip gelmediğine bakılır. Bu sıra, olağan fiyat rekabeti ile katalog hatasını ve fikri mülkiyet ihlalini birbirine karıştırmadan ilerlemeyi sağlar.

Bu ayrım başvurunun içeriğini de değiştirir. Yanlış varyant eşleşmesinde ürün kimliği ve kart düzeltmesi; taklit markalı üründe hak sahipliği ve sahtelik; gerçek dışı distribütörlük beyanında ise ticari bağlantı iddiası öne çıkar. Bütün olayların yalnız “Buybox’ıma girildi” şeklinde açıklanması, asıl hukuki sorunun belirsiz kalmasına neden olabilir.

Buybox’a Başka Satıcının Girmesi Hukuka Aykırı Mı?

Başka satıcının aynı orijinal ürünü satması, düşük fiyat uygulaması veya marka sahibiyle doğrudan bayilik sözleşmesinin bulunmaması marka ihlali için yeterli değildir. Marka hakkının tükenmesi, hak sahibinin rızasıyla piyasaya çıkan belirli ürünler üzerindeki sonraki satış kontrolünün sınırını oluşturur. Kanun bu sınırı şöyle belirler:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.152/1: “Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır.”

Buradaki belirleyici unsur, satıcının kendisini yetkili ilan etmesi değil, ilgili ürünün hak sahibi veya onun izniyle piyasaya sunulmuş olmasıdır. Bu noktada fatura ve tedarik ilişkisi önem kazanır. SMK m.152/2 ise üçüncü kişilerce değiştirilmiş veya kötüleştirilmiş ürünlerin ticari kullanımını önleme yetkisini marka sahibine bırakır; orijinal ürün savunması her kullanım biçimini korumaz.

Özdilek ürünlerinin yetkili bayiden temin edilerek yeniden satıldığı bir uyuşmazlıkta, satış ve reklamın hukuka uygunluğu ile markanın alan adında kullanılması ayrı incelenmiştir. Yargıtayın onadığı kararda aktarılan ilk derece gerekçesi, sonraki satışın reklam boyutunu şöyle açıklamıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/926, K. 2023/4761, T. 07.09.2023: “[…] marka sahibi tarafından ya da onun izni ile piyasaya çıkan malların ilk satışlarından sonra müteakip satıcılarca o malın reklamının yapılmasının mümkün olduğu […]”

Bu dosyada ürünlerin yetkili bayiden alınması ve taklit ya da defolu olduğunun kanıtlanmaması, yeniden satış yönünden belirleyicidir. Buna karşılık markayla bağlantı izlenimi yaratan alan adı ve sosyal medya kullanımları aynı korumadan yararlanmamıştır. Dolayısıyla karar, orijinal ürün satan kişiye markayı işletmesinin kimliği gibi sınırsız kullanma yetkisi vermemektedir.

Uyuşmazlıkta eski 556 sayılı KHK hükümleri uygulanmıştır. Güncel Buybox incelemesinin kanuni dayanağı SMK m.152’dir; kararın katkısı, ürünün yeniden satışı ile yanıltıcı ticari tanıtımın ayrı değerlendirilebildiğini göstermesidir. Ürünün hangi kanaldan temin edildiği kadar satış sayfasının bütünü de önemlidir.

Orijinal Ürün Satışında Resmî Satıcı İddiasının Sınırı

Orijinal ürünün yeniden satışı mümkündür. Yetki beyanı ayrı bir meseledir. Bir ürünün markasını doğru biçimde belirtmek, alıcının o ürünü tanımasına hizmet ederken gerçekte bulunmayan resmî mağaza, yetkili servis veya distribütörlük ilişkisi satın alma kararını etkileyebilir.

Tekstil makinelerinin bakım ve onarımını yapan bir işletmenin internet sitesinde distribütörlük izlenimi yaratması bu ayrımı gösterir. Dosyada distribütörlük sözleşmesi tespit edilememiş; buna karşılık hangi marka makinelerin tamir edildiğini dürüstçe açıklamanın mümkün olduğu kabul edilmiştir. Yargıtayın onadığı ilk derece kararında, distribütörlük sunumu için şu değerlendirme yer alır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5053, K. 2025/4012, T. 04.06.2025: “[…] dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde bir kullanım olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı […]”

Buybox satışını konu almayan bu kararın buradaki değeri, ürün veya hizmetin markasını belirtmekle marka sahibinin ticari organizasyonuna dâhilmiş gibi görünmek arasındaki sınırı açıklamasıdır. Satıcı adı, mağaza açıklaması ve yetkili satıcılık beyanları bu nedenle ürünün orijinalliğinden ayrı okunur.

Örneğin tedarik faturası gerçek ürünü gösterebilir, fakat “resmî distribütör” ifadesini doğrulayan bir sözleşmenin yerine geçmez. Tersine, satıcının yetkili olmaması da elindeki her ürünü sahte yapmaz. Şikâyetin, ürünün kendisine mi yoksa satıcının tanıtımına mı yöneldiğinin açıklanması, başvurunun doğru değerlendirilmesini sağlar.

Yanıltıcı Ürün Sunumu ve Haksız Rekabet

Karttaki markalı ürün yerine başka içerikte veya başka kaynaktan gelen ürünün gönderilmesi, alıcıya sunulan bilgiyle teslim edilen mal arasındaki bağı bozar. Buybox haksız rekabet uyuşmazlıklarında temel sorun, yalnız diğer satıcının satış elde etmesi değil, bunu yanıltıcı bir sunumla sağlayıp sağlamadığıdır. Genel ölçüt kanunda şöyledir:

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.54/2: “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.”

TTK m.55’teki karıştırılmaya yol açan davranışlar da bu değerlendirmenin parçasıdır. Aynı ambalaj, ürün fotoğrafı veya açıklama altında farklı mal sunulması, müşterinin başka bir işletmenin ürününü aldığını düşünmesine neden olabilir. Buna karşılık ortak katalog bilgisinin aynı gerçek ürün için kullanılması, her olayda haksız rekabet oluşturmaz.

Saç açıcı ürünlerin davacının ürünü gibi gösterilerek farklı içerikle satıldığı bir dosyada, ambalaj benzerliği ve ürün içeriği birlikte değerlendirilmiştir. Yargıtayın onadığı ilk derece gerekçesinde şu tespit yer almıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/11507, K. 2014/18227, T. 24.11.2014: “[…] davalının sattığı ürünün davacının ürünü gibi göstermesine rağmen içeriğinin davacının ürün içeriğinden farklı olmasının da 57/1 – 1 bendine göre haksız rekabet olduğu […]”

Kararın olayı eski Ticaret Kanunu dönemindeki ambalaj ve içerik uyuşmazlığıdır. Buybox bakımından yararlanılabilecek tarafı, dış görünüşle yaratılan ürün kimliğinin içerikle birlikte incelenmesidir. Bunun için teslim edilen farklı ürünün belirli satıcıya ve şikâyet edilen karta bağlanması gerekir.

Marka taklidi varsa SMK m.29 ayrıca önem taşır. Kanunun doğrudan taklide ilişkin hükmü şöyledir:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.29/1-b: “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.”

Taklit markayı taşıyan malların ticareti ise m.29/1-c’deki bilme veya bilmesi gerekme koşuluyla ayrıca değerlendirilir. Böylece farklı varyant gönderimi, taklit işaret kullanımı ve yanıltıcı ticari sunum birbirine karıştırılmadan incelenebilir. Ürünün ucuz olması bu ayrımlardan hiçbirinin kanıtı değildir.

Marka Tescili Şikâyet İçin Tek Başına Yeterli Mi?

Marka tescili hak sahipliğini gösteren temel belgedir; ancak belirli satıcının belirli ürünüyle ihlal gerçekleştirdiğini kanıtlamaz. Başvuranın hak sahibiyle ilişkisi, tescilin ilgili ürünleri kapsaması ve şikâyetteki kullanımın niteliği birlikte değerlendirilir. Bir şirket yöneticisinin şahsi markası ile şirketin kendi hakları da aynı kabul edilemez.

Güneş kremi satışlarına ilişkin bir uyuşmazlıkta, davacı şirketin markalar üzerindeki yetkisi ve pazaryerinde satılan ürünlerin sahteliği tartışılmıştır. Markaların şirket yöneticisi adına olması ve şirketin hak sahipliğini destekleyen belgelerin yetersizliği, sahtelik iddiasıyla birlikte incelenmiştir. Yargıtayın onadığı ilk derece gerekçesi bu iki ispat alanını birlikte belirtir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6632, K. 2025/4268, T. 18.06.2025: “[…] davacının markalar üzerinde hak sahibi olduğunu ve ürünlerin sahte olduğunu yaklaşık olarak ispat edebilecek belge ve delillerini davalı tarafa sunması gerektiği […]”

Bu kararda yalnız marka kaydı değil, başvuran şirketin o hakka dayanabilmesi ve ürünlerin gerçekten sahte olup olmadığı önem taşımıştır. Davacının dağıtım politikası, bütün üçüncü kişi satışlarının taklit ürün satışı olduğu sonucuna yeterli görülmemiştir. Karar, her marka sahibinin ayrıca lisans belgesi sunması gerektiği şeklinde okunamaz; lisans veya temsil belgesi ihtiyacı başvuranın sıfatına bağlıdır.

Buybox şikâyetinde bu ayrım, yetki belgesiyle ürün incelemesinin farklı sorulara cevap verdiğini gösterir. Hak sahibi adına işlem yapan kişinin yetkisi açık olsa bile teslim edilen malın kaynağı ve niteliği tartışmalı kalabilir. İki alanın da somutlaştırılması, genel bir “yetkisiz satıcı” itirazından daha açıklayıcıdır.

Buybox Marka İhlali ile Katalog Hatası Nasıl Ayrılır?

Trendyol Buybox marka ihlali iddiası ile katalog veya barkod eşleştirme hatası aynı olgu değildir. Katalog hatasında gerçek ürün yanlış kart, varyant, hacim ya da model altında görünebilir. Marka ihlalinde ise kullanılan işaretin kaynağı hakkında karıştırılma, taklit ürün, yanıltıcı yetki beyanı veya markanın ticari bağlantı izlenimi yaratacak biçimde kullanılması tartışılır.

Ayrım, teslim edilen ürün üzerinden somutlaşır. Kart başlığı doğru markayı gösterdiği hâlde müşteriye başka ürün gönderilmişse, sipariş ve teslim zinciri yanıltıcı ürün sunumunu açıklayabilir. Aynı orijinal ürün yanlış renk ya da hacim kartına bağlanmışsa öncelikle katalog verisinin nasıl oluştuğu, satıcının bu eşleşmeye etkisi ve müşteriye verilen bilginin düzeltilip düzeltilmediği incelenir.

Barkod ortaklığı hukuki sonucu belirlemez. Üretici kodu, platform içi ürün numarası ve satıcının kendi stok kodu farklı işlevler görebilir. Aynı barkodun kullanılması ürünün sahte olduğunu kanıtlamaz; fatura sunulması da teslim edilen ürünün kartla ve markanın üretim kayıtlarıyla uyumunu göstermez.

Bu ayrım şikâyetin kapsamını etkiler. Ürün kartının düzeltilmesi, belirli satıcının kaldırılması, marka kullanımının durdurulması ve geçmiş zararın giderilmesi farklı hukuki sonuçlardır. Teknik katalog sorununun bütün satıcıların marka ihlali yaptığı biçiminde sunulması, meşru satışları etkileyebilir. Gerçek ihlalin yalnız “kart hatası” olarak görülmesi ise taklit veya yanıltıcı satışın devamına yol açabilir.

Platform yazışmaları bu ayrımı görünür kılar. İlk bildirimin hangi ürün, satıcı, barkod ve kullanıma yöneldiği; platformun hangi gerekçeyle işlem yaptığı ve itiraz üzerine kartta neyin değiştiği korunmalıdır. Sonraki dava veya tedbir değerlendirmesi, yalnız Buybox sırasının değişmesine değil, bu olay zincirine dayanır.

Aynı ayrım, satıcının savunması bakımından da geçerlidir. Katalog hatasını gösteren teknik kayıt ile ürünün meşru kaynağını gösteren tedarik belgesi farklı sorulara cevap verir; biri diğerinin yerine geçmez.

Buybox İhlalinde Delil Zinciri

Buybox ihlali delilleri, ürün kartındaki sunum ile belirli satıcının gerçekleştirdiği satış arasında izlenebilir bir bağlantı kurmalıdır. Ekran görüntüsü o anda görülen bilgiyi korur; fakat müşteriye hangi malın gönderildiğini her zaman göstermez. Ürün incelemesi ise malın hangi satıcıdan alındığını açıklamayabilir.

Güçlü bir delil setinde ürün URL’si, satıcı sayfası, tarih ve saat, barkod, seçilen varyant ve kart açıklaması birlikte yer alır. Sipariş numarası, fatura ve kargo kaydı teslim edilen ürünle eşleştirilebildiğinde delilin açıklama gücü artar. Özellikle sepete ekleme sırasında öne çıkan satıcı değişebildiğinden, yalnız ürün sayfasının ekran görüntüsü gerçek satışın tarafını kesin olarak göstermeyebilir.

Deneme alımı yapılan olaylarda ambalaj, seri veya lot bilgisi, ürünün fiziksel özellikleri ve teslim süreci birbirini tamamlar. Aynı isimli ürünün farklı hacim veya modelinin gönderilmesiyle markanın taklit edilmesi aynı teknik incelemeyi gerektirmeyebilir. Sahtelik iddiası, ürünün özelliklerine göre uzman incelemesine ihtiyaç duyabilir; müşteri yorumu veya fiyat farkı bu incelemenin yerine geçmez.

İnternet satış platformlarından temin edilen tonerlerin marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tartışıldığı dosya, çevrim içi ilan ile teslim edilen ürün arasındaki bağlantının neden kurulması gerektiğini gösterir. İlgili markanın hizmet kapsamı ile satıcının ürünü tüketiciye ulaştırdığına ilişkin tespit birlikte ele alınmıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6113, K. 2025/5482, T. 18.09.2025: “[…] bu internet sitelerinin, başka firmalara ürünlerinin satışı için yer sağlayan satış platformları olup […] davalı tarafça ürün satışı yapılmasının davacı markası ile iltibas yaratacağı, davalı fiilinin davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği […]”

Uyuşmazlığa eski 556 sayılı KHK hükümleri uygulanmış ve karar Buybox algoritmasını incelememiştir. Delil yönünden taşıdığı değer daha somuttur: İlanın pazaryerinde bulunmasıyla yetinilmemiş, ürünün davalı tarafından temin edilip tüketiciye ulaştırıldığı da tespit edilmiştir. Buybox dosyasında ekran kaydı, sipariş, fatura, kargo ve incelenen numunenin aynı satışı göstermesi gerekir.

Delil tespiti, kaybolma veya sonradan sunulmasının zorlaşması riski taşıyan delilin korunmasına hizmet eder. Mahkemeden tespit istenmesinin temel şartı şöyle düzenlenmiştir:

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.400/2: “Delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerekir.”

Kartın değişmesi, ilanın silinmesi veya incelenecek numuneye erişimin kaybolması bu ihtiyacın değerlendirilmesini gerektirebilir. Tespit işlemi satışları durdurmaz ve ihlali kesin hükümle belirlemez. Noter veya elektronik ortam kaydı da ürünün teknik sahteliği konusunda her durumda yeterli değildir. Bu araçların işlevleri marka ihlali delil tespiti kapsamında ayrıca açıklanmaktadır.

Trendyol Marka İhlali Bildirimi Nasıl Değerlendirilir?

Trendyol marka ihlali bildirimi, hak sahipliğini ve somut ihlali gösteren bilgi ve belgelerle değerlendirilen özel bir başvurudur. Olağan müşteri şikâyeti veya sıralama itirazıyla aynı hukuki işlem değildir. Kanuni dayanak, belgeye dayalı fikri ve sınai mülkiyet şikâyetine şu sonucu bağlar:

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun m.9/3: “Elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı, hak sahibinin, fikri ve sınai mülkiyet hakkı ihlaline dair bilgi ve belgeye dayanan şikâyeti üzerine, elektronik ticaret hizmet sağlayıcının şikâyete konu ürününü yayımdan kaldırarak durumu kendisine ve hak sahibine bildirir.”

Başvuruda ilgili hak belgesi, başvuranın kimlik ve iletişim bilgileri, temsil varsa buna ilişkin belgeler, ihlal gerekçesi ve deliller bulunmalıdır. Şikâyet edilen ürüne ulaşmayı sağlayan adres ile gerçeğe aykırı belge ve bilgi nedeniyle doğabilecek zararlara ilişkin sorumluluk beyanı da başvuru unsurları arasındadır. Yalnız mağazanın adının verilmesi, hangi ürün ve kullanımın incelenmesinin istendiğini açıklamayabilir.

Yönetmelik m.12, dâhili iletişim sistemi, noter veya kayıtlı elektronik posta yoluyla başvuru yapılmasını düzenler. Eksik unsurları bulunan başvuru işleme alınmaz ve eksiklikler bildirilir. Şartları taşıyan şikâyette kaldırma süresi ise aynı düzenlemede açıkça belirtilmiştir:

Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik m.12/3: “ETAHS, şikâyet başvurusunun kendisine ulaşmasından itibaren kırk sekiz saati geçmemek üzere gecikmeksizin şikâyete konu ürünü yayımdan kaldırarak durumu ETHS’ye ve hak sahibine bildirir.”

Burada ETAHS pazaryerini, ETHS ise satıcıyı ifade eder. Kırk sekiz saat başvurunun platforma ulaşmasıyla ilişkilidir; platformun serbestçe bekleyebileceği olağan bir inceleme süresi değildir. “Gecikmeksizin” yükümlülüğü korunur. Bununla birlikte, eksik veya konuyla bağlantısız bir şikâyetin yalnız gönderilmiş olması, her ürün için otomatik kaldırma sonucunu doğurmaz.

Kaldırma işlemi ürünün sahte olduğuna dair kesin mahkeme hükmü değildir. Satıcının itirazı ve tarafların genel hükümlere göre başvuru hakları devam eder. Başvurunun içeriğinin, ulaşma zamanının ve platform cevabının korunması, sonraki uyuşmazlıkta yalnız “bildirim yapıldı” demekten daha somut bir inceleme sağlar.

Ürün Kaldırma İtirazında Tedarik Zinciri

Trendyol ürün kaldırma itirazı, şikâyetin neden haksız olduğunu ve ürünün hukuka uygun biçimde sunulduğunu gösteren belgelerle incelenir. “Ürünlerim orijinaldir” açıklaması, tedarik zinciri belgelendirilemediğinde yeterli olmayabilir. Yönetmelik, orijinalliğe ilişkin belge grubunu şöyle düzenler:

Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik m.13/1-c: “Ürünün orijinal olduğunu ispatlamaya elverişli fatura veya fatura yerine geçen belgeler, kendisinden başlayarak geriye doğru fikri ve sınai mülkiyet hakkı sahibini veya hak sahibinin verdiği yetkiyle ürünü piyasaya sunmuş kişileri gösterir sözleşme, sair belge ve delilleri, […]”

Faturanın şikâyet edilen ürünle bağlantısı kurulmalıdır. Genel bir mal açıklaması, uyuşmazlıktaki model, miktar veya partiyle eşleşmiyorsa ek açıklama ihtiyacı doğabilir. Satıcının kendi düzenlediği satış faturasıyla, malı nereden temin ettiğini gösteren alış kayıtları aynı işlevi görmez. Başvuranın bilgileri, itiraz gerekçesi, yetkisi ve sorumluluk beyanı da itirazın bütünlüğü içinde değerlendirilir.

Satıcının haklılığı, m.13 kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmalıdır. Bu koşulun gerçekleşmesi hâlinde yeniden yayımlama süresi şöyledir:

Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik m.14/1: “ETHS’nin itirazında haklı olduğunun 13 üncü madde kapsamında sunulan bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılması halinde ETAHS, şikâyete konu ürünü itiraz başvurusunun kendisine ulaşmasından itibaren en geç yirmi dört saat içinde yeniden yayımlar ve durumu hak sahibi ile ETHS’ye gecikmeksizin bildirir.”

Yirmi dört saat, platformun değerlendirmeyi tamamladığı tarihten sonra başlayan ek bir süre değildir. Başlangıç, itiraz başvurusunun platforma ulaşmasıdır; açıkça haklılık şartı da korunur. Bu süre, satıcının itirazını mutlaka yirmi dört saat içinde yapması gerektiği şeklinde okunamaz.

Yönetmelik m.14/2 uyarınca yeni ihlal delili sunulmadıkça aynı ürün ve iddiaya ilişkin tekrar şikâyet işleme alınmaz. Yeniden yayımlama, gelecekteki bütün satışlara verilmiş genel bir hukuka uygunluk belgesi değildir. Yeni bir ürün, farklı bir fiil veya yeni delil ortaya çıkmasıyla aynı dosyanın belgesiz tekrar edilmesi farklı durumlardır. Tarafların yargı ve idari başvuru hakları saklıdır.

Trendyol Bildirime Rağmen İşlem Yapmazsa Sorumlu Olur Mu?

Platform, satıcının her davranışından doğrudan sorumlu tutulmaz. 6563 sayılı Kanun m.9’daki genel kural, istisnalar, hukuka aykırılığın öğrenilmesi ve belgeye dayalı şikâyete ilişkin yükümlülükler birlikte değerlendirilir. Özellikle tazminat talebinde bildirim, kusur, zarar ve bunlar arasındaki bağlantı ayrı ayrı önem taşır.

İnternet platformundaki marka ihlaline ilişkin bir uyuşmazlıkta Hukuk Genel Kurulu, platformun ihlale iştirakinin hangi koşullarla değerlendirilebileceğini tartışmıştır. Olaydaki talepler bakımından bilgilendirme ve kaldırmama davranışının önemini şöyle açıklamıştır:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/1138, K. 2014/16, T. 15.01.2014: “[…] somut uyuşmazlıkta ileri sürülen talepler bakımından da kusur şartının gerçekleşmesi ve dolayısıyla da davalının iştirak halinde sorumluluğuna gidilebilmesi için önceden haberdar edilmesi ve buna rağmen haklı veya yasal bir neden olmaksızın ihlal oluşturan içeriğin davalı tarafından web sitesinden çıkartılmaması gereklidir.”

Kararın devamında dava dilekçesinin de ihtar işlevi görebileceği değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, dava öncesinde ayrı ihtar bulunmadığında bütün hukuki taleplerin mutlaka reddedileceği şeklinde genellenemez. Ayrıca güncel pazaryeri şikâyet usulünden önceki olaya ilişkindir; bugünkü Yönetmelik süreleri kendi şartlarıyla uygulanır.

Başka bir dosyada ise platforma bildirilen içeriklerin kaldırılması ve platformun kusurunun kanıtlanamaması davanın reddinde etkili olmuştur. Yargıtayın onadığı istinaf gerekçesinde şu sonuca yer verilmiştir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/3952, K. 2025/3386, T. 14.05.2025: “[…] davalının bu yönde kusurunun varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinin yerinde görüldüğü […]”

Bu dosyada bildirilen kullanımlar ile platformun bunlara verdiği karşılık incelenmiştir. Başka bir tarihte benzer içerik görülmesi, önceki bildirimin hiç yerine getirilmediğini kanıtlamaz. İnceleme, bildirimin hangi ürüne ilişkin olduğu ve sonrasında o ürün hakkında ne yapıldığı üzerinden yürür.

Kararın 2025 tarihli olması, uyuşmazlıktaki eski işlemlere ilişkin “makul süre” değerlendirmesinin güncel kırk sekiz saatlik sınırı kaldırdığı anlamına gelmez. Buybox dosyasında olayın tarihi, bildirimin kapsamı ve talebin türü birlikte ele alınmalıdır. Platformdan tazminat istenmesiyle belirli içeriğin durdurulmasının talep edilmesi de aynı şartlara indirgenemez.

Buybox İhlalinde Dava, Tedbir ve Görev

Buybox uyuşmazlığında marka hakkına tecavüzün veya haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gündeme gelebilir. Koşulları varsa tazminat da istenebilir. Ürün kartı, satıcı, tedarik zinciri ve platform bildirimi arasındaki bağın kurulması, marka avukatı incelemesinin temel kısmıdır. Hukuka aykırı satışı sona erdirmeyi amaçlayan koruma ile geçmiş zararın giderilmesi farklı koşullara bağlıdır. SMK’nın ilgili talep hükmü şöyledir:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.149/1-ç: “Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.”

Bu imkân, her Buybox şikâyetinin tazminatla sonuçlanacağı anlamına gelmez. Hak sahipliği, ihlal, talep türüne göre kusur ve zarar koşulları değerlendirilir. TTK m.56 kapsamındaki haksız rekabet davaları da yanıltıcı ürün sunumu gibi olaylarda ayrıca önem taşıyabilir; aynı zarar iki kez karşılanmaz.

Rota ibareli emlak ilanlarına ilişkin bir davada Yargıtay, internet hizmet sağlayıcısına yöneltilen durdurma talepleri ile tazminatı ayrı değerlendirmiştir. Davanın reddini bozan karar, koruyucu talepler yönünden şu yaklaşımı açıklamıştır:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/618, K. 2019/8167, T. 16.12.2019: “Ancak marka hakkı sahibi, devam etmekte olan tecavüz ve haksız rekabet eylemleri yönünden, bu eylemlerin tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması davalarını herkese karşı yöneltebilecektir.”

Karar, devam eden ihlale karşı koruma ile kusura bağlı tazminatı farklı koşullara bağlamıştır. Kararın bütününde hak sahibinin üstün hakkını yaklaşık ispata yeterli delillerle ortaya koyması ve somut bildirimin değerlendirilmesi de aranır. Bu nedenle alıntı, herhangi bir platforma belgesiz ve sınırsız talep yöneltme dayanağı vermez.

İhtiyati tedbir, esas yargılama sürerken hukuki korumanın etkisiz kalmasını önlemeye yöneliktir. SMK, tedbir bakımından ihlal veya ciddi hazırlığın gösterilmesini şart koşar:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.159/1: “[…] dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla […]”

Belirli bir üründeki ihlal iddiası, diğer bütün ürünlerin satışını veya mağazanın tamamını durdurmayı haklı kılmaz. Tedbirin kapsamı ile devam eden risk ve sunulan deliller arasında ölçülü bir ilişki kurulmalıdır. Delil tespiti mevcut durumu korur; tedbir ihlali önlemeye veya durdurmaya yönelir. Dosya İstanbul’da görülecekse marka avukatının incelemesi, platforma sunulan belgelerin ihtisas mahkemesindeki yaklaşık ispat eşiğini karşılayıp karşılamadığına da uzanır.

SMK m.156 uyarınca marka hakkına dayalı hukuk davalarında fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevlidir; ihtisas mahkemesinin bulunmadığı yerlerde kanundaki görevlendirme düzeni uygulanır. Parasal ticari taleplerde TTK m.5/A kapsamındaki arabuluculuk dava şartı ayrıca değerlendirilir. Tespit, durdurma ve tazminatın birlikte istenmesi hâlinde usul değerlendirmesi talep yapısına göre yapılmalıdır. Platformdaki kırk sekiz ve yirmi dört saat, dava açma veya zamanaşımı süreleri değildir.

Buybox İhlalinde Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Buybox ihlali tazminatı, yalnız satış sırasının kaybedildiği veya cironun düştüğü ileri sürülerek belirlenemez. İhlalle ekonomik kayıp arasındaki bağlantının kurulması gerekir. Marka hakkı bakımından zarar kapsamı kanunda şöyle açıklanır:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.151/1: “Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar.”

Yoksun kalınan kazanç, gerçekleşmeyen her satışın bedelinin doğrudan zarar sayılması değildir. Ürün maliyeti, komisyon, iade ve ilgili giderler değerlendirilmeden toplam satış tutarıyla kaybedilen ekonomik yarar aynı kabul edilemez. SMK m.151’deki hesap yöntemleri ve TTK’ya dayalı talebin şartları, somut hukuki dayanağa göre ele alınır.

Buybox’a başka satıcı girdikten sonra görülen satış düşüşünün bir bölümü meşru fiyat rekabetinden, stok eksikliğinden veya kampanya değişikliğinden kaynaklanabilir. İhlal döneminin, ilgili ürünün ve karşılaştırılan satış verilerinin belirlenmesi, bu etkilerin birbirinden ayrılmasına yardımcı olur. İade artışı veya müşteri şikâyeti de hangi satıcının hangi tesliminden doğduğuyla birlikte anlam kazanır.

Karşı tarafın satış miktarı dışarıdan tam olarak görülemeyebilir. SMK m.150/3, ilgili kullanım belgelerinin mahkemeye sunulmasının istenebilmesine imkân tanır. Böylece zarar incelemesi yalnız ürün sayfasındaki tahmini satış görünümüne bırakılmaz. Marka ihlalinde tazminat bakımından hesap yöntemi, ulaşılabilen kayıtlarla ve talebin koşullarıyla birlikte değerlendirilir.

Buybox İhlali Suç Oluşturur Mu?

Buybox sıralamasında öne çıkmak veya yetkili satıcılık sözleşmesi olmadan orijinal ürün satmak suç değildir. Ceza incelemesi, SMK m.30 kapsamındaki marka hakkına iktibas veya iltibas yoluyla tecavüz fiillerine dayanır. Kanun ceza hükmü bakımından tescil şartını açıkça belirtir:

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.30/5: “Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.”

SMK m.30/1’deki fiiller için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülür; bu yaptırım her ürün kartı uyuşmazlığına uygulanmaz. Aynı maddenin altıncı fıkrası soruşturma ve kovuşturmayı şikâyete bağlar. Fiilin, failin ve ceza sorumluluğunun koşullarının ayrıca belirlenmesi gerekir.

Hukuk davasındaki “bilmesi gerekme” değerlendirmesi ceza mahkûmiyetini otomatik hâle getirmez. Fatura, tedarik ilişkisi, ürün incelemesi ve satıcının davranışları ceza yönünden de kendi bağlamında değerlendirilir. Platforma gönderilen kaldırma bildirimiyle ceza şikâyeti aynı başvuru değildir; platformun cevabını beklemek ceza ve dava sürelerini durdurmaz.

Otomatik Fiyatlandırmanın Rekabet Hukuku Boyutu

Otomatik fiyatlandırmanın satıcıların fiyat davranışına etkisi, belirli satıcının sahte ürün göndermesinden farklı bir rekabet hukuku meselesidir. Birincisinde mekanizmanın rekabet üzerindeki etkisi; ikincisinde ürün, marka ve somut ihlal fiili incelenir. Aynı Buybox ortamında ortaya çıkmaları, hukuki yolları aynı hâle getirmez.

Trendyol’un otomatik fiyatlandırma mekanizmasına ilişkin soruşturmada sunulan taahhütler, Rekabet Kurulu tarafından değerlendirilmiştir. Kararda taahhütlerin soruşturmadaki rekabet endişelerini giderme işlevi şöyle açıklanmıştır:

Rekabet Kurulu, K. 24-40/950-409, T. 03.10.2024: “[…] sunulan taahhütlerin, soruşturma dosyasında yer alan ve uygulamada karşılaşılabilecek rekabet sorunlarıyla orantılı, bu sorunları gidermeye elverişli, kısa sürede yerine getirilebilir ve etkili şekilde uygulanabilir olduğu, bu doğrultuda ilgili taahhütlerin kabul edilerek soruşturmanın sonlandırılabileceği kanaatine ulaşılmıştır.”

Taahhütler bağlayıcı hâle getirilmiş ve soruşturma Trendyol bakımından sona erdirilmiştir. Kurul burada belirli bir marka sahibinin Buybox şikâyetini karara bağlamamış, her otomatik fiyatlandırma kullanımını da hukuka aykırı saymamıştır. Bireysel zarar ve ürün ihlali iddiaları kendi delilleriyle incelenir.

Buybox’a İlk Giren Satıcının Münhasır Hakkı Var Mı?

Ürün kartını ilk oluşturmak, o kartta yalnız ilk satıcının satış yapabileceği anlamına gelmez. Varsa marka, tasarım veya başka bir hakkın kapsamı ile sonraki satıcının sunduğu ürün ayrıca incelenir. Orijinal ürünün meşru yeniden satışı, karttaki görselin altında farklı veya taklit ürün sunulmasından ayrılır.

Marka Tescili Bütün Diğer Satıcıların Çıkarılmasını Sağlar Mı?

Hayır. Tescil, marka üzerindeki hakkı gösteren temel belgedir; orijinal ürünün hukuka uygun yeniden satışını engellemez. Şikâyet edilen satıcının ürünü, marka kullanımı, tedarik zinciri ve ticari bağlantı beyanı ayrıca incelenir. Başvuru, yalnız tescil belgesine değil, belirli ürüne ve somut fiile dayanmalıdır.

Düşük Fiyat Sahte Ürün Kanıtı Mıdır?

Düşük fiyat, sahte ürün sonucuna ulaşmak için yeterli değildir. Belirgin fiyat farkı inceleme ihtiyacı doğurabilir; fakat ürünün orijinalliği tedarik belgeleri, ambalaj, seri veya lot bilgisi ve fiziksel özelliklerle değerlendirilir. Kampanya, toplu alım veya stok tasfiyesiyle taklit ürün satışı aynı olgu değildir.

Ekran Görüntüsü Buybox İhlalini İspatlar Mı?

Ekran görüntüsü, belirli bir anda ürün kartında yer alan açıklamayı, fiyatı ve görünen satıcıyı belgeleyebilir. Ancak müşteriye hangi ürünün gönderildiğini veya ürünün sahte olduğunu her zaman göstermez. Bu yüzden sipariş numarası, fatura, kargo kaydı, teslim edilen numune ve teknik inceleme arasındaki bağlantı korunmalıdır.

Trendyol Şikâyet Edilen Ürünü Kaç Saatte Kaldırır?

Yönetmelik şartlarını taşıyan fikri ve sınai mülkiyet şikâyetinde, başvurunun platforma ulaşmasından itibaren kırk sekiz saati geçmemek üzere gecikmeksizin kaldırma öngörülür. Bu süre, eksiksiz ve bilgi ile belgeye dayalı başvuru bakımından uygulanır. Eksik başvuru işleme alınmaz ve başvuran eksiklikler hakkında bilgilendirilir.

Satıcının İtirazındaki Yirmi Dört Saat Ne Zaman Başlar?

Yirmi dört saatlik süre, itiraz başvurusunun platforma ulaşmasıyla ilişkilidir. Sunulan belgelerden satıcının haklılığı açıkça anlaşılıyorsa ürün en geç yirmi dört saat içinde yeniden yayımlanır. Süre, platformun incelemeyi tamamlamasından sonra başlamaz; ayrıca bu düzenleme satıcının itirazını yirmi dört saat içinde yapması gerektiği anlamına gelmez.

Ürünün Kaldırılması Tazminat Hakkını Kesinleştirir Mi?

Hayır. Ürünün platform tarafından kaldırılması, uyuşmazlığı geçici olarak etkileyen bir platform işlemidir; mahkemenin ihlal ve zarar incelemesinin yerine geçmez. Tazminat talebinde hukuki dayanak, zarar, nedensellik ve talep türüne göre diğer sorumluluk koşulları ayrıca değerlendirilir. Kaldırma kararı kesin bir sahtelik tespiti de değildir.

Her Buybox Uyuşmazlığında Mağaza Kapatılır Mı?

Hayır. Belirli bir ürün veya marka kullanımı hakkındaki iddia, bütün mağazanın faaliyetinin durdurulmasını gerektirmez. Platform tedbiri ile mahkemeden istenebilecek geçici korumanın kapsamı aynı olmayabilir. Esas talep ve geçici koruma, ihlalin niteliği, devam eden risk ve sunulan somut delillerle ölçülü biçimde belirlenir.

Buybox uyuşmazlığında doğru hukuki yol; hak sahipliği, ürünün tedariki, yanıltıcı sunum, bildirimin kapsamı ve istenen koruma birlikte değerlendirilerek belirlenir. Profesyonel hukuki değerlendirme, meşru yeniden satışın engellenmesi ile gerçek bir ihlalin sürmesi risklerini ayırmaya yardımcı olur. Somut belge, süre, görev ve talep ilişkisi kurulmadan yalnız platform sıralamasından hareketle sağlıklı bir sonuca ulaşılamaz.

Av. Erkam Yılmaz

Avukat Abdullah Erkam Yılmaz, 10 yılı aşkın süredir iş hayatının içinde yer almakta, çeşitli girişimlere öncülük etmekte ve müvekkillerine iş dünyasının içinden gelen bir avukat olarak hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sağlamaktadır. İstanbul 1 No'lu Barosu'na (Sicil No: 77061) bağlı olarak avukatlık faaliyetlerini yürütmekte olan Yılmaz, başta KVKK, Bilişim Hukuku, Fikri Mülkiyet Hukuku, Ticaret Hukuku, Marka Hukuku, Patent Hukuku, Telif Hukuku, Alan Adları Hukuku, Yabancılar Hukuku, Ceza Hukuku, İdare Hukuku, Sözleşmeler Hukuku olmak üzere hukukun tüm alanlarında etkin uyuşmazlık çözümü gerçekleştirmekte, müvekkillerinin hak ve menfaatlerini etkin bir şekilde korumak adına önleyici hukuki danışmanlık yapmakta, dava takibi ve uyum yönetimi işlemlerini gerçekleştirmektedir. İçerikler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık, öneri veya teklif yerine geçmez. LinkedIn YouTube WhatsApp E-posta

Scan the code